DAVANIN KONUŞULAN GÜNDEMİ
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, önemli bir karara imza attı. Davacı vekili, anlaşmalı boşanmaya dayalı sözleşmeye uygun olarak müvekkilinin davalıya aylık 1.500 dolar yoksulluk nafakası ödenmesine karar verildiğini belirtti. Ancak davacının yıllar içinde ekonomik durumunun kötüye gittiğini vurguladı. Dava konusu edilen aylık 1.500 dolarlık nafakanın öncelikle kaldırılmasını, bu mümkün olmuyorsa aylık 850 lira olarak indirilmesine yönelik talepte bulundu. Davalı vekili, karşılığında çelişkili iddialarla açılmış davayı kabul etmedi. Evliliğin, davacının mevcut eşiyle müvekkilini aldatmasından kaynaklandığını savunarak davanın reddini istedi.
İLK DERECE MAHKEMESİNDEN ÇIKAN KARAR
İlk derece mahkemesi, dosya içerisindeki tüm bilgileri değerlendirerek davanın kısmen kabulüne ve davalı lehine aylık 1.000 dolar yoksulluk nafakası hükmetmeye karar verdi. Ek bir karar ile nafaka davalarında reddedilen kısımda vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek davalı vekilinin talebinin reddine karar verdi. İlk derece mahkemesinin kararına itiraz süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapıldı.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNDEN GELEN DÜZENLEME
Bölge Adliye Mahkemesi, kararında davanın tarihini inceledi. Davacının o dönem itibariyle emekli aylığı aldığı ve boşanmanın kesinleştiği tarihteki döviz kurunun 1,64 TL, dava tarihinde ise 7,38 TL olduğu bilgilerini vererek döviz üzerinden belirlenen yoksulluk nafakasının Türk lirasına çevrilmesi gerektiğini ifade etti. Bağlı olarak, İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararıyla müvekkil yararına aylık 2.500 TL yoksulluk nafakası ödenmesine hükmetti.
YARGITAY’DAN BOZMA KARARI
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını bozarak şunları belirtti: Mahkeme, tarafların sosyal ve ekonomik durumunu araştırarak davalının emekli olduğunu, 2.000 TL emekli maaşı aldığını ve kirayı bir yakınının ödediğini vurguladı. Davacının 3.500 TL civarında emekli maaşı olduğu ve kira ödediği, hem yeniden evlendiği hem de eşi ile çocuğu olduğu anlaşıldı. Davacının gelir düzeyinin yüksek olduğu gözlemlenirken, tarafların ekonomik durumunda önemli bir değişiklik olmadığı belirlenildi.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU’NUN SON KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi, Yargıtay’ın bozma ilamında tarafların durumlarında olağanüstü değişiklik olmadığını kabul etti. Ancak yoksulluk nafakasının başlangıç tarihinden bu yana davacının ekonomik durumunun olumsuz yönde, davalının sosyal durumunun ise olumlu yönde geliştiği gerekçesiyle direnme kararı verdi. Davalı vekili, bu karara itiraz ederek dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu gündemine taşıdı.
NİHAİ KARAR
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, temyiz incelemesi sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını onadı. Onama ilamında, davalı fiiller arasındaki dengenin sarsılmadığını savundu ve karşılıklı fiiller içeren sözleşmelerde, tarafların menfaat dengelerinin bulunduğunu belirtti. Ayrıca, “Süresiz ve şartsız döviz cinsinden taahhüt edilen yoksulluk nafakasının 18 yıllık süre sonunda tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına bakıldığında uyarlanması gerekir” açıklamasında bulundu. Nafakanın Türk Lirası cinsinden ödenmesine karar verildiği belirtildi.