Okullarda idari baskılar artık mobbing olarak kabul ediliyor ve yargı kararları bu uygulamaları suç sayıyor. Bu durum eğitim kalitesini düşürüyor ve öğretmenlerin mesleki heyecanını yok ediyor. Mobbing uygulamaları artık hukuki yaptırımla karşılaşıyor.
DERS PROGRAMIYLA ÖĞRETMENİ YILDIRMAK MOBBİNG SAYILIYOR
Ders programları kimi zaman cezalandırma aracına dönüşüyor. Süt izni veya sağlık durumu gözetilmeden ders saatleri kasıtlı dağıtılıyor. Kıdemli öğretmene branş dışı angarya işler sistematik olarak yükleniyor. Öğretmene sınıf verilmeyerek okulda işlevsiz hissettiriliyor.
DİSİPLİN SOPASIYLA ÖĞRETMEN BASKI ALTINDA TUTULUYOR
Ortada somut kusur yokken sürekli soruşturma tehdidi savruluyor. Topluluk önünde asılsız performans eleştirileriyle mesleki yeterlilik sorgulanıyor. Hak edilen ek ders ücretleri sisteme girilmemekle tehdit ediliyor. Mevzuata aykırı fazladan nöbet yazılıyor.
DİJİTAL ORTAMDA İZOLASYON HAK İHLALİ SAYILIYOR
Öğretmen kurumsal WhatsApp gruplarından keyfi olarak çıkarılıyor. Dilekçeler işleme konulmuyor ve randevu talepleri reddediliyor. İdareci diğer öğretmenlere baskı yaparak iletişimi engelliyor. Bu durum bilgi akışını keserek net hak ihlali oluşturuyor.
ÖZEL HAYATA MÜDAHALE MOBBİNG KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLİYOR
Sınıf ortasında veya veli toplantılarında öğretmen sözlü şiddete maruz bırakılıyor. Mesai dışı saatlerde işle ilgisi olmayan konularda sürekli aranıyor. Bu tür davranışlar kişilik haklarına açık müdahale olarak kabul ediliyor.
MOBBİNG MAĞDURU ÖĞRETMEN YARGIYA BAŞVURABİLİR
Yaşanan olaylar tarih ve saatle birlikte günlük olarak not edilmeli. Resmi yazışmalar ve WhatsApp mesajları delil olarak saklanmalı. Tanıklarla birlikte ilçe veya il milli eğitim müdürlüğüne başvurulmalı. Kamu Denetçiliği Kurumu veya CİMER de kullanılabilir. Alo 170 çağrı merkezinden destek alınmalı.