İSTANBUL’DA YARGILANAN BEBEK ACİL HİZMETLERİ DAVASI
İstanbul’da, bebek acil hastalarını daha önce anlaşılan özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine yönlendirerek ölümlerine sebep oldukları ve haksız kazanç elde ettikleri iddia edilen 16’sı tutuklu 57 sanığın yargılandığı davanın 33. duruşması gerçekleştirildi. Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nin adliyenin konferans salonunda yaptığı duruşmada, organize suç örgütü lideri olduğu öne sürülen doktor Fırat Sarı’nın da aralarında bulunduğu tutuklu 6 sanıkla bazı tutuksuz sanıklar, mağdurlar ve taraf avukatları hazır bulundu. Bazı sanıklar ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.
ÜÇ SANIKTA TAHLİYE KARARI
Duruşmada, mahkeme heyeti hemşireler Damla A., Tuğçe T. ve Mehmet Halis B.’nin adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Duruşma, 23 Aralık’a ertelendi.
DAVANIN GEÇMİŞİ
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 1399 sayfalık iddianamede, sanık doktor Fırat Sarı’nın liderliğindeki suç örgütünün sevk ve idaresini sanık doktor İlker Gönen ile 112 Acil Çağrı Merkezi ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir’in yürüttüğü belirtiliyor. İddianamede, suç örgütünün ana amacının, aldıkları yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin 112 sevk sistemini devre dışı bırakmak ve doluluğunu sağlamak olduğu kaydediliyor. Sanıklar tarafından hasta bebeklerin durumlarının olduğundan daha kötü gösterildiği, gereğinden fazla süre hastanede tutulduğu, bu nedenle SGK’dan yüksek ödeme alındığı yaşanan olaylarla ifade ediliyor. Bebek hastaların uygun sağlık hizmeti alacak hastanelere değil, şüphelilerin seçtiği ve örgütün çıkarına olan hastanelere yatırıldığı, elde edilen karın büyük kısmının sağlık çalışanı sanıklarla paylaşıldığı aktarılıyor. İddianamede, esas amacın bebeklerin sağlık durumunu iyileştirmek değil, maddi kazanç elde etmek olarak vurgulanıyor.
CEZA TALEPLERİ
İddianamede, sanıklar Fırat Sarı ve İlker Gönen için 10 bebek ölümü dolayısıyla “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” suçlarından 10 kez, ayrıca “resmi belgede sahtecilik” iddiasıyla 11 kez toplam 177 yıl 6 aydan 582 yıl 9 aya kadar hapis cezası isteniyor. Sanık Gıyasettin Mert Özdemir’in ise benzer suçlardan 180 yıldan 589 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması bekleniyor. 8’i kadın toplam 44 sanık için de benzer suçlardan hapis cezaları öngörülüyor. Soruşturma kapsamında İstanbul’da 9, Tekirdağ Çorlu’da ise 1 hastanenin ruhsatı iptal edilmiş, bu hastanelerde tedavi gören bebekler ambulanslarla kamusal hastanelere sevk edilmiştir. Ayrıca, “yenidoğan çetesi”ne dair soruşturmayı yürüten Büyükçekmece Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’in makamında ölümle tehdit edenler de tutuklanmıştı. Davanın sanıklarından İlker Gönen, Antalya’daki cezaevinde 1 Şubat’ta intihar etmişti.
ANA DOSYAYLA BİRLEŞTİRME
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “yenidoğan çetesi”ne yönelik hazırlanan 57 sayfalık iddianamede 13 kişi “şüpheli”, Sosyal Güvenlik Kurumu ise “suçtan zarar gören” olarak yer aldı. Firari hemşire Serenay Şenkalaycı’nın her iki dosyada da şüpheli olduğu belirtildi. İddianame, “yenidoğan çetesi”ne dair Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden ana dosyayla birleştirildi. Mahkeme başkanı, Cumhuriyet savcısını tehdit eden sanık Mustafa Kemal Zengin’in dosyasını ayırarak, davadaki sanık sayısını 57 olarak belirledi.