Yüksek Mahkeme’nin son dönemdeki seçimle ilgili kararları, kamuoyuna yargıçların bu sonbaharda hangi partinin Kongre’yi kontrol edeceği veya 2028’de ne olacağına dair kesin bir anlaşmazlıkla karşılaştıklarında nasıl hareket edecekleri konusunda pek bilgi vermiyor. Mahkemenin, Başkan Donald Trump’ın ABD Posta Servisi’ne oy pusulalarını teslim etmeyi reddetme yetkisi verme planını reddeden imzasız kararı belirsizdi. Haziran ayında, oy pusulaları ile ilgili yeni kurallar getirme girişimini de benzer şekilde reddeden bir karar ise yalnızca tek oy farkla alındı. Bazı yargıçlar, özellikle Samuel Alito ve Clarence Thomas, Trump yönetiminin mektup oylarıyla ilgili asılsız dolandırıcılık iddialarını yineledi. Yargıç Brett Kavanaugh, Pazartesi günü Posta Servisi’nin gelecekte oy pusulalarını kontrol etmesine izin verme konusunda bir açıklık sundu.
YARGIÇLARIN KONTROLÜ VE KAVANOZUN ÖNGÖRÜSÜ
Eski ABD İstinaf Avukatı Donald Verrilli, Salı günü mektup oy pusulaları etrafında devam eden hukuki çatışmalara dair öngörülerde bulundu. Verrilli, bu oy pusulalarının dolandırıcılığa yol açtığına dair hiçbir kanıt olmadığını, ancak bu iddiaların Alito’nun muhalefetiyle pekiştirildiğini belirtti. “Bu seçim döngüsü ilerledikçe ve 2028’e doğru, bu konular etrafında büyük bir karmaşa olacağını düşünüyorum” dedi.
SEÇİM HUKUKU ÜZERİNDEKİ ETKİLER
Altı muhafazakâr yargıçtan oluşan dokuz kişilik heyet, davaları yavaşça ele alarak, seçmenler için bir kaos endişesi taşıdıklarını öne sürdü. Trump’ın Ocak 2025’teki göreve dönüşünden bu yana yönetim politikalarına karşı açılan davalar arasında seçim uygulamalarını içeren davalar özellikle yüksek risk taşıyor. Bu davalar, seçim haklarını ve tüm vatandaşların seçilmiş yetkililerce temsil edilme yetisini belirliyor. Yılın başında, Yüksek Mahkeme 1965 Seçim Hakları Yasası’nda geri adım atarak eyalet yasama organlarına haritaları çizme konusunda daha fazla yetki verdi.
POZİTİF ADIMLAR VE YARGIÇLARIN SİNYALİ
Pazartesi gecesi alınan karar, Demokratik yönetimlerin ve oy hakları savunucularının Posta Servisi düzenlemelerinin uygulanmasını engelleme mücadelesinde belirgin bir kazanç sağladı ancak yargıçlardan güçlü bir sinyal gelmedi. Karar, “Hükümetin Bölge Mahkemesi’nin geçici tedbirine itirazda başarılı olma olasılığı düşük” ifadesiyle sınırlı kaldı. Yargıçlar, daha alt mahkemelerde ele alınan birçok konuya dair hiçbir şey söylemedi.
TRUMP'IN TEPKİSİ VE GELECEK SEÇİMLER
Trump, Yüksek Mahkeme’nin kararına tepki göstererek, kendi atadığı üç yargıcın planına karşı çoğunlukta yer almasını eleştirdi. İlk döneminde Trump, Neil Gorsuch, Kavanaugh ve Amy Coney Barrett’ı atamıştı. Adalet Bakanı Todd Blanche, mektup oyunu kısıtlamaya devam edeceklerini belirtti. Yüksek Mahkeme’nin Pazartesi günüki kararı, Trump’ın önerdiği kuralların uygulanmasının önüne geçerken, bazı eyaletlerin oy pusulalarını göndermeye başladığı ve yeterli zarfların bile bulunamayabileceği konusunda uyarılar yapıldı.
MEKTUP OY PUSULASI ÜZERİNE DEVAM EDEN DAVALAR
Haziran ayında, Yüksek Mahkeme, Trump destekli bir davayı reddederek, Mississippi’nin seçim günü itibarıyla beş günlük bir süre tanımasını onayladı. Bu karar, federal seçim günü yasalarının, oy pusulalarının geçerli bir şekilde sayılmasını engellemediğini vurguladı. Alito, bu süreçte “seçmen dolandırıcılığı” endişesini dile getirerek, durumun ciddiyetine dikkat çekti.