Arda Güler’in Mektubu
Arda Güler, kariyerine Real Madrid’de devam ederken, “Güzel ülkemin bütün çocukları, bu mektup size. Hayal kurmaktan asla vazgeçmeyin.” başlıklı bir mektubu The Players Tribune’de kaleme aldı. Arda, Fenerbahçe döneminde yaşadığı bir anıyı şöyle anlattı: “Bir gün frikik çalışması için iki takım dizdi, ama ben hiçbirinde yoktum. Tek başıma köşe vuruşu çalışıyordum. Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu, eve geldiğimde o kadar çok ağladım ki. Bir daha asla bu duyguyu hissetmeyeceğime dair kendime söz verdim.” 20 yaşındaki futbolcu, bu süreçte yaşadığı zorlukları ve hayallerini ise ilk kez dile getirdi.
ÖNEMLİ HAYAT DERSLERİ
Arda, mektubunda Ankara’daki bir apartman dairesinde yaşadıklarını, babasının iflasını ve daha sonra İstanbul’a ardından Real Madrid’e uzanan yolculuğunu paylaştı. “Güzel ülkemin bütün çocuklarına: Size hikâyemi anlatmanın zamanı geldi. Bütün hikayemi. Bir futbol ülkesi olarak geleceğimiz hakkında çok düşünüyorum. Yolculuğumun bazılarınıza ilham vereceğini ve Türkiye’deki kız ve erkek çocuklarına, her şeyin mümkün olabileceğini gösterebilmesini umuyorum.” ifadeleriyle gençlere seslendi.
OYNAMAK İÇİN HEVESİ
Genç yaşta bir PlayStation alma isteğini paylaşan Arda, “12 yaşındayken, bir Playstation almaya kafayı takmıştım. Bunu ne kadar çok istediğimi anlayamazsınız. Babama her gün yalvardım. Tek istediğim FIFA 17’ydi.” dedi. O dönemde daha çok sokakta futbol oynadığını anlatan Arda, arkadaşlarından birinin PS4 almasının ardından hayatının en güzel anlarından birini yaşadığını belirtti. “Arkadaşımın evinden ne zaman eve dönsem, babama PS4 için yalvarırdım. ‘Çok uslu olacağım! Derslerime çok iyi çalışacağım!'” şeklinde ekledi.
TAKIM RUHU
Arda, babasının sonunda ona bir PlayStation almayı başardığını anlatarak, “Bir gün okuldan eve döndüğümde, mutfak masasının üstünde bir paket vardı.” ifadesiyle o anı yeniden yaşadı. Kutuyu açtığında içinde birçok oyun olduğunu gördüğünü belirtirken, “Gerçek olamayacak kadar iyiydi.” düşüncesine yer verdi. Ancak FIFA oyununu oynadığı zaman bazı sorunlar yaşadığını, arkadaşlarının onun oyununu çakma olduğunu söylediğini düşünüyor.
Gerçek hayatta futbolun en önemli şey olduğuna değinen Arda, “Gerçek bir saha, gerçek bir kale ya da yeni bir PlayStation’a ihtiyacım yok. Ben taşlardan yapılmış kale direkleriyle bile mutluyum.” sözleriyle futbola olan tutkusunu vurguladı.