Temmuz ayına ilişkin tarım dışı istihdam raporu, beklentilerin oldukça altında kalarak hem istihdam piyasasındaki yavaşlamayı hem de enflasyonun yapışkanlığını aynı anda gözler önüne serdi. Rapordaki veriler, “sıradan ama fena olmayan” iş gücü piyasası beklentisini boşa çıkarırken, ekonomistler ve piyasa aktörleri yumuşak istihdam verileri ile yüksek enflasyonun bir arada yaşandığı bir tabloyu tartışmaya başladı. Bu durum, özellikle Eylül ayında toplanacak olan ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararı öncesinde kritik bir belirsizlik yaratıyor.
ZAYIF İSTİHDAM RAPORU FED'İ ZOR DURUMDA BIRAKTI
Rapordaki zayıf görünüm, Fed’in faiz politikasına dair hesapları alt üst etti. Bir süre önce faiz artırımına yakın bir patikada olduğu değerlendirmesi yapılan Fed için, yavaşlayan iş gücü piyasasında faiz artırımına gitmek durumu daha da kötüleştirebilir. Bu nedenle, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın enflasyon konusundaki sabırlı duruşu, raporun ardından çok daha güçlü bir argüman haline geldi. Özellikle Warsh’ın yeni meslektaşlarını ikna etme olasılığının arttığı belirtiliyor. Zira zayıf gelen veriler, Warsh ve ekibine aradıkları zaman kazandırabilir.
PİYASALAR VE EKONOMİSTLER RAPORU İKİYE BÖLÜNDÜ
Tek bir aylık verinin bir ekonomi teorisine dayanak oluşturmasının zor olduğuna dikkat çekilirken, ekonominin genel görünümünün hâlâ “kötü değil” seviyesinde olduğu ifade ediliyor. Geçen çeyrekte ekonominin yüzde 1,5 büyümesi, enflasyonun 2022’deki yüzde 9’un çok altında, yüzde 3,5 seviyesinde seyretmesi ve perakende satışların sekiz aydır üst üste artması, ekonominin temelinin sağlam olduğunu gösteriyor. Ancak istihdam verisindeki düzensizlik, raporun ne kadarının istatistiksel gürültü, ne kadarının ekonomik gerçeklik olduğu konusundaki tartışmayı alevlendirmiş durumda.
WAŞH'IN ENFLASYONLA MÜCADELE KARARLILIĞI
Kevin Warsh’ın enflasyonla mücadelede söylem ve eylem arasında bir denge kurmaya çalıştığı görülüyor. Warsh, yüzde 2 enflasyon hedefine ulaşana kadar durmayacaklarını net şekilde ifade ederken, piyasaların Fed’e ekonomik durumu değerlendirmesi için zaman tanıdığını ve bunun doğru bir hamle olabileceğini söyledi. Son haftalarda tahvil getirilerinin yüksek seyretmesi, Fed’in doğrudan bir faiz artırımına gitmeden piyasa üzerinde bir baskı oluşturmasına yol açıyor. Bu durum, zayıf iş gücü piyasasına istemeden zarar verme riskini de beraberinde getiriyor.
TAHVİL PİYASASININ OTOMATİK FRENİ
Bazı ekonomistler, tahvil piyasasının Fed’in çekinerek yaklaştığı fren görevini üstlendiğini ancak bu durumun arzu edilir olmadığını vurguluyor. Tahvil piyasasının Fed’in işini üstlenmesinin türbülansa yol açabileceği ve Fed’in kontrolü kaybettiği algısını güçlendirebileceği belirtiliyor. Temmuz ayı istihdam raporunun yumuşak gelmesi, getirileri aşağı çekerek bu otomatik frenin etkisini bir miktar azaltmış durumda.
MORTGAGE ORANLARI YÜKSELİYOR, KONUT ALICILARI ZORLANIYOR
Yüksek faizler, özellikle ilk kez ev alacaklar için ciddi bir sıkıntı yaratıyor. Yıl başında yüzde 6 seviyesinin altına gerileyen mortgage faizleri, son dönemde yükselen oranlarla birlikte yeniden yüzde 7 seviyesine yaklaştı. Yüksek konut fiyatları ve artan borçlanma maliyetlerinin bir araya gelmesi, konut sahibi olmak isteyen gençlerin hayallerini ertelemelerine neden oluyor. Fed’in iletişim politikasındaki belirsizliklerin piyasada sert dalgalanmalara yol açması durumunda, bunun reel ekonomiye yansıyacak sonuçları olabileceği ifade ediliyor.
FED'İN İLETİŞİM DİLİ VE PİYASA ALGISI
Warsh’ın selefleri Ben Bernanke, Janet Yellen ve Jerome Powell’ın piyasayla kurduğu iletişim dilinin daha öngörülebilir olduğu, Warsh’ın ise elini taşın altına koymaktan kaçınarak farklı bir strateji izlediği değerlendirmeleri yapılıyor. Fed’in tahminlerinin ve piyasa konsensüsünün çoğu zaman yanıldığına dikkat çeken Warsh’ın bu tutumu, piyasanın sürekli olarak merkez bankasının bir sonraki hamlesini tahmin etmeye çalışmasına neden oluyor. Bu durum, tahvil piyasasındaki hareketlerin yalnızca ekonomik gerçekliği değil, aynı zamanda yatırımcıların Fed’e dair beklentilerini de yansıttığı anlamına geliyor.
EYLÜL TOPLANTISI İÇİN 50-50 BEKLENTİ
Bir sonraki Fed toplantısı, faiz artırımı ihtimalinin masada olduğu canlı bir toplantı olarak değerlendiriliyor. Şu an itibarıyla piyasadaki fiyatlamalar, faiz artırımı olasılığını yüzde 50 olarak görüyor. Warsh’ın stratejisini Amerikan halkının çıkarına en uygun şekilde uyguladığına inanıldığı belirtilirken, yeni başkanın iletişim tarzı konusunda piyasa ile arasında bir öğrenme eğrisi olduğu kabul ediliyor. Warsh’ın görevdeki konumunun oldukça güvenli olması ve mirasını koruma isteği, alacağı kararlarda etkili unsurlar arasında sayılıyor.