DOĞANIN ZENGİNLİĞİNDEN FAYDALANIYORLAR
Bozulmamış doğası ve zengin florasıyla dikkat çeken Çatak ilçesinde arıcılık yapan “arı adam” lakaplı Abdulvahap Semo ve kardeşleri, “kaya ve ağaç balı”na ulaşmak için kullandıkları tekniklerle adeta dağcıları anımsatıyorlar. Dağlık alanlarda kilometrelerce yürüyerek kaya oyukları ve ağaç kovuklarını kontrol eden arıcı kardeşler, kovanlardan kaçan arıların yeni yuva yaptığı yerleri buluyor ve hasat zamanı gelene kadar bekliyor.
ZOR YOLCULUKLARLA EMEK HARCIYORLAR
Bu yıl, ilçe kırsalında kayalık bir bölgede arıların yuva yaptığı alanı tespit eden Semo, ip yardımıyla eriştiği yuvada duman kullanarak arıları uzaklaştırdıktan sonra petekleri çıkardı. Ayrıca, bir ağaç kovuğunda bulduğu yuvanın girişini testereyle keserek içindeki petekleri topladı. Elde ettiği balı kutulara yerleştiren Semo, hem yurt içinden hem de yurt dışından sipariş veren müşterileri için hazırlık yapıyor.
Abdulvahap Semo, AA muhabirine verdiği demeçte, önceden belirledikleri kaya ve ağaç ballarını elde etmek için zorlu bir yolculuğa çıktıklarını vurguladı. Güvenlik önlemlerini alarak yuvalara ulaştıklarını ve petekleri topladıklarını belirten Semo, “Kaya balının yerini kardeşlerimle birlikte önceden tespit etmiştik. Bazen yöre halkı bize yuvaların yerleri konusunda bilgi veriyor. Güvenlik önlemlerimizi aldıktan sonra bala ulaşıyoruz. Bu bal, nadir bulunduğu için çok özel. Kilogramını 10 bin liradan satıyoruz. Bu balın müşterisi hazır; çoğu zaman az çıktığı için talebe yetişemiyoruz. Ağaçtaki yuvayı ise arılar, bir kuş yuvasının girişinden girerek oluşturmuş. Ağaca zarar vermeden sadece giriş kısmını kesiyoruz. İçindeki balı aldıktan sonra arıları da bir kovana taşıyoruz. Sonrasında ağacın kovuğunu aynı şekilde kapatıyoruz.” şeklinde konuştu.
ÜÇÜNCÜ KUŞAK OLARAK MESLEĞİ SÜRDÜRÜYORLAR
Hadi Semo, ağabeyi ile birlikte bölgede arıcılık yaptıklarını ve ailede üçüncü kuşak olarak bu mesleği sürdüklerini ifade etti. Kovanlardan kaçan arıların yuvalarını bulmak için bazen uzun mesafeler yürüdüklerini vurgulayan Semo, “Bu tür ballar genellikle yüksek ve riskli bölgelerde oluyor. Biz de ona göre önlemlerimizi alarak balı çıkarmaya çalışıyoruz. Bu balda hiçbir katkı maddesi yok. Genelde ilaç niyetine tüketiliyor.” ifadelerini kullandı.