Büyük mutasavvıf şair Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin hayatına uzanan büyüleyici yolculuk, TRT’nin orijinal dizisinin ikinci sezonuyla devam ediyor. Yeni sezon özel gösterimi, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı’nın ev sahipliğinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. Çok sayıda seçkin konuğun katılımına sahne olan etkinlikte, semazenlerin büyüleyici performansları ve derviş kostümleri ve objelerinin sergilendiği bir sergi yer aldı.
TRT Genel Müdürü Sobacı, Mevlana’nın bölge kültür ve medeniyeti üzerindeki derin etkisine vurgu yaparak, böylesine önemli bir şahsiyetin hayatını doğru bir şekilde tasvir etmenin sorumluluğunun altını çizdi. Özgünlük ve kültürel duyarlılığa olan bağlılık bu iddialı projede öne çıkıyor.
Gecenin gösterisi, semazenlerin büyüleyici bir sema gösterisini içeriyordu ve kutlamaya manevi bir boyut kattı. Ayrıca derviş kostümleri ve objelerinin yer aldığı sergi, mistik geleneğin girift detaylarını gözler önüne sererek izleyenleri büyüledi.
“Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî”, Mevlana’nın manevi yolculuğunu derinlemesine incelemeyi vaat eden yeni bölümleriyle yarın geri dönmeye hazırlanıyor. Dizide Mevlânâ rolünde Bülent İnal, Şems-i Tebrizi rolünde Mehmet Ali Nuroğlu yer alıyor. Oyuncu kadrosunda Kaan Yıldırım, Ahu Türkpençe, Devrim Özkan, Mert Turak, Nilay Deniz, Ushan Çakır, Levent Can, Yusuf Çim, Burak Can ve İlker Aksum gibi yetenekli oyuncular yer alıyor.
Dizi ilerledikçe izleyiciler, Mevlana’nın derin öğretilerini ve manevi mirasını araştıran zengin bir anlatı bekleyebilirler. Oyuncu kadrosunun yıldız performansları, karakterlere hayat vermeyi ve büyüleyici bir sinema deneyimi yaratmayı vaat ediyor.
“Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî”nin her bölümü, Mevlana ile Şems-i Tebrizi arasındaki felsefi konuşmaları inceleyerek Mevlana’nın hayatından bir bölüm açar. Tarihsel doğruluğu sanatsal anlatımla karmaşık bir şekilde ören seri, izleyiciye görsel bir şölen sunuyor.
Bu serinin geri dönüşü sadece eğlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda Mevlana’nın zamansız bilgeliğini gün ışığına çıkararak kültürel duvar halısına da katkıda bulunuyor. TRT’nin özgünlüğe ve kültürel korumaya olan bağlılığı açıktır ve bu diziyi tarihi dramalar alanında göze çarpan bir yapım haline getirir.