TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, Millî Eğitim Bakanlığı ile bağlı ve ilgili kuruluşların 2026 yılı bütçe ve kesin hesabı görüşmeleri sona erdi. Yapılan değerlendirmelerin ardından Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, milletvekillerinin yönelttiği soruları yanıtladı. Bakan Tekin, “Bireysel talepler ve genel değerlendirmeler hakkında çokça not aldık. İçtenlikle teşekkür ediyorum. Başından beri her eleştiriye saygı duydum ama aynı saygıyı ben de bekliyorum. Bir arkadaşımız hariç; o da kullandığı kaba üsluptan dolayı rahatsız oldum. Biz burada büyük bir Millî Eğitim Bakanlığı olarak, buraya gelmeden önce ciddi hazırlıklar yaparak bilgileri aktarıyoruz. Verilerimizi, sendikalardan gelen ya da daha sınırlı imkanlarla elde edilen verilerle karşılaştırmanız mantıklı değil. İyi ve eksik taraflarımızı kitapçıklarımıza yazdık” ifadelerini kullandı.
BİZ DE LAİK VE CAĞDAŞ EĞİTİM İSTİYORUZ
Eğitim alanında 1994’ten bu yana yer aldığını ve birçok üniversitede öğretim üyeliği yaptığını belirten Bakan Tekin, “Millî Eğitim Bakanlığı’nda 5,5 yıllık sürede müsteşarlık yaptım. Lütfen Türkiye’daki eğitim öğretim sisteminin bilimsel, laik, demokratik ve çağdaş bir yapıda olmasına yönelik çaba sarf ettiğimizi kabul edin. Defalarca bunun açıklamasını yapmamıza rağmen, Cem Karaca’nın şarkısındaki gibi ‘sizler her şeyi bilen, bizler ise hiçbir şey bilmeyen insanlar’ pozisyonunda değerlendirilmek rahatsız edici. Biz de yıllardır bu alanda çalışan birisiyiz, bir kardeşinizim” dedi.
HIÇBIR STK’YA KAYNAK AKTARMAYIZ
Bakan Tekin, çeşitli dernek ve vakıflarla imzalanan protokoller hakkında şu açıklamayı yaptı: “Kadın Sağlıkçıları Eğitim ve Dayanışma Cemaati, Kadınla Demokrasi Tarikatı, Lösemili Çocuklar Cemaati ve diğer cemaatiyle protokol yaptık. Ben hukuk devleti çerçevesinde yaşıyoruz, sivil toplum örgütlerinin akredite olması yeterlidir. Protokol yaptığımız yapıları dini gruplar ile tanımlamak sizin ideolojik yorumunuzdur. Ben hukukun sınırları içinde tanımlamalarla ilerlerim. Eğer Vakıflar Genel Müdürlüğü bir vakfı kapatırsa, o protokolü iptal ederiz. Geçen yıl da söyledim; bir dernek ya da vakıf gösterin, eğer protokolümüzü iptal etmezsek bu konuda bir şey bilmiyorum. Biz, Millî Eğitim Bakanlığı olarak hiçbir sivil toplum kuruluşuna kaynak aktaracak bir protokol yapmayız.”
BELEDİYELER İLE PROTOKOL YAPIYORUZ
Konuşmasında muhalefet sıralarından tepkiler alan Tekin, “Belediyelerle protokol yapmıyor musunuz?” sorusuna, “Yapıyoruz ancak söz konusu belediyenin, şartlarımıza uymasını istiyoruz. Bir ilçe belediyesinin hangi okullara hizmet vereceğini belirtmesini istiyoruz. Geçen yıl Ankara Büyükşehir Belediyesi ile bir tartışma yaşadık. Temizlik yaptıkları okullar konusunda farklı değerlendirmeler ortaya çıktı. Protokolü buna göre yapmak zorundayız” yanıtını verdi.
KARMA EĞİTİM ESASTIR
Karma eğitim konusunu da ele alan Tekin, “Yine yanıltıldığınızı görüyorum. Ben dedim ki; ‘karma eğitim esastır.’ Ama ihtiyaç duyulursa kız ve erkek okulları açılabilir” dedi.
İSTANBUL’DA KİŞİSEL VERİLER SATILIYOR
Diploma sahteciliği konusuna da değinen Bakan Tekin, “Buna ilişkin her olayı soruşturuyoruz. Ancak, 15 milyon İstanbullunun kişisel verilerini siyasi çıkarlar uğruna satan bir kişi için neden kimse bir şey demiyor?” diyerek dikkat çekti.
MESEM’LERDEKİ ÖLÜMLERDEN RAHATSIZIZ
Öğrenci ölümlerine yönelik sorulara ise Bakan Tekin, “MESEM’lerde hayatını kaybeden çocuklar ile ilgili biz de en az sizler kadar rahatsızız. Gerekli tedbirleri alıyoruz. Uluslararası sözleşmelere uygun yasal düzenlemelerle hareket ediyoruz” açıklamasında bulundu.
DAHA YAPICI YAKLAŞIM BEKLİYORUM
Son olarak Tekin, “Bu tür kazaların olmaması için gerekli önlemleri alıyoruz. Rutin olarak her dönem kontroller yapıyoruz. Bu yıl 253 bin 940 işletme incelendi, bu işletmelerin 23 bin 252’si koşulları karşılamadığı için kapatıldı. Bunun yanında, daha yapıcı bir yaklaşım içinde olmanızı bekliyorum.” şeklinde konuştu.