UÇAK BİLETLERİ ARTIK DAHA UCUZ, ANCAK EK HİZMETLER FİYATI YÜKSELTIYOR
Uçak bileti fiyatları giderek daha ulaşılabilir hale geliyor. Ancak, kabin bagajı, öncelikli biniş veya koltuk seçimi gibi “ekstra” hizmetler devreye girdiğinde durum hızlı bir şekilde değişiyor. Havayolları için bu ek kalemler, artık iş modelinin merkezini oluşturuyor. Aralık ayında Londra Stansted’den Almanya’nın Bavyera eyaletindeki Memmingen’e düzenlenen Ryanair yolculuğu, bu duruma dair çarpıcı bir örnek sunuyor. Yolcular, gidiş-dönüş bileti için 50,85 sterlin ödedi, ancak yalnızca koltuk altına sığan küçük bir çantayı ücretsiz taşıyabiliyordu. Üç gece süren seyahatlerinde daha fazla eşyaya ihtiyaç duyan bir yolcu ise “öncelikli biniş ve iki kabin bagajı” paketi için 46 sterlin harcamıştı. Bu ek masraf, neredeyse bilet fiyatına denk geldi.
EK GELİRLER HAVAYOLU İŞ MODELİNİN KALBİNDE
Yolla bir on yıl öncesine kadar yolcular, koltuk seçimi için ek ücret ödüyor, bagaj genellikle fiyatın içinde yer alıyordu. Günümüzde ise “yan gelir” olarak adlandırılan bu kalemler, özellikle düşük maliyetli havayollarında toplam gelirin önemli bir kısmını oluşturmaya başladı. Birleşik Krallık’ta faaliyet gösteren Ryanair, easyJet ve Wizz Air gibi şirketlerde bu oran oldukça yüksek seviyelere ulaştı. Wizz Air’de yan gelirler, neredeyse toplam cironun yarısını oluşturuyor. Ryanair, Mart 2025’te sona eren mali yılda yan gelirlerini yüzde 10 artırarak 4,72 milyar euroya ulaşmış durumda ve bu, şirketin toplam gelirinin yaklaşık yüzde 34’üne karşılık geliyor. Yolcu sayısı bakımından en büyük havayolu olan easyJet ise Eylül 2025’te sona eren yılda yaklaşık 2,6 milyar sterlinlik yan gelir elde etti; bu da toplam gelirinin yaklaşık dörtte birine denk geliyor. Wizz Air’in ise oranı daha yüksek: Şirket, aynı dönemde 2,05 milyar sterlinlik yan gelir bildirdi ki bu da toplam gelirin neredeyse yarısı anlamına geliyor.
YENİ ÜCRETLER AMERİKA’DA DA ARTIYOR
Amerikan havayolu pazarında durum daha çarpıcı. Frontier, Spirit, Volaris, Breeze ve Allegiant gibi düşük maliyetli havayolları, gelirlerinin yarısından fazlasını ek hizmetlerden elde ettiklerini ifade ediyor. Uzun menzilli düşük maliyetli Norse ise 2024 itibarıyla yolcu başına ortalama 81 dolarlık ek gelirle dikkat çekiyor. 2015 yılında Wizz Air, 375 milyon sterlinlik yan gelir açıklamış ve bu, toplam gelirin yüzde 37,5’ine karşılık gelirken, Ryanair’in yan gelirleri 1,2 milyar sterlinle toplam gelirin yüzde 24’ünü oluşturuyordu. O dönemde easyJet bu rakamı ayrı olarak rapor etmiyordu, dolayısıyla oranlarının daha düşük olduğu tahmin ediliyordu. Havayolları, bu ek hizmetlerin bilet fiyatlarını düşük tutmaya yardımcı olduğunu savunuyor. Ryanair’de ortalama bilet fiyatı 2015’te 47 euroyken, 2025’te 46 euroya geriliyor. Aynı dönemde yolcu başına elde edilen yan gelir ise 15 eurodan 24 euroya çıkarak yüzde 60 oranında bir artış gösteriyor.
DÜŞÜK MALİYETLİ HAVA YOLLARINDA EK ÜCRETLER
Düşük maliyetli havayollarında ek ücret uygulaması, yaklaşık 20 yıl öncesine dayanıyor. Ryanair 2006 yılında kayıtlı bagaj için ücret talep etmeye başladı. Yolcular, durumdan etkilenmemek için yalnızca kabin bagajı ile uçmayı tercih etmeye başlayınca, ardından havalimanı check-in ücreti ve hızlı biniş gibi ek maliyetler devreye girdi. Asıl kırılma noktası ise 2018 yılında yaşandı; Ryanair, “büyük” kabin bagajı için ücret talep etmeye başladı ve ücretsiz taşıma hakkını yalnızca el çantası büyüklüğündeki küçük eşyalarla sınırladı. Şirket, bu adımını uçak içerisindeki gecikmeleri azaltmak amacıyla açıkladı. Günümüzde “öncelikli biniş ve iki kabin bagajı” paketi 12 eurodan başlayan fiyatlarla sunuluyor. Aynı dönemde Wizz Air de benzer bir uygulama yürürlüğe soktu. easyJet ise 2021 yılına kadar iki kabin bagajına izin vermeye devam etti, ardından yalnızca koltuk altındaki çantayı ücretsiz bırakma kararı aldı. Ancak çoğu zaman düşük bagaj ücretleri, kâğıt üzerinde kalmaktan öteye gidemiyor. Bir araştırmaya göre, üç büyük düşük maliyetli havayolunun duyurduğu en düşük kabin bagajı ücretleri ya hiç bulunamıyor ya da son derece nadir uygulanıyor. Hatta bazı uçuşlarda kabin bagajı, kayıtlı bagajdan daha maliyetli olabiliyor.
GELENEKSEL HAVAYOLLARI DA RAKİP OLMA YOLUNDA
Yan gelir çekiciliği yalnızca düşük maliyetli havayollarıyla sınırlı kalmıyor. British Airways, 2018 yılında “Basic” ekonomi tarifesini piyasaya sürdü. Bu tarifede yalnızca kabin bagajı ücretsizken, koltuk seçimi ve biniş önceliği ücretli hale getirildi. Virgin Atlantic’in “Economy Light” seçeneği de benzer bir uygulama sunuyor. Ek ücretler yalnızca bagajla sınırlı kalmıyor; koltuk seçimi ücretleri hatta business class için bile artış göstermeye başladı. Wizz Air’in “Wizz Class” uygulaması, ön sırada ek diz mesafesi ve bazı uçuşlarda orta koltuğun boş bırakılması gibi hizmetler sunarak dikkat çekiyor.
AVRUPA BİRLİĞİ DENGELERİ DEĞİŞTİREBİLİR
Geçtiğimiz yaz Avrupa Birliği, Avrupa’ya gidiş-geliş uçuşlarında yolcuların biri koltuk altına, diğeri ise baş üstü dolabına konulmak üzere iki ücretsiz bagaj taşıyabilmesini öngören bir öneri sundu. Bu düzenleme hayata geçerse, yalnızca küçük çantayla seyahat etme dönemi sona erebilir. Birleşik Krallık AB üyesi olmasa da, havayollarının kurallarını standartlaştırması bekleniyor. Ancak sektör bu duruma tepki göstermekte. Düşük maliyetli havayolları, düzenlemenin bilet fiyatlarını artıracağı yönünde endişe taşıyor. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği Genel Direktörü Willie Walsh, yolcuların daha yüksek maliyetlerle karşılaşmasını ve bagaj ölçümlerinde operasyonel karmaşanın yaşanabileceğini savunuyor. Airlines for Europe ise öneriyi, “istemediğiniz patlamış mısırı da ödemek zorunda kaldığınız sinema bileti” örneğiyle eleştiriyor. AB üyesi ülkelerle müzakerelerin bu yıl içerisinde tamamlanması bekleniyor. Ancak o zamana kadar yolcuların, kabin bagajı, koltuk seçimi ve öncelikli biniş için yüksek bedeller ödemeye devam edeceği görülüyor.
then "Add to Home Screen"