İran’da 28 Aralık 2025 tarihinde Tahran Büyük Çarşı’da patlak veren gösteriler, ülkenin riyalinin değer kaybı, yüksek enflasyon ve ekonomik kriz yüzünden hızla yayılım gösterdi. Başlangıçta yerel eylemler halinde başlayan protestolar, rejim karşıtı sloganların yükselmeye başlamasıyla ülke geneline yayıldı. Ocak ayında yaşanan yoğun şiddet olayları sırasında güvenlik kuvvetleri ağır silahlar ve canlı mermiler kullanırken, internetin kapatılması ve binlerce kişinin tutuklanması gibi ciddi önlemler devreye girdi. Ana protestolar genel olarak bastırılmış olsa da, ülkedeki karışıklık devam ediyor.
ABD’DEN VATANDAŞLARA ‘ÜLKEYİ TERK ETME’ UYARISI
ABD, İran’daki artan güvenlik riskleri nedeniyle orada bulunan vatandaşlarına ülkeden “hemen ayrılma” çağrısında bulundu. Tahran Sanal Büyükelçiliği aracılığıyla yapılan güvenlik uyarısında, ABD vatandaşlarının “Washington yönetiminin yardımına ihtiyaç duymadan İran’dan çıkış planı yapmaları” gerektiği vurgulandı.
İNTERNET ENGELİ SÜRECEK
Açıklamada, İran genelinde güvenlik önlemlerinin arttığı ve yolların kapatıldığı, toplu taşımanın aksadığı ve internet üzerindeki kısıtlamaların devam ettiği ifade edildi. İran yönetiminin, mobil, sabit hat ve ulusal internet ağlarına erişimi sınırlamaya devam ettiği belirtilirken, uluslararası hava yolu şirketlerinin de Iran’a ve buradan diğer bölgelere uçuşlarını sınırladığı veya iptal ettiği kaydedildi.
‘İRAN’I HEMEN TERK EDİN’
Yapılan açıklamada, ABD vatandaşlarına “İran’ı hemen terk edin. İran’dan ayrılmak için ABD hükümetinin yardımına bağlı olmayan bir plan yapın.” ifadesine yer verildi. Ayrıca, İran’dan ayrılamamaları durumunda, ABD’li vatandaşların bulundukları konut içinde ya da güvenli bir binada sığınak niteliğinde bir alan belirlemeleri gerektiği bildirilerek, yeterli miktarda gıda, su, ilaç ve temel ihtiyaç malzemesi bulundurmaları önerildi.
KARA YOLU İLE GİDEN ALTERNATİF YOLLAR ÖNERİLİYOR
ABD vatandaşlarına, alternatif iletişim planları oluşturmaları ve eğer güvenliğini sağlanabilirse İran’dan kara yoluyla Türkiye ya da Ermenistan’a gitmeleri tavsiye edildi.
DAHA ÖNCE DE ‘ÜLKEDEN AYRILIN’ ÇAĞRISI YAPILMIŞTI
Beyaz Saray Sözcüsü, ABD Başkanı’nın İran konusunda diplomasi ile hareket etmeyi tercih ettiğini fakat diplomasi dışında birçok alternatif seçeneğe de sahip olduklarını ifade etmişti. Daha önce de 13 Ocak’ta İran’daki gösteriler ve güvenlik tehditleri gerekçe gösterilerek vatandaşlara ‘derhal ülkeyi terk etme’ uyarısı yapılmıştı.
İRAN’DA GÖSTERİLER DEVAM ETTİ
28 Aralık 2025’te İran’da yerel para biriminin döviz karşısında hızla değer kaybetmesi ve artan ekonomik sıkıntılar neticesinde başkent Tahran Büyük Çarşı’da esnaf öncülüğünde başlayan gösteriler, kısa sürede ülke geneline yayıldı. Başkent Tahran’daki protestoların şiddetlendiği 8 Ocak’ta, hükümet internet erişimini engelleme kararı aldı.
3 BİN 117 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
İran’a bağlı Şehit ve Gaziler Vakfı, Adli Tıp Kurumu’nun verilerine dayanarak yaptığı 21 Ocak açıklamasında, protestolar sırasında güvenlik güçleri ve sivil vatandaşların toplamda 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti. Bu ölümlerin 2 bin 427’sinin ‘silahlı terör grupları’ tarafından gerçekleştirilen saldırılarda yer alan güvenlik güçleri ve kamu kişilerinden oluştuğu ifade edilirken, 690 kişi hakkında bilgi verilmediği aktarıldı. Gösteriler resmi olarak sona ermiş olsa da, bir veri merkezinden gelen güncellemelerle ölü ve gözaltı sayılarının hâlâ güncellendiği belirtildi.
ABD-İRAN GÖRÜŞMESİ BUGÜN YAPILACAK
ABD ile İran, Tahran’ın nükleer programı üzerine müzakere etmek üzere bugün Umman’ın başkenti Muskat’ta bir araya gelecek. Görüşmelerde ABD’yi Başkan Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, İran’ı ise Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi temsil edecek. İran basınında, Dışişleri Bakanı Arakçi’nin çok sayıda diplomatla birlikte gece saatlerinde Maskat’a ulaştığına ilişkin haberler yer aldı.
EŞİTLİK VURGUSU YAPILDI
Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İran diplomasiye açık gözlerle ve geçen yılın acı hatırasını unutmadan giriyor. İyi niyetle hareket ediyoruz ve haklarımızı kararlılıkla savunuyoruz. Taahhütlerin yerine getirilmesi gerekiyor. Eşitlik, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar söylem değil, zorunluluktur ve kalıcı bir anlaşmanın temel taşlarını oluşturur.” ifadelerine yer verdi.