Epstein ile ilgili belgelerin yeniden gündeme gelmesi, yatırımcıların temkinli davranmasına ve spekülasyonların artmasına neden oldu; bu durum ise piyasalarda oynaklığın yükselmesine yol açarak Microsoft hisselerinde sert bir düşüşe sebep oldu. Şirketin piyasa değerinden tek bir işlem seansında yüz milyarlarca dolar silinmesi, Epstein ile ilgili belgelerin kamuoyunun dikkatini yeniden çekmesi üzerine oluşan piyasa dalgalanmasına yatırımcıların verdiği tepkiyle gerçekleşti. Özellikle teknoloji hisseleri, küresel piyasalarda belirsizliğin artmasıyla birlikte düşüşe öncülük ederken, satış dalgası ABD hisse senetlerinde yoğun işlem hareketliliği içinde meydana geldi.
KAYIP 440 MİLYAR DOLAR SEVİYELERİNE ULAŞTI
Piyasa verilerine göre, Microsoft hissesi ciddi bir kayıpla seansın en düşük seviyelerine gerileyerek toplamda 440 milyar doların üzerinde bir kayıp yaşadı. Analistler, piyasa değeri dalgalanmalarının gerçek finansal kayıplardan çok hisse senedi fiyat hareketlerini yansıttığını belirtiyor. Olağanüstü bir işlem hacmi artışı gözlemlenirken, bu durum perakende yatırımcıların paniği değil, kurumsal yatırımcıların yeniden pozisyon belirlemesiyle alakalı olarak değerlendiriliyor. Daha geniş teknoloji endekslerinin de düşüş göstermesi, Microsoft’un büyük endekslerdeki ağırlığı nedeniyle etkisini artırdı. Piyasa stratejistlerine göre, büyük ölçekli teknoloji hisseleri, kurumsal portföylerdeki yoğunluğu ve büyüklüğü dolayısıyla belirsiz dönemlerde savunmasız kalabiliyor.
EPSTEİN BELGELERİ PİYASA HASSASİYETİNİ TETİKLİYOR
Satış dalgası, merhum finansçı Jeffrey Epstein ile ilgili belge sızıntıları etrafındaki çevrimiçi tartışmaların yeniden alevlenmesi sonrasında gerçekleşti; bu durum, geçmişte ismi geçen yüksek profilli kişi ve şirketlerin kamuoyunca yeniden ele alınmasına yol açtı. Belgelerin sızdırıldığı metinlerde bulunmasının veya bu belgelere atıfta bulunulmasının herhangi bir yanlışlık anlamına gelmediği ve Microsoft veya yöneticileriyle ilgili resmi bulguların veya suçlamaların olmadığı kaydediliyor. Ancak, finans piyasalarının çoğu zaman gerçeklerden ziyade algılara tepki verdiği, özellikle itibar riskinin yatırımcılar arasında tartışmaya açıldığı dönemlerde önemli bir faktör olduğu unutulmamalıdır.