Yerli seçimlerdeki olası sahtekarlıkları araştırmak amacıyla, İç Güvenlik Bakanlığı, Salı günü itibarıyla bazı eyaletlerde çabalarını artırmayı planlıyor. Bakan Markwayne Mullin, bu girişimle, Başkan Donald Trump’ın geniş çaplı seçim sahtekarlığı iddialarını araştırma çabalarına destek olmayı hedefliyor. Bakanlık, eyaletlerden seçmen listelerini paylaşmalarını talep etmişken, daha geniş seçim reformlarını kabul etmeyen eyaletlere hibe fonlarını kesmekle tehdit ediyor.
ARAŞTIRMA SÜRECİ
İç Güvenlik Bakanlığı, bu tür araştırmalar için Göçmenlik ve Gümrük Uygulamaları (ICE) bünyesindeki İç Güvenlik Araştırmaları (HSI) birimini kullanıyor. Bu birim genellikle insan ticareti, uyuşturucu kaçakçılığı ve çocuk istismarı gibi büyük suçlarla ilgileniyor. HSI, şüpheli seçmen geçmişlerini araştırmak üzere önemli sayıda ajanı görevlendirirken, yasadışı oy kullanmış veya kayıtlı seçmen olan göçmenleri tespit etme çalışmalarına hız vermiş durumda. Uzmanlar, son seçimlerde geniş çaplı bir seçmen sahtekarlığına dair herhangi bir kanıt bulunmadığını belirtiyor.
SEÇİM YASALARI VE UYGULAMALARI
Salı gününden itibaren HSI, “koordineli suçlu seçmen sahtekarlığı araştırma girişimi” başlatacak. Bu girişim, sahtekarlıkla ilgili delilleri takip etmek, saha görüşmeleri yapmak ve zamanında yargılama desteği sağlamak amacı taşıyor. Eylül ortasından Ekim ortasına kadar dokuz eyalette araştırma faaliyetleri gerçekleştirilmesi bekleniyor. Bu eyaletler arasında Washington, Wisconsin, Missouri, Georgia, Kaliforniya, Pennsylvania, Nevada, New York ve Connecticut yer alıyor.
POLİTİKA DEĞİŞİKLİKLERİ
Bakanlığın bu araştırma girişimi, ara seçimlerin yaklaşmasıyla dikkat çekiyor. Adalet Bakanlığı’nın uzun süredir uygulanan politikası, seçim dönemlerinde araştırma faaliyetlerinin olası etkilerini azaltmak amacıyla bu tür eylemleri teşvik etmiyor. Adalet Bakanlığı’na ait bir kılavuzda, “Başka türlü hareket etmek, meşru oy verme ve kampanya faaliyetlerini olumsuz etkileyebilir” ifadesi yer alıyor.
İLERİDEKİ ADIMLAR
İç Güvenlik Bakanlığı, araştırmalarına devam ederken, mevcut aktif soruşturmalar hakkında yorum yapmadığını belirtiyor. Ancak, bakanlık, seçim sistemlerinde bütünlüğü sağlama ve yalnızca Amerikan vatandaşlarının lider seçmelerini sağlama konusunda kararlılığını ifade ediyor. Trump döneminde, doğal olarak vatandaşlık kazanmış bireylerin oy kullanma veya kaydolma süreçlerini incelemek üzere ajanlar görevlendirildi.
GÜNDEME GELEN DAVALAR
Bu süreçte, yalnızca birkaç davanın açıldığı belirtiliyor. Ancak, bakanlık, iddia edilen sahtekarlıklarla ilgili gözaltıların yapıldığını duyuruyor. Geçen hafta, ABD’de yasal olarak yaşayan bir Honduraslı’nın sahte oy kaydı dolayısıyla tutuklandığı bildirildi. İç Güvenlik Bakanı Mullin ise, kayıtlı olmayan 250 bin göçmenin bulunduğunu iddia ettiği bir denetim gerçekleştirdiklerini açıkladı. Ancak, bakanlığın iddialarının gerçekte nasıl bir karşılık bulduğu henüz netlik kazanmadı.