Eda ve Metin Özülkü, müzikte 50 yılı geride bıraktı. Çift, unutulmayan şarkıların 30 oyuncu tarafından yeniden yorumlandığı albümü anlattı. “Yürü Ya Kulum” yorumuyla ilgili tartışmaya da noktayı koydu. Mutlu evliliklerinin sırrını ve yapay zekâ hakkındaki görüşlerini paylaştı. Birlikte üretmenin kendilerine kattığı güçten bahsetti. Sanat hayatlarındaki dönüm noktalarını samimi açıklamalarla değerlendirdi.
50 YILLIK MÜZİK YOLCULUĞU ALBÜMLE TAÇLANDI
Metin Özülkü, profesyonel müzik hayatına 7 yaşında başladı. Eda Özülkü’nün sanat hayatında ise 30 yıl geride kaldı. Çift, birlikte 50 şarkılık bir proje hazırladı. Metin Özülkü’nün yaklaşık 600 bestesi bulunuyor. Bu bestelerin 400 ila 450’sini eşiyle birlikte yazdı. Aralarında hit olmuş ama sahipleri pek bilinmeyen şarkılar da var. Eda Özülkü, 50 yılın böyle bir albümle taçlanmasının çok özel olduğunu söyledi. Geriye dönüp baktıklarında çok sayıda şarkı ve anı biriktirdiklerini belirtti. Bu yolculuğu hâlâ birlikte sürdürmenin en güzel taraf olduğunu ifade etti.
Çift, projeyle kendi şarkılarının daha çok bilinmesini hedefledi. Bu yaşlarda enerji ve motivasyon sağlamasını da amaçladı. Polat Yağcı’nın projeye büyük destek verdiğini aktardılar. Eski şarkıların başka sanatçılar tarafından yorumlanmasından büyük mutluluk duyduklarını dile getirdiler. 50. yılı kutlamanın bundan daha güzel bir yolu olmadığını söylediler.
GENÇLERİN DİLİNDEN DÜŞMEYEN ŞARKILARIN SIRRI
Metin Özülkü, eskiyle yeniyi birleştirebilmenin büyük mutluluk olduğunu söyledi. “Genetik miras” kavramının çok önemli olduğunu vurguladı. Kendilerinin de ebeveynlerinden dinledikleri şarkılarla büyüdüğünü hatırlattı. Bugünün gençlerinin geçmişin duygusal birikimini taşıdığını belirtti. 90’lar projelerinde gençlerin şarkılara verdiği tepkinin kendisini şaşırttığını ifade etti. Eda Özülkü, bir şarkının yıllar sonra çocuklar tarafından da sevilmesinin çok özel olduğunu söyledi. Bu durumun maddi değil, duygusal bir karşılığının bulunduğunu aktardı.
Metin Özülkü, bugün her şeyin çok hızlı tüketildiğini söyledi. O dönemde şarkıların daha uzun ömürlü olduğunu belirtti. Ajda Pekkan, Sezen Aksu ve Erol Evgin’in kalıcı işler yaptığını hatırlattı. Bugünkü hızın 90’lara özlemi artırdığını ifade etti. Eda Özülkü, 90’larda şarkıların sadece tüketim için yapılmadığını söyledi. Bir şarkının anıya dönüşmesi için gereken zamanın olduğunu belirtti. Bu yüzden bugün bile şarkıların duygu hissettirdiğini aktardı.
BENZER ETKİYİ YARATMAK ARTIK MÜMKÜN DEĞİL
Metin Özülkü, bugün yeniden müziğe başlasa aynı etkiyi yaratamayacağını söyledi. İnsanı yaşadığı dönem ve toplumun şekillendirdiğini belirtti. Artık şarkı yazmakta zorlandığını itiraf etti. Eskiden hayatın ve insan hikâyelerinin kendisini motive ettiğini söyledi. Şimdi ise aynı motivasyonu bulmanın kolay olmadığını ifade etti. Yüzlerce şarkının çok hızlı tüketildiğini gözlemledi. 50 yıl mücadele ettiğini ve artık kendini kanıtlamak istemediğini belirtti. Yaptıklarının tadını çıkarmak istediğini vurguladı.
Eda Özülkü, o dönemi hayatın içinde yaşayarak müzik yaptıklarını söyledi. Geçmişteki şarkıların hâlâ dinlenmesinin büyük motivasyon olduğunu belirtti. Gençlerin bu şarkıları sahiplenmesinin kendilerini mutlu ettiğini ifade etti. Metin Özülkü, o dönemin kendilerine yazdırdığını söyledi. Yaşanan şartların ve duyguların şarkıya dönüştüğünü anlattı. Yıllarca emek verdiklerini ve ruhlarını ortaya koyduklarını belirtti. Şimdi o emeğin tadını çıkarma zamanı olduğunu ifade etti.
MÜZİKTE HIZIN BEDELİ DUYGU KAYBI OLDU
Metin Özülkü, taş plaklardan dijitale kadar her dönemi yaşadığını söyledi. Bugünün müzisyenlerinin teknoloji açısından daha şanslı olduğunu belirtti. Kendi dönemlerinde müziği sindirecek zamanın bulunduğunu ifade etti. 90’lara özleminin nedeninin bu olduğunu aktardı. Eda Özülkü, bugünün gençlerinin çok daha fazla imkânı olduğunu söyledi. Hızın da bir bedelinin bulunduğunu vurguladı. Eskiden bir şarkının hayatlarına girmesinin zaman aldığını belirtti. Şimdi şarkılar dinlenmeden yenisiyle değiştiriliyor.
Çift, yapay zekânın müzik üretimindeki yerini de değerlendirdi. Metin Özülkü, yapay zekâyı ilk dinlediğinde çok beğendiğini söyledi. Zamanla yapay zekâyı ayırt etmeye başladığını belirtti. Ne kadar kusursuz olursa olsun duygu geçirmediğini ifade etti. Müzisyenin çalarken hissettiği ızdırabı yapay zekâdan alamadığını söyledi. Teknik mükemmelliğin müzikte tek başına yeterli olmadığını vurguladı. Müziğin biraz da ruh meselesi olduğunu belirtti.
YAPAY ZEKA DUYGUYU AKTARAMAZ
Metin Özülkü, yapay zekânın kendi bestesi kadar iyi beste yapabileceğini söyledi. Önemli olanın duyguyu karşıya geçirebilmek olduğunu belirtti. Bir bestesini dinleyen kişinin besteciyi merak ettiğini ifade etti. Aynı elektriği vermenin kolay olmadığını söyledi. Yapay zekânın bu duyguyu gerçekten yaşamadığını hatırlattı. Aynı evde yaşayıp aynı işi yapmanın büyük avantaj olduğunu vurguladı. Müziğin aşklarını taze tutan bir unsur olduğunu ifade etti.
Eda Özülkü, aralarında hiçbir zaman rekabet olmadığını söyledi. Birbirlerinin eksiklerini tamamladıklarını belirtti. Birlikte üretmenin ilişkilerine çok iyi geldiğini ifade etti. Çift, birbirlerini ilk kez tanısalar yine âşık olacaklarını söyledi. Metin Özülkü, bu kararın hayatının en doğru kararı olduğunu belirtti. Eda Özülkü, onları bir arada tutanın sadece aşk olmadığını söyledi. Yıllar içinde oluşan arkadaşlık ve dostluğun da önemli olduğunu vurguladı.
EVLİLİKTE KAZANAN HER ZAMAN ÇİFT OLUYOR
Metin Özülkü, tartışmalarda kazananın her zaman kendileri olduğunu söyledi. Küslüklerin üç ila dört saatten fazla sürmediğini belirtti. Genellikle kendisinin gidip eşinin gönlünü aldığını ifade etti. Eda Özülkü, birbirlerini kaybetmektense haklı çıkmamayı tercih ettiklerini söyledi. Evliliklerinin sırrının sabır olduğunu belirtti. Sabır sayesinde sevgi ve saygının korunabildiğini vurguladı. Ünü ve parayı hayatlarında gerekli dozda tuttuklarını ifade etti.
Eda Özülkü, birbirini gerçekten tanımanın önemli olduğunu söyledi. Zor zamanlarda yan yana kalabilmenin gerektiğini belirtti. Hayatlarını sadece şöhret üzerine kurmadıklarını vurguladı. Çift, “Yürü Ya Kulum” yorumuyla ilgili tartışmayı da sonlandırdı. Metin Özülkü, iki yorumu karşılaştırmanın doğru olmadığını söyledi. Hülya Avşar’ın şarkıyı çok farklı bir yere taşıdığını belirtti. Klibin ve ününün şarkının tanınmasına katkı sağladığını ifade etti. Salih Bademci’nin ise kendi sıra dışılığını kattığını söyledi. İkisinin de yeri ayrı olduğunu vurguladı.
Eda Özülkü, her iki yorumun da kendi dönemine ait olduğunu söyledi. Önemli olanın şarkının yıllar sonra hâlâ söylenmesi olduğunu belirtti. Farklı yorumlarla şarkının yeniden hayat bulmasının değerli olduğunu ifade etti.