Washington’da Federal Rezerv, karmaşık bir ekonomik süreçten geçiyor ancak bir gerçek netleşti: Faiz oranları yükseliyor ve bu durumun çarşamba günü başlaması bekleniyor. Bu durum, faiz oranlarını düşürmesi için Başkan Donald Trump tarafından seçilen Fed Başkanı Kevin Warsh için zor bir durum oluşturuyor. Eğer Fed, Wall Street’in beklediği gibi ana faiz oranını artırırsa, bu, başkanla ters düşmesi anlamına gelecek; zira Trump, enflasyonun Fed’in yüzde 2 hedefinin üzerinde seyretmesine rağmen, düşük borçlanma maliyetleri talep etmeye devam ediyor.
FAİZ ARTIRIMI BEKLENTİLERİ
Fed yetkilileri, ABD ekonomisini yavaşlatmak ve enflasyonu kontrol altına almak için bir dizi faiz artırımı yapmayı planlıyor. Orta Doğu’daki devam eden savaş, enerji fiyatlarını yükseltti ve enflasyonun kalıcı hale gelme tehdidini artırdı. Beklentilere göre, Fed’in alacağı bu karar, Temmuz 2023’ten bu yana ilk faiz artışı olacak. Wall Street, yıl sonuna kadar iki kez faiz artışı yapılmasını bekliyor; bu ay ve Aralık’ta bir kez daha.
TÜKETİCİLERİN DİRENÇ GÜCÜ
Faiz artışları, zaten zayıf sinyaller gösteren bir ekonomiyi daha da zayıflatabilir. Moody’s’in başekonomisti Mark Zandi, sosyal medya üzerinden, Fed’in yanlış bir politika uygulama ihtimalinin rahatsız edici şekilde yüksek olduğunu belirtti. Eğer Fed, enflasyonu daha hızlı düşürmek için sıkılaştırma yaparsa, bu durum, işten çıkarmalar ve artan işsizlikle sonuçlanabilir ve kendini besleyen olumsuz bir döngüyü tetikleyebilir.
FAİZ ARTIRIMININ ETKİLERİ
Ne kadar faiz artışı olacağı henüz net değil; ancak tarih, Fed’in enflasyonu kontrol altına almak gerektiğinde genellikle tek bir artışla yetinmediğini gösteriyor. Bazı yatırımcılar ve ekonomistler, piyasaların beklediği birkaç faiz artışının, yapay zeka kaynaklı enflasyonu kontrol altına almak için yeterli olmayabileceğinden endişe ediyor. Franklin Templeton Enstitüsü’nden Chris Galipeau, “Fed, resesyon yaratıyor ve bunu politika faizini çok yüksek tutarak ya da orada çok uzun süre kalarak yapıyor” dedi.
YENİ İLETİŞİM DÖNEMİ
Yatırımcılar, Warsh’ın agresif bir faiz artırma döngüsüne işaret eden herhangi bir sinyali bekliyor. Ancak Fed’in iletişimdeki yeni dönemi göz önüne alındığında, böyle bir ipucunun neye benzeyeceği belirsiz. Geçtiğimiz ay yaptığı önemli bir konuşmada Warsh, enflasyonla mücadelede daha fazla “iş” olduğunu ifade etti.
İŞGÜCÜ PİYASASINDAKİ DURUM
Şu anda, daha yüksek tahvil getirileri ve son üç yılın ilk Fed faiz artışı, ABD işgücü piyasasını zorlayacak kadar büyük bir etki yaratmayabilir. İş büyümesi, Ağustos ayında keskin bir şekilde arttı ve işsizlik oranı, yüzde 4.1 ile nispeten düşük seviyede sabit kaldı. Ancak tüketici harcamaları, son aylarda düşüş gösterdi ve daha yüksek enerji maliyetleri insanların gelirlerinden pay alıyor. New York Fed’e göre, Amerikalıların ipotek ve otomobil kredisi ödemelerinde geri kalma oranı, son on yılın en yüksek seviyelerinde seyrediyor.
GELECEK RİSKLERİ
Bir veya iki faiz artışının işgücü piyasasında büyük bir çöküşe yol açması muhtemel görünmüyor; ancak yapay zeka yatırım patlaması gibi birçok başka risk, daha derin etkiler yaratabilir. Allianz Trade’den Bjoern Griesbach, “Yatırım patlaması herhangi bir nedenle yavaşlarsa, bu çok daha derin etkiler yaratabilir” dedi.