İstanbul’da topraksız tarım, modern sera yatırımları, kontrollü üretim teknikleri ve hidroponik sistemler 2010’lu yıllardan itibaren yaygınlaşmaya başlamıştır. Tam kontrollü kapalı alan yetiştiriciliği 2020 yılından sonra hız kazandı. İşletme sayısı 29’a yükseldi ve üretim çeşitli ilçelerde yapılıyor.
GELENEKSEL ÜRETİME GÖRE ÇOK DAHA YÜKSEK VERİMLİLİK SAĞLIYOR
İklim değişikliği, kuraklık, kentleşme ve teknolojik gelişmeler topraksız tarımın yaygınlaşmasında etkili oluyor. Sıcaklık artışları ve düzensiz yağışlar tarımsal üretimi riskli hale getiriyor. Üreticiler kontrollü sistemlere yöneliyor. Kuraklık su kaynaklarının korunmasını zorunlu kılıyor. Topraksız sistemler suyu geri dönüşümlü kullanıyor. Geleneksel üretime göre yüksek verimlilik sağlıyor. Kentleşme nedeniyle tarım arazileri azalıyor. Maliyetleri düşen sistemler daha küçük alanlarda üretime izin veriyor. Üretim tüketim merkezlerine yakın yapılıyor. Lojistik maliyetler düşüyor ve ürün kayıpları azalıyor. Tüketiciye daha taze ürün ulaşıyor.
TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI ÖNEMLİ DESTEK MEKANİZMALARI SUNUYOR
Bakanlık topraksız tarım ve kontrollü ortam üretim sistemlerini destekliyor. KKYDP, IPARD ve düşük faizli krediler önemli destekler arasında. Modern sera yatırımları ve otomasyon uygulamaları destekleniyor. Üreticilerin kayıt sistemlerine dahil olması gerekiyor. Genç girişimciler ve kadın üreticiler öncelikli gruplar arasında. Onlara ilave puan avantajları sağlanabiliyor. İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama ve Araştırma Merkezi 2022’de hizmete açıldı. Merkez toprak altında 700 metrekarelik alanda faaliyet gösteriyor. 320 metrekarelik kısımda dört katlı hidroponik üretim yapılıyor. Sıcaklık, nem, ışık ve besin değerleri otomasyonla kontrol ediliyor. Yılın 365 günü üretim yapılabiliyor.
TOPRAKSIZ ÜRETİM SİSTEMLERİNDE YILDA 6 İLA 12 HASAT YAPILABİLMESİ MÜMKÜN OLUYOR
Merkezde yüzde 95 ila 99 oranında su tasarrufu sağlanıyor. Birim alandan çok daha yüksek verim elde ediliyor. Bitkiye su, besin ve oksijen kontrollü veriliyor. Büyüme daha hızlı ve dengeli gerçekleşiyor. Ürün kayıpları düşüyor ve kalite standardı yükseliyor. Geleneksel üretimde yılda bir iki hasat alınırken topraksız sistemde 6 ila 12 hasat mümkün. Yıl boyu kesintisiz üretim pazara düzenli ürün sunulmasını sağlıyor. Toprak kaynaklı hastalıklar kontrol altına alınabiliyor. Daha sağlıklı ve kaliteli ürün elde ediliyor. Sıcaklık, nem, ışık ve besin dengesi sürekli takip ediliyor. Her hasatta benzer kaliteye sahip ürün elde edilebiliyor. Yılın 12 ayı üretim yapılabiliyor ve mevsimsel dalgalanmalar azalıyor. Gübre kullanımı kontrollü yapıldığı için tasarruf sağlanıyor.
İSTANBUL'DA GELECEKTE BU TEKNOLOJİLERİN DAHA FAZLA YER ALACAĞI ÖNGÖRÜLÜYOR
İstanbul gibi yoğun nüfuslu şehirlerde dikey tarım önemli fırsat sunuyor. Depo ve atıl yapılar tarımsal üretime kazandırılabiliyor. Sınırlı alanlarda yüksek verim elde edilebiliyor. Nakliye maliyetleri ve ürün kayıpları düşüyor. Karbon salımı azaltılabiliyor. Kentin gıda arz güvenliği güçleniyor. Dikey tarım geleneksel tarımın yerine geçmiyor. Özellikle yapraklı sebzelerde üretimi tamamlıyor. Gelecekte bu teknolojilerin daha fazla yer alacağı öngörülüyor.