Las Vegas’ın durmak bilmeyen temposu ve trafik keşmekeşi arasında geçen on yılı aşkın sürenin ardından Debra Coltune, hayatını tamamen değiştiren bir karar aldı. Video sunucusu ve yemek eleştirmeni olarak çalışan Coltune, iş ve aile hayatı arasında denge kurmaya çalışırken sürekli bir koşturmacanın içindeydi. İki yıl önce Vegas’ın gürültüsü ve neon ışıklarından bıkan Coltune, Sardinya’nın güneybatı kıyısı açıklarındaki küçük bir adada bulunan sakin Carloforte köyüne taşınmaya karar verdi.
VEGAS’IN IŞIKLARINDAN SARDİNYA’NIN HUZURUNA
Coltune, “Las Vegas tamamen yanıp sönen ışıklar, sürekli enerji ve hızlı tempoydu. Sardinya ise sakin, ada kendi doğal temposunda ilerliyor, doğal güzellikler ve günlük hayatın her anına dokunan bir dinginlik var” diye anlatıyor. Değişim 2023 yılında, Coltune’un iş gereği Sardinya’nın güneybatı ucundaki San Pietro Adası’na gitmesiyle başladı. 6 binden az kişinin yaşadığı adada, Carloforte’de düzenlenen bir ton balığı festivalinde jürilik yapmak üzere yola çıkan Coltune, kısa sürede buranın büyüleyici manzarasına ve berrak sularına aşık oldu.
BİR TUNA FESTİVALİ HAYATI DEĞİŞTİRDİ
Ada hayatını Vegas’taki günlük rutin ve kaygılardan ferahlatıcı bir kaçış olarak gören Coltune, 2024 yılında çocukları Aiden ve Kaiya ile ailenin iki kanişini de yanına alarak taşınma kararı aldı. Ancak geçiş kolay olmadı. İtalyan oturma izninin bürokratik karmaşıklığı ve yerel emlak piyasasıyla uğraşmak zorunda kaldı. Vegas’ın aksine temkinli davranan Coltune, önce mülk satın almak yerine kiralamayı tercih etti. Ailesine Carloforte’yi tam anlamıyla deneyimleme şansı vermek istediğini belirten Coltune, “Büyük şehir, büyük ışıklar hayatından sonra ada ile çocuklarımın nasıl uyum sağlayacağını anlamam gerekiyordu” dedi.
KİRALIK VİLLADAN KALICI YUVAYA UZANAN YOL
İlk etapta bütçesini zorlayan Coltune, ada için pahalı ama Vegas’a kıyasla daha uygun olan klasik mobilyalı bir sahil villası için aylık 2 bin 500 dolar ödedi. Büyüleyici mülk, yumuşak bir iniş sağladı ve onu kalmaya ikna etti. Adanın kendileri için uygun olduğuna karar verdikten sonra aylık 800 dolarlık daha uygun bir seçenek buldu. Coltune, “Artık bir sonraki adımı atmaya hazırım, gerçekten kök salabileceğimiz bir ev satın almak için aktif olarak bakıyorum. Bu küçük adayı sonsuza dek evimiz yapmak istiyorum” ifadelerini kullandı.
MAVİ BÖLGEDE SAĞLIKLI YAŞAM TERCİHİ
Coltune, Las Vegas’taki evini koruyor ve aralarında iki büyük çocuğunun da bulunduğu ailesini sık sık ziyaret ediyor. Ancak Carloforte’yi artık gerçekten evi gibi hissettiğini söylüyor. Kitlesel turizmden ve Sardinya’nın kuzeyindeki ünlü Zümrüt Kıyısı’nın yüksek profilli lüksünden büyük ölçüde yalıtılmış olan Carloforte, modern hayattan pek etkilenmemiş durumda. Ada, geleneksel bir balıkçılık yöntemi olan ve bazı çağdaş tekniklerden daha sürdürülebilir görülen tuzakla ton balığı avcılığının İtalya’da yapıldığı son yer konumunda. Adanın yemek kültürü bu ava dayanıyor ve bu da onu bilim insanları tarafından haritalanan, sağlıklı yaşam tarzı ve uzun ömürlülükle bilinen “mavi bölge” statüsüne taşıyor.
VEGAS'IN TRAFİĞİNDEN ADA'NIN YÜRÜYEN HAYATINA
Coltune’un adadaki rutini, ABD’deki önceki yaşam tarzına hiç benzemiyor. Sabahlarını “saf sihir” olarak tanımlayan Coltune, hafif deniz meltemi ve güneş ışığı eşliğinde yerel pazara yürüyor. “Her şey elimin altında, bu yüzden yürümek adada doğal bir şey. Egzersiz burada hayatın bir parçası ve zahmetsiz” diyor. Bu durum, Vegas’taki her günü trafikle boğuşarak geçirdiği eski hayatıyla tam bir tezat oluşturuyor. Carloforte’de artık daha küçük ve dar yollara uygun pratik bir Citroën kullanan Coltune, çoğu zaman arabaya ihtiyaç duymuyor ve aracını daha çok Sardinya anakarasına feribota binerken kullanıyor.
DAHA UYGUN YAŞAM MALİYETİ VE YEREL KÜLTÜRE UYUM
Carloforte’de yaşam maliyeti de bir başka avantaj. Kıyı bölgesinde gayrimenkul ve yüksek kaliteli yerel malzemelere bütçesi dahilinde erişebilen Coltune’un yeni yaşam tarzı, ABD’deki mali gerçeklikten dramatik bir kopuş. Yıllık Girotonno ton balığı festivalinde etkinlik organizatörü olarak çalışan Coltune, aynı zamanda yerel restoran işletmecilerine danışmanlık yapıyor. Kültüre uyum çabasının bir parçası olarak kendi mirasını ve geleneklerini paylaşmaktan keyif alan Coltune, son iki yıldır adadaki arkadaşları için 30 kişiye kadar Şükran Günü yemeği hazırlıyor.
ÇOCUKLAR DİLİ DAHA HIZLI ÖĞRENİYOR
Coltune, düzenli dersler alarak ve nadiren İngilizce konuşan yerel arkadaşlarıyla sohbet ederek dili öğrenmeye çalışıyor. Ancak bu konuda, İtalyancayı daha hızlı kavrayan çocuklarının gerisinde kalıyor. İlk başta zor olsa da çocuklarının hızla arkadaş edindiğini ve adaya alıştığını belirten Coltune, her iki çocuğun da yaz sonuna kadar yerel devlet okuluna tam zamanlı kaydolacağını söylüyor. Okulların ABD’dekinden daha güvenli olduğunu ve silahla ilgili endişelerden uzak olduğunu vurguluyor.
ADADA KABUL GÖRME VE TOPLUMSAL BAĞLAR
Coltune, ailesinin adaya gelişinin başlangıçta yerel halkta şüphe uyandırdığını ve bazı fısıltıları hissettiğini itiraf ediyor. “İnsanlar adadaki tek Amerikalılardan biri olarak amacımın ne olduğunu merak ediyorlardı. Bazı şüpheler ve temkinli bakışlar vardı ama zamanla adayı ne kadar derinden sevdiğimi gördüler ve artık günlük hayatlarının bir parçasıyım” diyor. Bugün pazar esnafının kendisini adıyla selamladığını, çocuklarını ve hatta köpeğini sorduğunu anlatan Coltune, küçük adadaki topluluk duygusunun kendi yetiştiği ortamdan çok farklı olduğunu belirtiyor. “Kendimi her zaman güvende hissediyorum. Çocuklarım, benim Chicago’da büyürken sahip olmadığım bir özgürlüğe sahip. Nerede olduklarını, kiminle olduklarını biliyorum. Yaşadığımız ve geliştiğimiz güzel, güvenli bir baloncuk burası” ifadelerini kullanıyor.