Roma’da kavurucu sıcaklar ve uzun süren kurak yaz, hem yerli halka hem de turistlere binlerce yıllık bir tarihi kalıntıyı görme fırsatı sundu. Tiber Nehri’nin debisi, kuzey Apenin Dağları’ndan gelen kollarla beslenmesine rağmen saniyede 80 metreküpün altına düştü. Bu rakam, yılın bu dönemi için ulusal ortalamanın yarısına tekabül ediyor. Roma sivil koruma koordinatörü Giovanni Giganti, büyük bir su kriziyle karşı karşıya olduklarını belirterek, kış aylarında oldukça bol yağış aldıklarını ancak kurak dönemlerin çok uzun sürdüğünü ifade etti.
NERO KÖPRÜSÜ’NÜN TARİHİ VE ÖNEMİ
Nero Köprüsü olarak bilinen Pons Neronianus’un, İmparator Caligula tarafından milattan sonra 39 yılında zafer anıtı olarak inşa ettirildiği tahmin ediliyor. Tarihi kayıtlara göre köprü, Caligula’nın yeğeni Nero’nun milattan sonra 54-68 yılları arasındaki hükümdarlığı döneminde birçok antik yapıyı kendi adıyla yeniden isimlendirmesi nedeniyle Nero Köprüsü olarak anılıyor. Köprü, orijinalinde İspanyol Merdivenleri, Piazza del Popolo ve Via Condotti çevresindeki lüks alışveriş caddelerini barındıran antik Campus Martius bölgesini, Aziz Petrus’un şehit edildiği ve günümüzde Aziz Petrus Bazilikası ile Vatikan’ın bulunduğu Nero Sirki’ne bağlıyordu.
KURAKLIK ARKEOLOGLARA NADİR BİR FIRSAT SUNUYOR
Yapının kalıntıları en net şekilde, Vatikan yakınlarındaki Castel Sant’Angelo’ya çıkan Melekler Köprüsü’nden görülebiliyor. Köprü normalde tamamen su altında kalıyor ancak bu yıl antik yapının blokları tamamen görünür hale geldi. Bu durum, arkeologlara yapıyı incelemek için nadir bir fırsat sunuyor. Tiber Nehri’ndeki düşük su seviyesi, nehrin yukarı kesimlerinde elektrikli bisikletler, scooterlar, buzdolapları ve hatta bir otomobilin ortaya çıkmasına da yol açtı. Köprünün kalıntılarının son görüldüğü tarih ise benzer bir kuraklığın yaşandığı 2022 yılıydı.