Suudi Arabistan, Salı günü, İslam’ın en kutsal şehri Mekke’nin kenarında bir Husi insansız hava aracını düşürdüğünü açıkladı. Bu durum, İran destekli Yemenli isyancı grubuna karşı hızlı bir bölgesel kınama dalgasını tetikledi. Husi’lerin Mekke’yi hedef alması, 2017’deki balistik füze saldırısının engellenmesinden bu yana gerçekleşen ilk olay olarak kaydedildi.
HUSİLERDEN İNKAR
Husilerin askeri sözcüsü Yahya Saree, erken saatlerde yaptığı açıklamada Mekke’yi tehdit etmediklerini belirtirken, hedeflerinin “kutsal yerlerden uzak” Suudi petrol tesisleri ve askeri üsler olduğunu vurguladı. Yemen’deki hızlı ilerleyişleri ve son haftalarda Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları, Körfez Arap Krallığı’nı zor bir duruma sokmadan, daha geniş bir çatışmaya sürüklenme ihtimali ile karşı karşıya bıraktı. Mekke, Peygamber Muhammed’in doğum yeri olarak biliniyor ve dünya genelindeki tüm Müslümanların hayatları boyunca en az bir kez bu kutsal şehri ziyaret etmeleri gerekiyor.
ULUSLARARASI TEPKİ
Al-Maliki, bu saldırıyı “aşırı terörist Husi milisinin ihlalleri arasında bir kara leke” olarak nitelendirerek, “milyonlarca Müslümanın hislerini provoke etmek amacıyla kasıtlı bir eylem” olduğunu ifade etti. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), kutsal mekanların ve camilerin dokunulmazlığını ihlal eden bu saldırıyı kınadı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Suudi Arabistan ile yeni imzalanan savunma anlaşmasına atıfta bulunarak, bu eylemi “rezil ve korkunç” olarak nitelendirdi.
SON GELİŞMELER
Saldırı, Yemen’deki çatışmaların tırmandığı bir dönemde gerçekleşti. Husi grubu, bu hafta başında Khamis Mushait, Abha ve Taif gibi birkaç Suudi şehrine balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenleyerek 13 sivilin yaralanmasına sebep oldu. Ayrıca, Husiler bir Suudi askeri üssüne yönelik saldırıyı üstlendi.
Suudi güçleri, Husilerin kontrolündeki Yemen bölgelerine karşı hava saldırıları düzenledi. Son zamanlarda, Husiler Yemen’deki Suudi destekli hükümete karşı savaşlarını artırarak kontrol alanlarını genişletti. Geçen hafta, Kızıldeniz’deki bir liman şehrini ve stratejik bir su yoluna yakın bir adayı ele geçirdiler. Bu durum, İran ve ABD’nin Hormuz Boğazı üzerindeki kontrol mücadeleleriyle birleştiğinde, bölgedeki petrol üretiminin önemli yollarının kapanma endişelerini artırdı.
Petrol fiyatları, ABD’nin İranlı tankerlerine yönelik saldırıları ve Yemen’deki çatışmalar sonrası tekrar 100 doların üzerine çıktı. Bu durum, dünya genelinde hükümetlerden ekonomik önlemler talep eden protestoları tetikledi.