Amerika Birleşik Devletleri’nde organize dine bağlılık hızla azalırken, Trump yönetiminde dini sağın savunucuları her geçen gün daha da güç kazanıyor. Başkan Donald Trump’ın atadığı Dini Özgürlük Komisyonu’nun yayımladığı bir rapor, dini kuruluşlara daha fazla kamu fonu sağlanmasını ve kiliselerin siyasette daha doğrudan rol almasını önererek kilise ile devlet arasındaki duvarın fiilen yıkılmasını hedefliyor. Ancak Trump yetkililerinin ABD’yi “Hristiyan bir ulus” olarak tanımlaması, devletin daha fazla yardım eli uzatması gerektiğini düşünen sol eğilimli Hristiyanların görüşleriyle taban tabana zıtlaşıyor.
JD VANCE’İN DİN VE SİYASET ANLAYIŞI
Başkan Yardımcısı JD Vance’in orta yaşta Katolikliğe geçişini anlatan kitabı “Communion” ile Georgia Senatörü ve papaz Raphael Warnock’un “The Crooked Places Made Straight” adlı eseri, inanç temelli siyasete dair iki karşıt görüşü ortaya koyuyor. Vance, geçen yıl Phoenix’teki bir anma töreninde yaptığı konuşmada solun Hristiyanlığı ulusal hayattan çıkarmak için onlarca yıldır çabaladığını, din özgürlüğünün dinden özgürlüğe dönüştüğünü söyledi. Aynı etkinlikte ABD’nin kuruluş belgelerinde belirgin bir dindarlık olmamasına rağmen “Tanrı’nın lütfuyla her zaman bir Hristiyan ulus olacağımızı” savundu. Vance, siyasete dini dahil etmek isterken, bir yandan da kilisesinin ruhani lideri olan ilk Amerikan doğumlu Papa’yı, Trump yönetiminin göçmenlik baskısı ve İran savaşına yönelik eleştirileri nedeniyle hedef aldı.
RAPHAEL WARNOCK’UN ELEŞTİRİSİ
Georgia Senatörü ve Martin Luther King Jr.’ın vaaz kürsüsünü devralan Ebenezer Baptist Kilisesi’nin kıdemli papazı Warnock ise sağcı liderlerin Hristiyan inancına atıfta bulunurken aynı anda kitlesel sınır dışı operasyonlarını ve Medicaid ile gıda yardımını kesen vergi ve harcama kesintisi yasasını nasıl kutsayabildiğini sorguladı. Warnock, Aralık ayında yaptığı bir açıklamada Demokratların inanç alanında ahlaki zeminini geri kazanması gerektiğini savundu. Ona göre bu sadece ahlaki bir argüman değil, aynı zamanda Georgia gibi bir Güney eyaletinde Demokratlar için hayatta kalma taktiği. Warnock, inanç ve değerler etrafındaki tartışmayı, Amerikan tarihinin en büyük servet transferine imza atanlara bırakmamak gerektiğini vurguladı.
AMERİKA’DA DİNİ EĞİLİMLER VE SİYASİ KUTUPLAŞMA
Trump yönetiminin ikinci döneminde Amerikalıların daha fazla dine, özellikle Hristiyanlığa ihtiyaç duyduğu teması öne çıkıyor. Başkan Trump, siyasi yeniden doğuşunun ve suikast girişimlerinden kurtuluşunun ilahi müdahale olduğu fikrini yayarak dini sağı kazanmıştı. Savunma Bakanı Pete Hegseth’in savaş basın toplantılarındaki İncil dili, Trump yetkililerinin dini kamusal hayata daha fazla dahil etme çağrıları ve Adalet Bakanlığı’nın Hristiyan karşıtı önyargıya karşı kullanılması bu eğilimi pekiştiriyor. Buna karşın, kendini Hristiyan olarak tanımlayan seçmenlerin oranı düşüşte. 2016 seçimlerinde seçmenlerin yüzde 52’si Protestan veya başka bir Hristiyan mezhebine mensupken bu oran 2024’te yüzde 43’e geriledi. Dini bağlılığı olmayan seçmenlerin oranı ise yüzde 15’ten yüzde 24’e yükseldi. Public Religion Research Institute (PRRI) CEO’su Melissa Deckman, din ve siyasetin iç içe geçmesinin Amerikan tarihinde eşi görülmemiş bir seviyeye ulaştığını belirtiyor. Deckman, MAGA hareketi içinde ABD’nin daha fazla Hristiyan ulus olarak tanımlanmasını isteyenlerin arttığını vurguluyor. PRRI’nın son araştırması, Cumhuriyetçilerin Hristiyan milliyetçiliği terimine olan desteğinin yüzde 36’dan yüzde 48’e çıktığını, Demokratların ise Tanrı’nın Amerika’ya özel bir rol verdiği görüşüne katılımının yüzde 60’tan yüzde 27’ye düştüğünü gösteriyor. Amerikalıların yüzde 64’ü hâlâ dini çeşitliliği tercih etse de bu oran 2022’deki yüzde 73’ten geriledi. Cumhuriyetçilerin yüzde 60’ı artık ABD’nin çoğunlukla Hristiyanlardan oluşmasını istiyor. Deckman, özellikle genç kadınlar arasında dini aidiyetin hızla azaldığını ve bunun LGBTQ konuları ile kadınlara yönelik tutumlardan kaynaklandığını söylüyor. Veriler bir dini uyanışa işaret etmese de Amerikalıların yüz yüze, anlamlı bir bağa duyduğu özlemin ibadethaneleri yeniden cazip kılabileceğini ifade ediyor.