Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Riva’da gerçekleşen basın toplantısında bahis soruşturması, şike iddiaları ve Türk futbolundaki kriz ortamına dair kapsamlı açıklamalar yaptı. Hacıosmanoğlu, Türk futbolundaki mevcut durumu “deprem” olarak tanımlayarak, gereken temizliğin sadece hakemlerle sınırlı kalmayacak, futbolun tüm bileşenlerine yayılacağını vurguladı.
KULÜPLERE TEMİZLİK ÇAĞRISI
Hacıosmanoğlu, konuşmasının girişinde kulüplere etkili bir temizlik çağrısında bulundu: “Türk futboluna zarar veren hangi unsur varsa bunun dışına atılması lazım. Kulüp başkanları çağrımı dikkate alıp kendi temizliklerini kendileri yaparsa iyi olur.” TFF Başkanı, temizliğin yalnızca hakemlerle sınırlı kalmayacağını; futbolun tüm paydaşlarının da sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti.
SORUŞTURMA KAPSAMI GENİŞLİYOR
Hacıosmanoğlu, soruşturmanın kapsamının genişlediğini şu ifadelerle duyurdu: “Biz temizliğe hakemlerle başladık. Futbolculara sıra gelince iş sulandırılmaya başlandı. Bu hafta teknik direktör, tercüman, malzemeci, sağlık çalışanı, menajer, temsilci ve gözlemcilere ilişkin bilgiler de bakanlıktan gelecek.” TFF Başkanı, kulüplerden tam destek beklediğini ve sürecin “dünyanın imrenerek izlediği bir hareket” olduğunu ifade etti.
ADİL OYUN TALEBİ
Hacıosmanoğlu, tüm paydaşların adil bir oyun talep ettiğine dikkat çekti: “Hiç kimse sahada tiyatro izlemek istemiyor. Taraftar parasını harcıyor, emek veriyor. Sonuçların sahada kazanıldığı dürüst, adil ve eşit bir Türk futbolu istiyoruz.” Başkan, yaşanan krizi “futbolda deprem” olarak tanımlayarak, ligdeki takım sayılarınında bu süreçte gözden geçirilebileceğini dile getirdi.
YASAL ÇERÇEVELER İÇİNDE HAREKET EDİYORUZ
Hacıosmanoğlu, eleştirilere cevap vererek sürecin tamamen yasal çerçevede yürütüldüğünü belirtti: “Bize bilgiler devletten ve Hukuk Kurulu’na geliyor. Makul şüphe varsa dosya yargıya intikal etmek zorunda. PFDK ilk yargı mercii, ardından isteyen Tahkim Kurulu’na başvurabilir. Kim suçsuzsa suçsuzluğunu ispat eder.”
BİLİNÇLİ BİR YOLCULUK
TFF Başkanı, sürecin başından itibaren risklerin farkında olduklarını ifade etti: “Bu kutsal görev, bireylerin ya da kurumların menfaat alanı değildir. Temiz bir Türk futbolu için yola çıktık. Zarar görecek kulüpler ve kişiler olacağını bilerek hareket ediyoruz.”