Ev sahipleri ile kiracılar arasındaki anlaşmazlıklar arasında sıklıkla tahliye meselesi gündeme geliyor. Adana’nın Kozan ilçesinde yaşanan bir olayda, bir kişi konutunu 15.08.2020 tarihinde aylık 4.750 TL bedelle 5 yıllık süreyle kiraya veriyor.
3 YIL SONRA TAHLİYE TALEBİ
Üzerinden 3 yıl geçtikten sonra ev sahibi, kendi ihtiyacından ötürü kiracısını tahliye etme talebinde bulundu. Ancak kiracı, evi tahliye etmeyi reddedince, 1 Aralık 2023 tarihinde tahliye davası açıldı. Dava açıldığı sırada evin kira bedelinin 9.000 TL olduğu bildirildi. Yerel mahkeme, ev sahibinin ihtiyacını haklı ve gerçek bulduğundan kiracının tahliyesine karar verdi. Ancak kiracı bu karara itiraz etti ve dava temyize gönderildi. Yargıtay, bu tahliye davası ile ilgili önemli bir karar aldı. Adana 9’uncu Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararda, taraflar arasında imzalanan 15.08.2020 tarihli ve 5 yıllık kira sözleşmesine atıfta bulunuldu. Ayrıca, yapılan UYAP sorgulamasında ev sahibinin kiraya verdikleri taşınmaz dışında başka bir taşınmazının olmadığı ve elde edilen delillerle ihtiyacın gerçek ve zorunlu olduğu belirtildi.
YARGITAY’DAN EMSEL KARAR
Burada, kanun yararına bozulma talebiyle itiraz gerçekleştirildi ve dava temyize götürüldü. Yargıtay, dikkat çeken bir karar verdi. Adalet Bakanlığı, kira sözleşmesinin süresi dolmadan açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve bu nedenle kararın kanun yararına bozulması gerektiğine karar verdi. Yargıtay incelemesi sonucunda dosya ile ilgili tespitler şöyle belirginleşti:
Taraflar arasında 15 Ağustos 2020 tarihli bir kira sözleşmesinin yapıldığı ve bu sözleşmenin 5 yıllık bir süreyi kapsadığı anlaşıldı. Dava, ev sahibi tarafından 1 Aralık 2023’te, yani sözleşme süresi dolmadan açıldığı anlaşıldı. Bu nedenlerle Yargıtay, vermiş olduğu 09.09.2025 tarihinde verilen tahliye kararını bozdu.
NE ZAMAN DAVA AÇILABİLİR?
Yargıtay’ın açıklamasında, ihtiyaç sebepli tahliye davalarının, belirli süreli kira sözleşmelerinde yalnızca sürenin dolmasıyla açılabileceği vurgulandı.