Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin Suriye kıyılarındaki potansiyel enerji kaynaklarına yönelik 2026 yılında deniz üstü arama anlaşması imzalamayı planladıklarını duyurdu. Bayraktar, bu anlaşmanın ardından sismik araştırmaların gerçekleştirilebileceğini ancak bunların her zaman sondaja götürmeyeceğini de belirtti.
TÜRKİYE-SURİYE ENERJİ HATTINI GÜÇLENDİRİYOR
Yapılan haberlere göre, Beşar Esad yönetiminin zayıflaması sonrasında Türkiye’nin Suriye’deki etkinliği artarken, enerji alanında Şam ile çeşitli önemli anlaşmalar imzalandı. İki ülke arasındaki enerji iş birliği, özellikle Aralık 2024’ten itibaren hız kazandı ve bu süreçteki en büyük anlaşma 29 Mayıs 2025 tarihinde gerçekleştirildi. Anlaşma, doğalgaz, elektrik, madencilik ve petrol sektörlerini kapsayıp; teknik koordinasyon, bilgi paylaşımı ve ortalama yatırımları gerektiriyor.
KİLİS-HALEP DOĞALGAZ HATTI İŞLEME GİRDİ
Anlaşmanın en önemli projelerinden biri olan Kilis-Halep doğalgaz boru hattı, Haziran 2025’te tamamlandı. Bu hat aracılığıyla Türkiye’nin Suriye’ye yıllık 2 milyar metreküp doğalgaz aktarılması öngörülüyor. Bu miktar, Suriye’de yaklaşık 1.300 megavatlık elektrik üretimi yapılmasına olanak tanıyacak.
ELEKTRİK ŞEBEKELERİ BİRLEŞİYOR
Anlaşma dahilinde, iki ülkenin elektrik şebekelerini birleştirecek 400 kilovoltluk yüksek gerilim iletim hattı da bulunuyor. 2026’nın başında devreye alınması planlanan bu hattın, 500 megavata kadar elektrik ithalatını desteklemesi bekleniyor.
STRATEJİK YATIRIM PERFORMANSI
Türkiye, Kalyon Holding, Cengiz Holding, Katar merkezli UCC ve ABD’li Power International ile birlikte toplam 7 milyar dolarlık bir stratejik iş birliği anlaşması imzaladı. Bu anlaşma çerçevesinde Suriye’nin Treyfi, Zeyzun, Deyrizor ve Mhardeh bölgelerine 4.000 megavat kurulu güce sahip doğalgaz kombine çevrim santralleri inşa edilecek. Ayrıca Vidyan al-Rabi bölgesinde 1.000 megavatlık bir güneş enerjisi santrali planlanıyor.
DOĞU AKDENİZ’DE GERİLİM RİSKİ ARTACAK
Türkiye ile Suriye arasında hayata geçirilecek deniz üstü enerji anlaşması, Yunanistan ve Güney Kıbrıs tarafından endişeyle izleniyor. Atina ve Lefkoşa, bu anlaşmanın Ankara ile Şam arasında münhasır ekonomik bölge ilanına giden yolu açabileceği ve Doğu Akdeniz’de gerginliği artırabileceği konusunda kaygı taşımaktadır. Uzmanlar, Türkiye-Suriye enerji iş birliğinin derinleşmesinin sadece iki ülke ilişkilerini değil, Doğu Akdeniz’deki güç dengesini de doğrudan etkileyebileceğini ifade ediyor.