Türkiye’de ocak ayında enflasyon verileri, gıda fiyatlarındaki ani yükselişle dikkatleri üzerine çekti. Yıllık enflasyonun yüzde 30.65, aylık enflasyonun ise yüzde 4.84 olarak kaydedildiği dikkate alınırken, gıda enflasyonu yıllık bazda yüzde 31.69’a ulaştı. Euro Bölgesi’nde ise yıllık enflasyon ocak ayında yüzde 1.7 seviyesine gerilemişken, gıda grubundaki yıllık artış sadece yüzde 2.7 olarak tespit edildi. Bu tablo, Türkiye ve Avrupa arasında belirgin bir ayrışmayı gözler önüne seriyor.
ENFLASYONDA UÇURUM GÖRÜLÜYOR
Euro Bölgesi’nde enflasyon düşüş yönünde bir seyir izlerken, Türkiye’de ocak ayı verileri beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Aralık ayında Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon yüzde 2 seviyesine ulaşırken, ocak ayında bu oran yüzde 1.7’ye düştü ve aylık bazda yüzde 0.5’lik bir azalma kaydedildi. Ancak Türkiye’de yıllık enflasyon yüzde 30.65’e yükseldi ve gıda grubundaki yıllık artış da yüzde 31.69 olarak ölçüldü. Bu fark, Türkiye’deki gıda fiyatlarının Avrupa ortalamasının yaklaşık 11.7 katı seviyesine çıktığını gösteriyor.
GIDA ENFLASYONUNDA HANGİ ÜRÜNLER ÖNE ÇIKIYOR?
Uzun vadeli fiyat artışlarının dikkat çektiği tarım ürünleri ve işlenmiş gıda kalemleri, enflasyonun bileşenleri arasında öne çıkıyor. Ocak 2020 ile Ocak 2026 döneminde dana etinin kilogram fiyatı, yüzde 2.853 oranında bir artışla 31.20 TL’den 921.38 TL’ye yükselirken, kabak yüzde 1.949, kuzu eti ise yüzde 1.784 oranında artış gösterdi. Antep fıstığı yüzde 1.562, pirinç yüzde 958, zeytinyağı yüzde 871, tereyağı yüzde 830 ve tavuk eti de yüzde 698 oranında zam gördü. Bu rakamlar, ev tüketimi gıda harcamalarında hangi ürün gruplarının baskın olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor.
KISA VADELİ ŞOKLAR VE UZUN DÖNEM BASKILARI
Ocak ayı içerisinde kaydedilen aylık artış oranları, Türkiye’de bir aylık gıda fiyatı artışının Euro Bölgesi’nde bir yılda görülenden yaklaşık 2.4 kat fazla olduğunu gösteriyor. Kur dalgalanmaları, enerji ve girdi maliyetleri, arz sıkıntıları ile talep dinamikleri kısa vadeli fiyat şoklarını beslerken, uzun dönemde kalıcı üretim maliyetlerindeki artışlar fiyatları yukarı çekiyor. Sonuç olarak, hanehalkı bütçelerinde gıda harcama oranı artarken, düşük gelirli kesimlerin reel gelirleri daha hızlı bir şekilde azalıyor.
Analistler, enflasyondaki ayrışmanın para politikası, maliye politikası ve tarımsal destek mekanizmaları açısından etkilerinin titizlikle izlenmesi gerektiğini belirtiyor. Kısa vadede fiyat dalgalanmaları ile tedarik zinciri göstergeleri belirleyici olmaya devam ederken, orta vadede ise para ve maliye politikasındaki adımlar ve tarımsal üretimi destekleyici önlemler fiyat dinamiklerini etkileyebilir. Bunun yanı sıra döviz kurları ve enerji maliyetlerindeki değişimler de gıda enflasyonunun seyrini doğrudan etkileyen önemli unsurlar arasında yer alıyor.