Lackland Hava Kuvvetleri Üssü’nde acemi erler arasında başlayan grip salgını, zorunlu aşının kaldırılmasının ardından hızla yayıldı ve 275 askeri etkiledi. Salgının başlamasından kısa süre sonra bir acemi er hayatını kaybetti ancak ölümün grip ile bağlantısı henüz netleşmedi. Hava Kuvvetleri yetkilileri, 16 Haziran’da yaşanan ölümü doğrularken, aşının zorunlu olmaktan çıkarılmasının ardından acemi erlerin yüzde 60’ının aşıyı reddettiği belirtildi.
HEGSETH'İN ZORUNLU AŞI KARARINI KALDIRMASI
Savunma Bakanı Pete Hegseth, nisan ayında yayımladığı bir videoda grip aşısının artık zorunlu olmadığını duyurdu ve bu kararı “aşırı geniş kapsamlı ve mantıksız” olarak nitelendirdi. 20 Nisan tarihli uygulama memo’su ile aşı tüm askerler için isteğe bağlı hale getirildi ancak ordunun belirli risk grupları için aşıyı yeniden zorunlu kılma başvurusu yapabileceği belirtildi. Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, yaptığı açıklamada, ordunun belirli gruplar için zorunlu aşıyı yeniden uygulamaya koymak üzere “politika istisnalarına” izin verildiğini ve kararların risk değerlendirmelerine dayandığını söyledi.
İSTİSNA BAŞVURUSU SÜRECİ VE GECİKME
Hava Kuvvetleri, temel eğitimdeki acemi erler için zorunlu aşı istisnası başvurusunu 5 Mayıs’ta yaptı ancak başvurunun onaylanması bir aydan fazla sürdü. Önce Hegseth’in sağlık danışmanı Keith Bass’ın ofisinden geçen başvuru, daha sonra Personel ve Hazırlıktan Sorumlu Müsteşar Anthony Tata’nın masasına geldi. Tata, Hava Kuvvetleri’nin talebini 11 Haziran’da onayladı ancak üs yetkilileri aşının yeniden zorunlu olduğunu ancak 18 Haziran’da öğrendiği için salgın zaten kontrolden çıkmıştı. Hegseth’in “derhal yürürlüğe gir” yöntemiyle aşı zorunluluğunu kaldırması, istisna başvuruları işleme konulmadan önce uygulamaya geçilmesine neden oldu.
UZMANLAR SALGINI ZORUNLU AŞININ KALDIRILMASINA BAĞLADI
Eski Pentagon sağlık yetkilisi Terry Adirim, bu tür politika değişikliklerinin uygulanmadan önce haftalar süren koordinasyon ve değerlendirme gerektirdiğini, ancak grip aşısı durumunda bu sürecin Hegseth kararından sonra başlatıldığını ifade etti. Adirim, “Tıbbi uzmanlar gücü korumak için en iyi tavsiyeyi veremezse ulusal güvenlikte ciddi bir aksama olabilir, işte bu bir örnek” dedi. Eski yetkili, koordinasyon olmadan alınan kararların askeri sağlık politikasında tehlikeli boşluklar yarattığını vurguladı.