ORTADOĞU’DA GERİLİMİ DÜŞÜREN ATEŞKESİN ARDINDAKİ GELİŞMELER
İsrail ve İran arasında başlayan savaşın ardından ilan edilen ateşkes, Ortadoğu’daki gerilimi düşürmeye yönelik bir fırsat sunuyor. Bu bağlamda, ABD’nin Yunanistan’daki askeri varlığını güçlendirdiği dikkat çekiyor. Kathimerini gazetesinin haberine göre, Washington’da önceliklerin değişmesiyle birlikte, ABD Yunanistan’daki “kilit tesisleri daha fazla kullanmaya” başladı. Girit Adası’ndaki Souda donanma üssü ve kuzeyde yer alan Dedeağaç limanı bu “kilit” noktalar arasında yer alıyor.
ABD YUNANİSTAN İLE SAVUNMA İŞBİRLİĞİNİ ARTIRIYOR
ABD, İran’ın balistik füzelerine karşı İsrail’in savunmasını güçlendirmek amacıyla Doğu Akdeniz’e donanma ve hava kuvvetleri konuşlandırıyor. Souda Körfezi, “savaş gemileri ve uçaklar için lojistik ve operasyonel bir merkez olarak” önemli bir rol oynuyor. ABD ve Yunanistan arasında imzalanan “Karşılıklı Savunma İşbirliği Anlaşması” çerçevesinde Girit’teki Souda üssü, “kritik bir varlık” olarak değerlendiriliyor. Buradaki depolama kapasitesi artırıldı ve bölgeye Arleigh Burke sınıfı destroyerler gönderildi. Ayrıca, Souda’ya konuşlandırılan uçaklar ile insansız hava savar sistemleri yanında Yunanistan Hava Kuvvetleri tarafından yerleştirilen Patriot füze bataryaları da dikkat çekiyor.
DEDEAĞAÇ’TA STRATEJİK GÖZLEMLER
Washington yönetimi, dikkatini Dedeağaç’a da çeviriyor. Dedeağaç, NATO’nun doğu kanadı için önemli bir lojistik merkezi haline geliyor. Temmuz ortasında, ABD’li askeri bir heyetin Dedeağaç’ı ziyaret ederek, ABD askerleri tarafından kullanılan tesisleri incelemesi bekleniyor. Bu denetim alanları arasında liman ve Giannoulis askeri kampı yer alıyor. Dedeağaç limanı, Bulgaristan ve Romanya’ya gidecek askeri güçler için temel bir giriş noktası işlevi görüyor. Ayrıca, karasız devletler için kısıtlı Karadeniz erişimini aşmak adına ticari mallar ve enerji geçişi sağlayan stratejik bir koridor olma özelliği taşıyor.
YUNANİSTAN’IN STRATEJİK ÖNEMİ ARTARKEN ABD’NİN POLİTİKALARI DEĞİŞİYOR
ABD’nin Souda ve Dedeağaç’a yönelik artan ilgisi, Yunanistan topraklarının ABD’nin savunma planlamasındaki uzun vadeli stratejik önemini gösteriyor. Bu süreçte, ABD’nin Donald Trump yönetimi, Avrupa ve Ortadoğu’da uzun süreli taahhütlerinden uzaklaşma sinyalleri veriyor. Analistler, Pentagon içinde Rusya-Ukrayna savaşı gibi çatışmalara daha az müdahil olma fikrinin öne çıktığını ve ABD-Çin rekabetinin arttığı Hint-Pasifik bölgesine yönelik stratejik bir kaymanın savunulduğunu belirtiyor. “İsrail’in güvenliğinden uzaklaşmanın basit bir mesele olmadığı” ifadesiyle, “ABD yönetiminin merkezindeki önceliklerde yaşanan değişim, bölgesel aktörlerin artık görmezden gelemeyeceği daha geniş bir eğilime işaret ediyor” değerlendirmesi yapılıyor.