Demokratik sosyalistler, New York ve Seattle belediye başkanlıklarını kazandıktan sonra Philadelphia’da bir kongre ön seçimini kazanarak en iyi yıllarını yaşıyor olabilir. Geçtiğimiz ay Los Angeles belediye başkanlığı ön seçiminde adayları Nithya Raman, mevcut Başkan Karen Bass’ın karşısında iki yarışmacıdan biri olmayı başardı. Geçen hafta Washington DC belediye başkanlığı ön seçimini kazandılar, şimdi de New York’ta iki yüksek profilli ön seçimi daha kazandılar. Bu kazanımlar arasında Darializa Avila Chevalier’in Temsilciler Meclisi Hispanik Grup Başkanı Adriano Espaillat’ı devirmesi de var.
SOSYALİZME DESTEK ARTIYOR
Demokratik sosyalistlerin yükselişinin büyük ölçüde New York gibi derin mavi büyük şehirlerle sınırlı olduğunu belirtmek gerekiyor. Ancak Amerikan siyasetinde giderek büyüyen bir güç haline geldikleri açık. Bu durum bazı Cumhuriyetçileri heyecanlandırırken merkezdeki Demokratları endişelendiriyor. Eskiden sosyalizm etiketi Demokratların kaçındığı bir kavramken son yıllarda Amerikalılar, özellikle de Demokratlar bu kavrama ısındı. 2010’da Demokratların yüzde 50’si sosyalizme olumlu bakarken geçen yıl bu oran yüzde 66’ya yükseldi. Veriler, sosyalizme desteğin artışının kapitalizme olan güvenin azalmasıyla bağlantılı olabileceğini gösteriyor. Geçen yıl Demokratların sosyalizme olumlu bakış oranı (yüzde 66) kapitalizme (yüzde 42) göre çok daha yüksekti. 2012’de bu oranlar tam tersiydi. Büyük işletmelere olumlu bakanların oranı 2012’de yüzde 58 iken 2025’te yüzde 37’ye düştü. Mart ayında yapılan bir ankette kayıtlı seçmenlerin yüzde 49’u kapitalizmin “pek iyi” veya “hiç iyi” çalışmadığını söyledi. Bu görüş özellikle Demokratlar arasında (yüzde 72) ve bağımsız seçmenlerde (yüzde 60) yaygın. Aynı ankette kayıtlı seçmenlerin yüzde 38’i ABD’nin kapitalizmden uzaklaşıp sosyalizme yönelmesinin “iyi bir şey” olacağını belirtti. Bu oran 2010’daki yüzde 18’den yükselmiş olsa da çoğunluk değil, ancak yine de kayda değer bir oy bloğu oluşturuyor. Bu da Demokratik sosyalist adayların en azından ön seçim seçmenleri tarafından değerlendirilebileceğini gösteriyor.
SANDERS VE OCASIO-CORTEZ POPÜLER
Demokratların sosyalizme açık olması parti markası için iyi olduğu anlamına gelmiyor. Başkan Donald Trump ve Cumhuriyetçiler yıllardır ulusal Demokrat Parti’yi sosyalizmle ilişkilendiriyor. Son anketlere göre Demokratik Sosyalistler Birliği (DSA) genel olarak olumsuz algılanıyor: yüzde 21 olumlu, yüzde 48 olumsuz. Ancak en bilinen demokratik sosyalistlerden Senatör Bernie Sanders ve Temsilci Alexandria Ocasio-Cortez, Trump ve kabinesi, eski Başkan Joe Biden ve Kaliforniya Valisi Gavin Newsom dahil diğer tüm büyük siyasi figürlerden daha popüler. Sanders en popüler siyasi figür olarak öne çıkıyor. Aynı ankette DSA’nın genel olarak sevilmemesine rağmen bu isimlerin popüler olması, sosyalizm etiketinin her taşıyıcısını olumsuz etkilemediğini gösteriyor. Önemli olan paketleme ve adayın diğer özellikleri. Sanders uzun süredir popüler bir figür. Ocasio-Cortez ise sağ için bir hedef tahtası olsa da çekiciliğini genişletme ve aşırılıkçı olarak karikatürize edilmekten kaçınma becerisine sahip.
DEMOKRATLAR İÇİN POTANSİYEL RİSKLER
Ancak sahneye yeni çıkan diğer isimler partileri için sorun yaratmaktan kaçınamayabilir. Örneğin Avila Chevalier’in sildiği sosyal medya gönderilerindeki aşırı ifadeleri ve 7 Ekim 2023’teki Hamas saldırısının ertesi günü Times Square’deki Filistin yanlısı mitinge katılması, demokratik sosyalistlerin yükselişinin Demokratlar için daha geniş çaplı sorunlara yol açabileceğini gösteriyor. Bu, Demokratların ön seçimlerinde güçlü İsrail karşıtı adayların öne çıktığı bir başka zorlu soruna işaret ediyor. Önümüzdeki haftalarda hareketin henüz güçlenmediği bölgelerde kaç demokratik sosyalistin daha ön seçim kazanacağı merak konusu. Ocasio-Cortez ise bu adayların diğer Demokratları aşağı çekeceği endişelerini reddederek, “Seçmenler topluluklarında olup bitene ve oy pusulasındakine oy verir” dedi.