İsrail merkezli bir haber kaynağı, Baykar tarafından geliştirilen MIZRAK isimli akıllı mühimmatı “bölgedeki tehdit seviyesini artıran çığır açıcı bir gelişme” olarak nitelendirdi.
MIZRAK VE SÜRÜ TEKNOLOJİSİ İSRAİL’DE ENDİŞE YARATTI
Analizlerde, MIZRAK’ın en dikkat çekici özelliklerinin yapay zekâ destekli navigasyon yeteneği ve sürü teknolojisi olduğu belirtildi. Türk insansız hava araçlarının koordineli şekilde çalışarak birbirleriyle iletişim kurabiliyor olmaları, radar sistemlerini otonom bir biçimde devre dışı bırakma kabiliyeti ve hedefleri hassas bir şekilde belirleyebilmesi, mevcut hava savunma sistemleri için önemli bir risk olarak değerlendiriliyor.
Basında yer alan yorumlarda, İsrail ordusunun bu yeni nesil tehdit karşısında “özel bir savunma yanıtı geliştirmek için acil önlem alması gerektiği” vurgulandı.
TEKNİK KAPASİTESİNİ GÜNDEMLERİNE ALDILAR
MIZRAK’ın teknik avantajları, İsrail medyasında geniş bir yer buldu. Bin kilometreyi aşan menzil kapasitesi ve yedi saatten fazla havada kalabilme yeteneği ile dikkat çeken bu sistem, Türkiye’nin askeri stratejisinde yeni bir dönüm noktası olarak nitelendiriliyor.
İsrailli analistler, Türkiye’nin insanlı savaş uçaklarına veya ileri üslere ihtiyacı olmaksızın sınırlarının ötesinde hassas vuruşlar gerçekleştirmeyi hedefleyen operasyonel derinlik stratejisinin bir yansıması olarak bu durumu değerlendiriyor.
MIZRAK VE K2 KAMIKAZE İHA GİBİ YENİ SİSTEMLER ASİMETRİK SAVAŞI DEĞİŞTİRİYOR
MIZRAK ve K2 Kamikaze İHA gibi yeni sistemlerin asimetrik savaş dokusunu değiştireceği, aynı zamanda Türkiye’nin Orta Doğu ve Afrika’daki nüfuzunu güçlendirmek amacıyla tasarlandığı ifade ediliyor.
BAYKAR’IN KÜRESEL GÜCÜ DİKKAT ÇEKTİ
Haberin en dikkat çekici yönlerinden biri, Baykar’ın küresel pazardaki yeri ve bunun İsrail’in güvenliğine olası etkileri oldu. Baykar’ın dünyanın en büyük İHA ihracatçısı olduğu vurgulanarak, MIZRAK’ın Tel Aviv’e düşman üçüncü ülkelere satılma olasılığının çözülmesi güç bir durum olarak tanımlandığı belirtildi.
Türkiye’nin uzak mesafelerden risksiz ve yüksek isabetli operasyon yapma yeteneğini ihraç etmesi, yalnızca ikili ilişkilerde değil, tüm Orta Doğu’daki askeri dengelerde de yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor.
İsrail kamuoyu, “tamamen menzildeyiz” kaygısıyla bu teknolojik ilerlemenin bölgesel sonuçlarını dikkatle izliyor.