Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, sosyal medya aracılığıyla genel af ve Terörsüz Türkiye süreci üzerine düşüncelerini paylaştı. Arınç’ın ifadelerine göre, geçtiğimiz günlerde katıldığı bir programda İsrail’in Sumud Filosu’na yönelik tutumu, Hamas ile İsrail arasındaki ateşkes, Türkiye’de yürütülen “Terörsüz Türkiye” süreci, genel af tartışmaları ve İmralı’ya olası bir ziyaretin gerekliliği gibi konuları ele aldı. Türkiye’nin gündeminin hızla değiştiğine dikkat çeken Arınç, bazı konuların çözülmeden gerçek toplumsal barışa ulaşmanın mümkün olmadığını söyledi.
GENEL AF İHTİYACI
Arınç, bu tür derin sorunların üstesinden gelinmesi için hızlı ve cesur adımlar atılması gerektiğini savundu. “Genel af konusunda yıllardır dile getirdiğim gibi: Yargıdaki hak ihlallerini, toplumsal huzursuzluğu ve cezaevlerindeki tıkanıklığı giderebilecek tek adım, kapsamı belirli, adil bir genel af düzenlemesidir.” dedi. Adaletin yerini bulabilmesi için devletin merhametinin devreye girmesi gerektiğine inandığını belirten Arınç, Umut Hakkı kavramının da önemine vurgu yaptı. Bu kavram, mahkûmlara belli bir süre sonunda yeniden değerlendirilme şansı tanıyan bir uygulama olduğunu ifade etti.
İMRELAYA ZİYARET GEREKEN BİR ADIM
Yıllardır çözülemeyen terör meselesinin kalıcı çözümü için diyalog ve cesaret gerektiğini dile getiren Arınç, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin süreci sağlıklı yürütmesi için Abdullah Öcalan’ın İmralı’da doğrudan dinlenmesi gerektiğini belirtti. “Bugün hâlâ PKK üzerindeki fiili etki alanı devam eden bir figürle konuşmadan, sadece onun açıklamalarına dolaylı biçimde atıf yaparak ilerleme kaydedemeyiz.” açıklamasını yaptı. Konuşma ve dinleme eyleminin şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması gerektiğinin altını çizen Arınç, bu görüşmenin, sürecin ahlaki ve siyasi sorumluluğunu taşıyan kurumların nezaretinde yapılması gerektiğini belirtti.
RİSK ALMAK GEREKİYOR
Arınç, ziyaretin milletvekilleriyle veya toplumda saygı duyulan, tarafsız kişilerle yapılabileceğini vurguladı. Geçmişte devlet hizmetinde bulunmuş veya akademik olarak itibarlı kişilerin bu süreçte yer almasının önemli olduğunu düşündüğünü ifade etti. Barışın inandırıcı olması gerektiğini belirten Arınç, son olarak şunları kaydetti: “Risk alınmazsa başarı da gelmez. Eğer kimse bu konuda gönüllü olmazsa, gerekirse İmralı’ya ben gider, Öcalan’la görüşürüm.” Arınç, görüşmelerin aşamalarını kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşacağını belirterek, “Bu ülke, susarak değil; konuşarak, yüzleşerek, çözerek büyüyecek.” şeklinde sözlerini tamamladı.