Venezuela, son yüzyılın en güçlü depremiyle sarsılırken, bu felaket ülke için mümkün olan en kötü zamanda meydana geldi. Latin Amerika ülkesinin bir zamanlar patlama yapan ekonomisi, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip olmasına rağmen yıllardır süren ABD yaptırımları, hiperenflasyon, hükümet yolsuzluğu ve petrol sektöründeki kötü yönetim nedeniyle çökmüş durumdaydı. Gayri safi yurtiçi hasılası 2013’ten bu yana yaklaşık yüzde 80 oranında küçüldü. Ardından Ocak ayında eski Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ABD tarafından yakalanması geldi. Onun yerine geçen ve Washington ile pragmatik ilişkiler kuran Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, ekonomiyi temkinli bir şekilde liberalleştirmeye, yabancı petrol şirketlerine kur yapmaya ve ezici yaptırımlardan kurtulmaya çalışıyor. ABD’nin yaptırımları hafifletmesi ve petrol üretiminin kademeli olarak artmasına rağmen enflasyon yüksek kalmaya devam ediyor ve sıradan vatandaşlar düşük maaşlarla boğuşuyor. Birleşmiş Milletler’e göre 2025 yılında yaklaşık 8 milyon kişi, yani nüfusun yaklaşık üçte biri insani yardıma ihtiyaç duydu. Depremzedeler için akaryakıt istasyonunda depo doldurmaktan eczaneden jenerik ilaç almaya kadar temel hizmet ve mallara ulaşmak, ülkedeki kronik kıtlık nedeniyle oldukça zor. Bu iki depremin yol açtığı insani kriz, zaten gergin olan tedarik zincirine daha da fazla baskı yapacak.
EKONOMİK TOPARLANMA UMUTLARI ZORA GİRDİ
Bu ölçekteki bir doğal afet, ekonominin canlandırılmasına yönelik kırılgan umutları ciddi şekilde zedeleyecek. Binlerce can kaybı ve yaygın hasar potansiyeli de cabası. Yıllar süren ekonomik tahribat ve kamu hizmetlerine yetersiz yatırımın ardından ülkenin hastanelerden elektrik ve suya kadar tüm altyapısı böyle bir krizle başa çıkmak için yetersiz durumda. Rodriguez’in açıklamasına göre şu ana kadar en az 32 kişi hayatını kaybetti, 700 kişi yaralandı ve ölü sayısının artması bekleniyor. ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu’nun ilk modellemesine göre ekonomik kaybın büyük olasılıkla 10 milyar dolar ile 100 milyar dolar arasında olacağı tahmin ediliyor. Üst sınır, kabaca tüm Venezuela ekonomisinin büyüklüğüne denk geliyor. Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nden sismolog Dr. Lucy Jones, çöken binaların ötesinde depremlerin neden olduğu güçlü sarsıntının gaz hatlarını patlatması veya elektrik sistemlerine zarar vermesiyle yangınları da tetikleyebileceğini belirtti. Bu zincirleme etkilerin felaketi daha da kötüleştirebileceğini ve yangınların bazen büyük bir depremin ekonomik kayıplarını ikiye katlayabileceğini ekledi.
RODRIGUEZ OHAL İLAN ETTİ
Ancak ekonomisi zor durumda olan hükümetin, kısa sürede dolması beklenen sağlık sistemini desteklemesi veya yeniden inşa faturalarını karşılaması için net bir yol bulunmuyor. Tüm bunlar yaşanırken Karakas, küresel ekonomiye dönüşün temel koşullarını müzakere ediyor. Zaten yoksullukla boğuşan bir nüfus için bu çifte darbe niteliğindeki depremler, mümkün olan en kötü anda geldi. Rodriguez, Çarşamba akşamı televizyonda yayınlanan konuşmasında olağanüstü hal ilan etti. “Halk için bu son derece hassas dönemde yaralıları tedavi etmek için ülkenin tüm kamu ve özel sağlık ağını, özellikle en çok etkilenen bölgelerde harekete geçirdik” dedi. Arama kurtarma çalışmalarını yönetmek için üst düzey bir görev gücü oluşturulduğunu da sözlerine ekledi. Görevden alınan ve hapiste olan Maduro, resmi Telegram kanalından bir paylaşımla Venezuela halkına destek mesajı yayınladı. “Bugün tek bir mesaj var: maksimum birlik, maksimum dayanışma ve maksimum eylem” ifadelerine yer verildi. Mesaj, Ocak ayında ABD güçleri tarafından yakalanmalarının ardından New York’ta federal gözaltında bulunan ve uyuşturucu kaçakçılığı ile silah suçlamalarıyla yargılanan Maduro ve eşi Cilia Flores de Maduro adına yapıldı.
MUHALEFETTEN DAYANIŞMA MESAJI
Ülkenin en yüksek profilli muhalefet liderlerinden Maria Corina Machado, X hesabından üzüntüsünü paylaştı. Geçen yıl Nobel Barış Ödülü’ne layık görülen ve ülkesinde zulme uğrayarak sürgünde yaşayan Machado, “Kalbim, sonsuz kucaklamam ve dualarım, bu acı dolu saatlerde her Venezuelalı evin yanında” dedi.
TRUMP'TAN YARDIM SÖZÜ
Çarşamba günü yaşanan depremler, Başkan Donald Trump’ın askeri güçle Maduro’yu devirdikten sonra Venezuela’yı “yöneteceğini” söylediği ülkeyi desteklemek için ABD’nin ne kadar ileri gitmeye istekli olduğunu da test edecek. Trump, Venezuela’ya ABD müdahalesinin başarısını ve Rodriguez ile kurduğu beklenmedik ortaklığı sık sık dile getiriyordu. Ölümcül depremlerin Venezuela’yı vurmasından sadece bir gün önce Pennsylvania’daki bir mitingde ülkenin “harika gittiğini” söylemişti. Depremin ardından Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda ABD’nin “yardım etmeye hazır, istekli ve muktedir olduğunu” belirtti. “Hükümetimizin tüm birimlerine hızlı hareket etmeye hazır olmaları talimatını verdim. Yeni ve büyük dostlarımızın yanında olacağız” ifadelerini kullandı. Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise ABD’nin Venezuela’ya derhal arama kurtarma ekipleri, tıbbi kaynaklar ve insani yardım göndereceğini açıkladı. Şimdi gözler, dünyanın en zengin ülkesinin bu sözlerini somut adımlara dönüştürüp dönüştürmeyeceğinde.