Çin’e ait sivil kolluk gemileri, son haftalarda Pasifik’te hiç olmadığı kadar uzak sularda yasa uygulama faaliyeti yürüttü, hassas bir deniz tabanını haritaladı ve kıyılarından 800 kilometre uzaktaki ihtilaflı bir lagünde araştırma yaptı. Uzmanlar, bu adımların Çin’in uzun süredir başvurduğu “salam taktiği”nin bir parçası olduğunu ve Pekin’in uluslararası hukuk kapsamında iddialarını ilerletmek için küçük ama kararlı adımlar attığını belirtiyor. Analistlere göre bu hamleler, özellikle Pekin’in “yeniden birleşme” sözü verdiği Tayvan için endişe verici nitelik taşıyor.
BASHİ KANALI’NDA TARİHİ GEÇİŞ
Geçtiğimiz günlerde Çin Deniz Güvenliği Ajansı’na bağlı üç gemi, Filipinler ile Tayvan arasındaki Bashi Kanalı’ndan geçerek Tayvan’ın doğusundaki sularda yasa uygulama ve haritalama faaliyetlerine başladı. Gözlemciler, sivil kolluk gemilerinin Japonya’nın güneyinden Tayvan, Filipinler ve Borneo boyunca uzanan “Birinci Ada Zinciri”nin doğusunda ilk kez görüldüğünü kaydetti. Stanford Üniversitesi’nden Ray Powell, bu durumu “Bashi Çıkışı” olarak nitelendirirken, Pekin’in Birinci Ada Zinciri’nin ötesinde de yargı yetkisi olduğunu ima ettiğini söyledi.
TAYVAN’IN DOĞUSUNDA YENİ SAHA İDDİASI
Çin’in yarı resmi sosyal medya hesabı Yuyuan Tantian, MSA gemilerinin Tayvan’ın doğusundaki deniz tabanını ilk kez haritaladığını duyurdu. Açıklamada, “Tayvan Adası’nın doğusundaki sular bizim kıyı sularımızı oluşturacak” denilerek, bölgede varlık gösterme ve yargı yetkisi kullanma hedefi vurgulandı. Tayvan Devlet Başkanı Lai Ching-te ise Pekin’in asıl amacının genişlemek olduğunu belirtirken, bir Tayvanlı güvenlik yetkilisi Çin’in MSA gemilerini kullanarak fiili yargı yetkisi izlenimi yaratmaya çalıştığını ifade etti.
ENERJİ ABLUKASI ENDİŞESİ
Uzmanlar, Çin’in MSA gemilerinin Tayvan’a giden ticari gemilere telsizle müdahale ettiğini, bir sonraki adımın ise bu gemileri durdurmak veya Tayvan’a varmadan Çin limanlarına yönlendirmek olabileceğini belirtiyor. Powell, sıvılaştırılmış doğal gaz taşıyan gemilerin hedef alınmasının, enerji ihtiyacının neredeyse tamamını ithal eden Tayvan için ciddi bir tehdit oluşturabileceğini söyledi. Yuyuan Tantian hesabının kullandığı “kıyı suları” tanımının resmiyete dökülmesi halinde, bu bölgelerin egemen toprak statüsü kazanabileceği ve yabancı gemilerin izinsiz giriş yapamayacağı ifade ediliyor.
ASKERİ VE JEOPOLİTİK BOYUT
Haritalama operasyonunun askeri sonuçlarına dikkat çeken eski istihbarat direktörü Carl Schuster, bu verilerin Çin Donanması’nın denizaltı ve görev gruplarını bölgede daha etkin kullanmasını sağlayacağını belirtti. ABD Dışişleri Bakanlığı, Çin’in eylemlerini “derin istikrarsızlaştırıcı” olarak tanımlarken, İngiltere, Fransa ve Almanya, Taipei’deki fiili büyükelçiliklerinden yaptıkları ortak açıklamada “Tayvan’ın doğusundaki yeni Çin faaliyetlerinden endişe duyduklarını” bildirdi.
FİLİPİNLER VE SCARBOROUGH RESİFİ KRİZİ
Tayvan’ın doğusundaki gelişmelerle eş zamanlı olarak Güney Çin Denizi’nde Scarborough Resifi gündeme geldi. Filipinler’in münhasır ekonomik bölgesinde yer alan ancak Çin kontrolündeki resifte, lagün girişinde yüzen bir yapı tespit edilmesi Manila’da tepki çekti. Çin, yapının araştırma amaçlı olduğunu öne sürdükten sonra geri çekildiğini açıkladı. Filipinler Savunma Bakanı Gilbert Teodoro, Çin’in daha önce de araştırma gemisi kılıfı kullanarak Güney Çin Denizi’nde askeri üsler inşa ettiğini hatırlatarak, bu taktiğin tekrarlanabileceği uyarısında bulundu. ABD ise Manila’ya 13 milyon dolar değerinde dört deniz insansız aracı hibe ederek, Filipinler’in gri alan faaliyetlerini izleme kapasitesini artırmayı hedeflediğini duyurdu.