TÜRKİYE’NİN BÜYÜK HEDEFİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi 28. Dönem 4. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’nda önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, “Mesele Türkiye ise gerisi teferruattır.” diyerek, bu anlayışla hareket eden herkesin değerli olduğunu vurguladı. Vatan, bayrak ve değerleriyle Cumhuriyetin korunması konusunda birlik ve beraberlik içinde olduklarını ifade etti. Gazze’deki insanlık dramına karşı Türkiye’nin bu meseleyi, 86 milyon vatandaşın sesi olarak TBMM’de en güçlü biçimde savunduğunu belirtti. “Gazze sınavını tarihimize ve milli seciyemize yaraşır biçimde, tam ve eksiksiz şekilde iftiharla vermiştir.” ifadesini kullandı.
Erdoğan, Filistin’e ve Kudüs’e desteklerinin son nefeslerine kadar süreceğini belirtti. Gazzeli kardeşlerin Türkiye’nin çabalarını iyi bildiğini ifade etti. “Allah izin verirse son nefesimize kadar da Filistin’in ve ilk kıblemiz Kudüs-ü Şerif’in hakkını korkusuzca savunmaya devam edeceğiz.” dedi. Türk milletinin Gazze’deki duruşunun tarihe altın harflerle yazılacağını ve oradaki insani krizin bir an önce sona ermesi gerektiğini vurguladı. “Bu utanç, bir an önce son bulmalıdır.” ifadesi ile, bağımsız bir Filistin Devleti kurulana dek mücadelenin süreceğini belitti.
TERÖRLE MÜCADELE VE ZİYARETLER
Erdoğan, Türkiye’nin terörle mücadelesinde önemli adımlar atıldığını ve bu konudaki başarıları için Bahçeli’ye teşekkür etti. Ayrıca, geçmişte terörle mücadelede çaba harcayan Sırrı Süreyya Önder’i yâd etti. “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, hiçbir dünyevi güç karşısında diz çökmez, boyun eğmez.” dedi. Terörizmin ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini, kardeşlik duygusunun güçlendirilmesi gerektiğini açıkladı. Suriye’nin toprak bütünlüğünün desteklenmesi noktasında kararlılığını sürdürdüğünü ve Suriye’deki tüm etnik grupların ortak gelecekte buluşacaklarına inandığını vurguladı.
DEPREM BÖLGELERİNE YATIRIM VE GELECEK PLANLARI
Cumhurbaşkanı, deprem sonrası kamu harcamalarının yaklaşık 90 milyar dolara ulaştığını belirtti. “Önceliğimiz, halkımızın hayat pahalılığı sorununu kalıcı olarak çözmektir.” diyerek 2026’nın ekonomik reform yılı olacağını söyledi. Türkiye ekonomisinde büyük dönüşümlerin gerçekleşeceğini belirtti. “Milletin iradesine dayanmayan imtiyazlara yer yoktur.” ifadesiyle, Türkiye’nin tek meşruiyet kaynağının halkın iradesi olduğunu dile getirdi. Bu yetkiyi en iyi şekilde kullanacaklarını vurgulayarak, toplumun tüm kesimlerinin hakkını koruyacaklarını söyledi.