ERDOĞAN’IN MECLİS AÇILIŞ KONUŞMASI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi 28. Dönem 4. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’nda etkileyici mesajlar verdi. Erdoğan, “Mesele Türkiye ise gerisi teferruattır” ifadesiyle bu anlayışa sahip olanların her zaman değerli olduğunu vurguladı. Vatan, bayrak ve Cumhuriyet değerlerinin korunmasında birlik ve beraberlik içinde olmaya dikkat çekti. Ayrıca, İsrail’in Gazze’deki eylemlerine karşı en güçlü tepkinin buradan yükseldiğini belirtti. TBMM’nin, Gazze konusundaki duruşunun tarihsel önemi olduğunu ifade etti. “Son nefesimize kadar korkusuzca savunmaya devam edeceğiz” diyen Erdoğan, Türkiye’nin Filistin halkı için yaptığı çalışmalara dikkat çekti.
GAZZE’YE DESTEK VE BARIŞ VURGUSU
Erdoğan, Filistin halkının Türkiye’nin çabalarını bildiğini belirtti ve “Bu utanç, bir an önce son bulmalıdır” ifadesiyle Gazze’nin durumuna dikkat çekti. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti kurulması için mücadelenin süreceğini duyurdu. “Nehirden denize barışın, huzurun ve güvenliğin hakim olduğu güzel günleri de göreceğimize tüm kalbimle inanıyorum” dedi. Ayrıca, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda önemli ilerlemeler kaydedildiğini de belirtti ve bu sürecin mimarlarından olan MHP lideri Bahçeli’ye teşekkürlerini sundu.
TÜRKİYE’NİN EGEMENLİK ANLAYIŞI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin asla hiçbir dünyevi güç karşısında diz çökmediğini ve boyun eğmediğini vurguladı. Hedeflerinin terörün sona ermesi ve kardeşliğin güçlenmesi olduğunu açıkladı. “Türkiye, Suriye’de bir dejavu yaşanmasına izin vermeyecektir” diyerek Suriye’nin toprak bütünlüğüne olan desteklerinin devam edeceğini bildirdi. Etnik köken veya mezhep farkı gözetmeksizin ortak bir geleceği inşa etme hedefinde olduklarını dile getirdi.
DEPREM BÖLGELERİNE YAPILAN YATIRIMLAR VE EKONOMİ REFORMU
Erdoğan, deprem bölgeleri için devletin bugüne kadar 3,6 trilyon lira, yani yaklaşık 90 milyar dolarlık harcama yaptığını açıkladı. Halkın hayat pahalılığı sorununu kalıcı olarak çözmenin öncelikli hedefleri arasında olduğunu belirtti. 2026 yılının Türkiye ekonomisinde reform yılı olacağını vurguladı ve sanayi, teknoloji ve tarım alanlarında kapsamlı dönüşümlerin başlayacağını kaydetti. “Milletin iradesine dayanmayan imtiyazlara yer yoktur” ifadesiyle de Türkiye’nin meşruiyet kaynağının halk olduğunu tekrar dile getirdi.