CHP’NİN DURUMU VE ADALAT BEKLENTİSİ
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, iç ve dış siyasete dair duygu ve düşüncelerini yazılı bir açıklama ile ifade etti. Bu bağlamda, “CHP havlu atmış, mefluç hale gelmiş, ipe un sermiş, siyasi komaya girmiştir.” diyerek CHP’nin mevcut durumunu eleştirdi. CHP’nin, “yüzyılın en büyük rüşvet, hırsızlık ve yolsuzluk davası” olarak adlandırdığı durumla yüzleşmesi gerektiğini belirtti. Bu bağlamda, adaletin gerekliliğine vurgu yaptı ve yolsuzluk davalarının süratle görülmesi gerektiğini ifade etti. “Dileğimiz, yeni adli dönemde görülecek yolsuzluk davalarının iddianame hazırlığının yapılarak süratle lazım gelen hükmün tesisi” diyerek adaletin hızlı ve etkin bir şekilde sağlanması gerektiğini belirtti. Bahçeli, CHP’nin sonunun karanlık olduğunu ve millet nezdindeki itibarının sıfıra indiğini ifade etti.
CUMHUR İTTİFAKI’NIN DEĞERLERİ
Cumhur İttifakı’nın, “saf ahlak, safi akıl ve samimi mizaç” üzerine kurulu bir siyaset anlayışına sahip olduğunu söyledi. Siyasi anlayışın devlet ile millet arasında yakın bir dayanışma sağladığını vurgulayan Bahçeli, “Türkiye’nin temel sorun alanlarına kararlılıkla müdahale edilmektedir” ifadesini kullandı. Türk milletinin Cumhur İttifakı’nın cesur mücadelesi ile hedeflerine ulaşacağına inandığını ve artık eski yöntemlerin geçersiz olduğunu belirtti. Ayrıca bu dönemi, “barış, kardeşlik, istikrar ve huzur devri” olarak tanımladı. Herkesi eşit olarak kucakladıklarını ve birlikte hareket etmenin önemine dikkat çekti.
SÜRECİ SABOTE EDENLER
İçinde bulunulan süreçte, Türk ve Kürt arasındaki birliği hedef alan girişimleri red etti. Bahçeli, milli iradenin, “Terörsüz Türkiye” ilkesini desteklediğini belirtti. Bu kapsamda TBMM’de oluşturulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”na da değinerek, bu komisyonun çalışma usullerinin dışında bir gündemle karşılaşmasının yanlış olduğunu belirtti. “PKK’nın silah bırakma ve tasfiye aşamalarının teknik ve hukuki çerçevesinin sabote edilmesi” gibi eylemlerin kabul edilemeyeceğini vurguladı. CHP’nin başını çektiği sabotaj girişimlerinin, “Terörsüz Türkiye” hedefiyle çeliştiğini ifade etti.
PKK VE SDG/YPG İLE İLİŞKİLER
Bahçeli, PKK’nın silahlarını bırakması ve terörist unsurlarının SDG/YPG’ye katılma ihtimalini gündeme getirerek, bu konuda dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. PKK’nın çağrısının tüm birleşenleri için bağlayıcı olduğunu belirtti ve SDG/YPG’nin bu çağrılardan muaf olmadığını ifade etti. Bahçeli, “YPG, PKK’nın bir türevidir” dedi ve ABD’nin SDG/YPG ile ilgili sözlerini eleştirerek, bu durumun Suriye’deki istikrarsızlığa yol açabileceğini söyledi.
TÜRKİYE’YE YÖNELİK TEHDİTLER
Türkiye’nin Suriye politikalarının açık ve şeffaf olduğunun altını çizen Bahçeli, Suriye’nin siyasi ve toprak bütünlüğünün korunmasının önemine dikkat çekti. Ayrıca, “Federasyonun bir tık altı” beyanatlarına karşı durduklarını belirtti. Suriye’de ya huzur ve barışın hâkim olacağı ya da İsrail’in planladığı parçalanma ortamının oluşacağı konusunda uyarılarda bulundu.
Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti’nin stratejik akılla hareket ettiğini ve Suriye’deki sorunlara karşı direndiğini belirtti. Tüm unsurların bir arada yaşamasının önemine vurgu yaptı ve CHP Genel Başkanı’nın söylemlerini eleştirerek, bu tür açıklamaların çok kötü bir durum olduğunu ifade etti. Bahçeli, “Özgür Özel akıl tutulmasının dibindedir.” diyerek, CHP’nin içindeki sorunları dile getirdi.
Bahçeli, CHP Genel Başkanı’nın “Büyük Taarruz’un emrini veren kişi olmak istiyorum.” sözüne göndermede bulunarak, bu ifadelerin sağlıklı bir düşünce yapısından uzak olduğunu belirtti. Ayrıca, Özel’in sivil siyaset adına düşmanı belirleme çabalarını ve görüş açılarını eleştirerek, onun sağlığını sorguladı. Özgür Özel’in revize edilmiş söylemleriyle Türkiye’nin gelişim sürecini baltalamaya çalıştığını vurguladı ve bu tür yaklaşımların kamuoyunda tutunamayacağını belirtti.