ÇAYÖNÜ TEPESİ’NDEKİ KAZILAR DEVAM EDİYOR
Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde, dünya uygarlık tarihinin en önemli merkezlerinden biri olarak görülen Çayönü Tepesi’ndeki arkeolojik araştırmalar, 1964 yılından bu yana devam ediyor. Bu yıl yapılan kazılarda, göçebelikten yerleşik hayata geçişin ve avcılıktan tarıma adım atmanın izlerini taşıyan alan, önemli bulgular sundu.
YENİ MEZARLAR KEŞFEDİLDİ
Kazı ekibi, Çanakkale Uygulamalı Bilimler Fakültesi Müzecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Sarıaltun liderliğinde, bu yıl 5’i 5 bin ve 1’i 11 bin yıl öncesine ait toplamda 6 mezar ortaya çıkardı. Sarıaltun, mayıs ayında başlayan kazı sezonunda birçok buluntunun gün yüzüne çıktığını belirterek, “Bu yıl ilk Tunç Çağı’na ait mezarlar bulduk. Çayönü halkının Neolitik dönemden Tunç Çağı’nın başlarına kadar burayı yaşam alanı olarak kullandığını gösteren çok sayıda veri elde ettik.” şeklinde konuştu.
MEZAR HEDİYELERİ VE TÖRELER
Bu mezarlardan ikisinin basit gömü olduğunu aktaran Sarıaltun, “Bunlarda mezar hediyesi yoktu. Bir küp mezar yüzeye yakın olduğu için tahrip olmuştu. Ancak sandık tipi mezarlarda yoğun buluntular var. Bireylerin yanına kap-kacaklar hediye olarak bırakılmış. Ayrıca sadece hediye gömülen çukurlar da tespit ettik.” ifadelerini kullandı.
NEOLİTİK DÖNEMİN DERİNLİKLERİNE İNİŞ
Sarıaltun, bu yılın en dikkat çekici bulgusunun Neolitik döneme ait 11 bin yıllık bir mezar olduğunu vurguladı: “Bu buluntular sayesinde topluluğun nasıl yaşadığını, neyle beslendiğini ve hangi hastalıklarla mücadele ettiğini daha iyi anlayabileceğiz.”
ANTROPOLOJİK ÇALIŞMALAR İLE DESTEK
Kazılara katkı sunan Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü’nden Ömür Dilek Erdal, 6 mezarın gün yüzüne çıkarıldığını belirtti. Erdal, bunlardan birinin Neolitik, diğerlerinin ise Erken Tunç Çağı mezarları olduğunu aktararak, “Erken Tunç Çağı’nda mezarlar taş sanduka şeklinde yapılıyor, üzeri blok taşlarla kapatılıyordu. Bireyler yan yatırılarak gömülüyor, yanına hediyeler bırakılıyordu.” şeklinde açıklama yaptı.
ÇAYÖNÜ’NÜN TARİHSEL DEĞERİ
Bölgedeki kazılarda şimdiye kadar 600’ün üzerinde iskelet bulunduğunu ifade eden Erdal, DNA ve antropolojik analizlerin sürdüğünü aktardı. Elde edilen ilk verilerin, Neolitik dönem insanlarının Mezopotamya, İran, Irak ve Kafkasya ile temas halinde olduğunu ve bu alanda heterojen bir kültür geliştirdiklerini gösterdiğini belirtti: “Bu insanlar tarımcıydı, ağır işler yapıyorlardı ve kültürlerini Tunç Çağı’na taşıyarak Anadolu’ya aktardılar. Çayönü, bu özelliğiyle oldukça önemli bir merkez.”