EBUBEKİR SIDDIK KAYA’NIN TARTIŞMALI AÇIKLAMALARI
Sosyal medya platformlarında kendisini “hoca” olarak tanıtan Ebubekir Sıddık Kaya, 16 Şubat 2025 tarihinde paylaştığı bir video ile Türk sinemasının unutulmaz isimleri Adile Naşit ve Kemal Sunal’a yönelttiği tartışma yaratan ifadeleriyle gündem oldu. Bu açıklamalar, sanatçıların aileleri tarafından büyük bir tepkiyle karşılandı ve söz konusu ifadeler sonrasında hukuki süreç başlatıldı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, yapılan şikayetlere dair inceleme gerçekleştirdi ve kararını duyurdu.
AİLELERDEN SUÇ DUYURUSU
Ebubekir Sıddık Kaya, Adile Naşit hakkında şunları ifade etti: “Mezarı bir açıyorlar, nasıl bir manzara biliyor musun? Adile Naşit’in bacağını ensesinden sokmuşlar, ağzından çıkarmışlar. Bir müftü her gün mezarlıktan bir çığlık duyuyor. En son gidip bakıyor ki çığlık Adile Naşit’in mezarından geliyor. Hani bizim evimizin annesi vardı ya, küçükken öyle yutturdular. Evimizin tonton annesi dediler.” Kemal Sunal ile ilgili olarak da, “Evimizin esprili adamı da Kemal Sunal, 44. dereceden Türkiye’nin en büyük masonlarından biri. Kemal Sunal’ı da evimizin komedyeni diye çaktılar bize, Adile Naşit’i evimizin tonton annesi diye çaktılar. Zaten Yeşilçam’da kimi çaktılarsa hepsi Ermeni” sözlerini sarf etti.
Bu duruma tepki gösteren Adile Naşit’in yeğeni Necip Naşit Özcan, Kaya’nın açıklamalarını gündeme getirerek avukatı Bişar Abdi Alinak aracılığıyla İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Şikayet dilekçesinde, Kaya’nın ifadelerinin “kişinin hatırasına hakaret” suçu kapsamında değerlendirilmesi ve bu doğrultuda soruşturma başlatılması talep edildi. Kemal Sunal’ın oğlu Ali Sunal da benzer bir iradeyle babasına yönelik yapılan ithamların aziz hatırasına saygısızlık olduğunu ifade ederek Kaya’ya karşı suç duyurusunda bulundu.
SAVCILIK’TAN GELEN KARAR
Ekol TV’den Elyesa Karatepe’nin aktardığına göre, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, gelen şikayetleri inceleyerek kararını açıklamış oldu. Savcılık, Ebubekir Sıddık Kaya’nın sözlerinin hukuki açıdan suç unsuru taşımadığına kanaat getirdi. Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddelerine göre hakaret suçunun yalnızca birinci ve ikinci derece akrabalar tarafından şikayet edilebileceğine ve bu koşulda belirli şartların sağlanması gerektiğine dikkat çekildi. Kaya’nın sözleri hakkında yapılan değerlendirmelerde hakaret kapsamına alınamayacağı belirtilerek, “Şüpheli hakkında suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına” karar verildi. Bu durumda dosya kapatılmış oldu.