Edirne, Türkiye’deki çeltik üretiminin yüzde 38,4’lük kısmını karşılayarak öncelikli konumda yer alıyor. Geçen yıl, 486 bin dekarlık alanda toplamda 391 bin 101 ton çeltik üretimi gerçekleşti. Ancak Edirne, iklim değişikliğinin etkilerini derinden hissediyor. Özellikle son iki yılda kuraklık nedeniyle çeltik üretim sezonunda ciddi su eksikliği yaşandı. Çiftçiler, çeltik tarlalarına yeterli suyu ulaştırmada zorluk çekti.
verim kaybı en aza indirildi
Geçen yıl çeltik veriminin düşmemesi adına Meriç ve Tunca nehirlerinden dönüşümlü sulama tedbirleri alındı, ilave olarak su kuyuları açıldı. Bu önlemler sayesinde çeltik verim kaybı en aza indirildi.
ekim sahaları belirlendi
Bu yıl ise çiftçilerin çeltik sezonunda sorun yaşamamaları için İl Kuraklık Kriz Merkezi ile İl ve İlçe Çeltik Komisyonlarında ekim alanları belirlenmesi kararlaştırıldı. Edirne gibi kurak bir kış geçiren bölgelerde, nehirlerdeki su seviyesinin düşük olması endişelere yol açarken bazı çiftçiler çeltik tarlalarını sürüp ayçiçeği ekimini tercih etti.
kurak bir dönem yaşanıyor
Trakya Üniversitesi Doğal Afet Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Musa Uludağ, iklim değişikliğine bağlı olarak son yıllarda kurak bir dönem yaşandığını aktardı. Uludağ, Edirne ve çevresinde kar yağışlarının azaldığını ve sıcaklıkların arttığını belirtti. Bu durum, çeltik gibi suya ihtiyaç duyan tarım ürünlerinin yetiştirilmesinde sorunlar ortaya çıkardığını ifade etti.
suyu kontrol etmemiz lazım
Uludağ, suyun tarımsal üretim için hayati olduğunu vurguladı ve “Çeltik ve diğer ürünleri sulayabilmek için suyu kontrol etmemiz lazım. İklimde değişim var, sıcaklıklarda bir artış trendi mevcut ve yağışlarda da dengesizlik var. Bazen bir yılda düşmesi gereken yağış çok kısa sürede düşüyor. Bu durum yüzeysel akışı hızlandırıyor ve suyun kullanımını sorunlu hale getiriyor.” dedi.
tarımsal su kullanımı artıyor
Uludağ, iklimde yaşanan bu olumsuz etkilerin yanı sıra nüfus artışının su ihtiyacını artırdığına da dikkat çekti. Türkiye’nin nüfusunun 1950 yılında 20 milyon civarında olduğunu belirten Uludağ, “Bugün nüfusumuz 85 milyonu aşmış durumda. Dolayısıyla bireysel, endüstriyel su kullanımı ve beslenme ihtiyacına bağlı olarak tarımsal su kullanımı artıyor. İklim krizinin etkileri nedeniyle daha ciddi su krizleri yaşamaya başladık.” diye konuştu.
akarsularımız olması gereken seviyede değil
Uludağ, normal koşullarda kış ve ilkbahar aylarında Meriç ve Tunca nehirlerinin yüksek debiyle akması gerektiğini, fakat son yıllarda bunun değiştiğini ifade etti. Nehirlerin düşük seviyede aktığını belirten Uludağ, “Kar erimelerinin başladığı dönemdesin. Ama akarsularımız olması gereken seviyede değil.” dedi.
çeltik sulamalarında dönüşümlü sisteme geçtik
Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, kuraklık ve aşırı sıcakların tarımsal üretimi olumsuz etkilediğini söyledi. Arabacı, çeltik üretim sezonunda tarlalara suyun ulaştırılması için önlemler alındığını belirtti. “Çeltik sulamalarında dönüşümlü sisteme geçtik. Nehirlerin alt bölümlerinde tarlası bulunan üreticilere can suyunun ulaşması için tedbirler aldık.” diye ekledi.
suyun az olması üretimi tehdit ediyor
Arabacı, çeltik tarımının sürdürülebilirliğinin sulama olanaklarıyla bağlantılı olduğunu vurguladı. “Çeltik ekim dönemine az bir süre kaldı. Nehir debilerimiz yine düşük. Suyun az olması üretimi tehdit ediyor. Bu yıl da zor bir dönem geçeceğe benziyor.” diyerek, üreticileri bilgilendireceklerini ifade etti. Birçok çiftçinin, ekiliş olamayacağı düşüncesiyle riskli çeltik arazilerini ayçiçeği ekmek için değerlendirdiğini belirtti.
Arabacı, su sıkıntısına kalıcı çözüm sağlanabilmesi için Çömlekköy Barajı gibi projelerin hayata geçirilmesinin önemine de dikkat çekti.