İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturmalar çerçevesinde, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından tutuklandı. Yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltına alınan İmamoğlu’nun, “silahlı terör örgütüne yardım etme” suçu ile ilgili ise tutuksuz yargılanmasına karar verildi. Kararda, “Kuvvetli suç şüphesi bulunmakla birlikte mali nitelikli suçlardan zaten tutuklanmasına karar verildiğinden bu aşamada gerek görülmemekle talebin reddine karar verilmiştir.” ifadesine yer verildi.
ADLİYE GÜVENLİK ÖNLEMLERİ
İmamoğlu ve gözaltına alınan toplam 90 kişi, Vatan Emniyet’ten 14 minibüs ile adliyeye sevk edildi. Adliyeye getirilmeleri öncesi yoğun güvenlik önlemleri alındı. İmamoğlu ve gözaltındaki diğer kişiler, adliye binasına eksi yedinci kattan alındı. Yolsuzluk soruşturmasında görevli olan 30 savcı, terör soruşturmasında ise 4 savcı, İmamoğlu ve diğer 91 kişinin ifadesini almak için atanmıştı. İfade işlemleri akşam saatlerinde başladı ve İmamoğlu’nun savcılıktaki sorgusu gece geç saatlerde sona erdi.
SUÇLAMALAR VE YARGISAL SÜREÇLER
Ekrem İmamoğlu, yolsuzluk iddiaları çerçevesinde “suç örgütü kurma”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “rüşvet almak” gibi suçlamalarla hakimliğe sevk edildi. “Kent uzlaşısı” soruşturması kapsamında ise İmamoğlu’nun yanı sıra Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat ve Reform Enstitüsü Direktörü Mehmet Ali Çalışkan da “silahlı terör örgütüne yardım etme” suçu çerçevesinde sorgulandı. İBB’ye yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında 92 kişinin tamamının tutuklanması talep edildi.
İçinde bulunduğu durumdan ötürü gözaltına alınan İmamoğlu, bir dizi suçlamayla karşı karşıya kaldı. Bu suçlamalar arasında “suç örgütü yöneticisi olmak”, “ırtikap”, “rüşvet”, “nitelikli dolandırıcılık” gibi ciddi maddeler yer aldı.
İmamoğlu’nun, “kent uzlaşısı” soruşturması kapsamında verdiği ifadesinde, “Kent uzlaşısı ne anlama gelmektedir, ne zaman, ne amaçla kuruldu?” şeklindeki bir soruya, “2018’de Millet İttifakı adayı oldum. Liderlerden izin alarak, İstanbul İttifakı adayı olduğumu ifade ettim. O günden bugüne her siyasi yarışta özellikle İstanbul seçimlerinde İstanbul İttifakı ve Türkiye İttifakı ifadelerini sayısız kere kullandım.” yanıtını verdi. İmamoğlu’nun ifadesinde bahsettiği diğer bir önemli nokta ise “Kent Uzlaşısı” ifadesinin DEM Parti söylemi olduğuydu. Ayrıca, İmamoğlu, terör örgütleri ile iş birliği yaptığı iddialarına karşı çıkarak, “İsmi geçen terör örgütleri ve bağlantılı örgüt üyeleri ile ilgili bilgim yoktur.” dedi.
İDDİALAR VE SAVUNMA
İmamoğlu, kendisine yöneltilen gizli tanık ifadeleri ile ilgili olarak “Gizli tanık uygulamasını da beyanlarını da kabul etmiyorum. Bu ifadelerin uydurma ve kumpas içerikli olduğunu düşünüyorum.” açıklamasında bulundu. İmamoğlu ayrıca, terör örgütü ile iltisaklı olduğu öne sürülen bazı kişilerin işe alım sürecine dair eleştirilerde bulunarak, “İlçe Seçim Kurulu ve YSK’ya bildirilen listelerde bu isimler bulunmasına rağmen bu tespitin yapılmayıp, soruşturma süreçlerinin başlatılması yargı üzerinden bir siyasi müdahale.” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu, 19 Mart 2025’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlık Konutu’na yapılan polis baskınını “yasaya uygun olmayan bir şekilde gözaltına alınma yöntemi” olarak değerlendirerek, yapılanların Türkiye’ye büyük bedel ödettiğine vurgu yaptı. Ekrem İmamoğlu, yürütülen soruşturmalarla ilgili olarak derin üzüntü duyduğunu ifade etti.
İmamoğlu, geçmişteki siyasi bağları ve yaptığı her türlü siyasi etkinlikte kendisinin her zaman İstanbul’un geleceği için çalıştığını belirterek, “Bu süreç Türkiye’nin itibarını zedeledi, hukuk ve adalet duygularını yerle bir etti.” şeklinde konuştu. “Gözaltına alınmadan oluşturulan, uydurma 6 dava ve 30 yıla yakın hapis cezası istemi ile İstanbul Üniversitesi tarafından iptal edilen 31 yıllık diploma…” gibi konulara da vurgu yaparak, bu sürecin Türkiye’nin geleceği için büyük bir tehdit olduğunu belitti.