KİTLESEL SÜREÇTE KRİTİK DÖNEM
“Terörsüz Türkiye” çerçevesinde önemli bir aşamaya gelindi. ABD’nin Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) verdiği desteği azaltmaya başlamasıyla birlikte, bu güçlerin Suriye ordusuna katılma süresi eylül ayı itibarıyla sona eriyor. Güvenlik kaynakları, eğer SDG bu süreçte somut adımlar atarsa, sürenin yıl sonuna kadar uzatılabileceğini belirtiyor. Aksi durumda Türkiye’nin destek vermesiyle birlikte askeri operasyonlar gündeme gelebiliyor. Ankara ve Şam yönetimleri ise, SDG’nin “özerk yapı” ya da “ademimerkeziyetçi yönetim” taleplerine kesin bir şekilde karşı çıkıyor. Ayrıca, SDG’nin yalnızca Kürtlerden meydana gelmediği; Haseke ve Kamışlı bölgelerinde 4–5 bin Kürt güç bulunurken, bu yapı içerisinde Arap aşiretleri ve Hristiyanların da yer aldığı aktarılıyor. Arap aşiretlerinin ise entegrasyondan yana olduğu ifade ediliyor.
Sürecin provokasyonlarla kesintiye uğramaması için güvenlik birimleri, çeşitli girişimleri engellemeye çalışıyor. Kuzey Irak’taki silah teslimatı ve imhası sürecinde ise, silahların seri numaralarının kaydedildiği ve PKK’nın silah imhasında hızlı bir şekilde hareket ettiği bildiriliyor. Öte yandan, Mahmur ve Sincar’daki kamplarda bulunan ailelerin Türkiye’ye dönüşüne engel olunmaması kararlaştırılıyor. PKK’nın üst yönetiminin farklı ülkelere gitme seçenekleri arasında Afrika ülkelerinin bulunduğu kaydedilen bilgiler arasında. Bu konunun silah bırakma sürecinin tamamlanmasının ardından değerlendirileceği ifade ediliyor.
Meclis’te kurulan komisyonun bu süreçte katkı sağlaması beklenirken, güvenlik bürokrasisi mevcut yasalarla sürecin yürütülemeyeceğini belirtiyor. Silah bırakan örgüt üyelerinin sivil hayata dönmesi için yeni idari ve yasal düzenlemelerin acilen gerekli olduğu aktarılıyor.