Sanatçı ve eğitmen Gaye Özen’in “Hayatiyet” isimli tezhip ve minyatür eserlerinin sergisi, Zeyrek Akademi’de sanatseverlerle bir araya geldi. İstanbul Üniversitesi Klasik Türk Bezeme Sanatları Atölyesi tarafından düzenlenen sergi hakkında AA muhabirine açıklamalarda bulunan Özen, eserlerinde hayatiyetin doğadaki yansımalarına yer verdiğini vurguladı. Hayatiyetin önemine değinen sanatçı, “Hayatiyet tam da şu yaşadığımız zorlu süreçte hatırlamamız gereken en öncelikli değerlerimizden. ‘Her canlı sudan yaratılmıştır.’ ayeti bizlere bir kez daha suyun ne kadar hayati olduğunu düşündürüyor. Buradan yola çıkarak sergi vesilesiyle hayatiyet kelimesini yeniden dile getirmek istedim. Hemen hemen her minyatürümde ırmak, nehir, deniz bunlardan biri yoksa dahi bir bulut ve hatta bir su damlası yer alıyor. Yüzde 60 suyun taşıyıcısı olan insanın suyla hemhal olması kaçınılmaz.” dedi.
SU KÜLTÜRÜNE DİKKAT ÇEKMEK
Özen, beş minyatürünün hem ulusal hem de uluslararası farklı koleksiyonlarda yer aldığını belirterek, “Bu eserlerden 4 tanesini sergide sanatseverlerin beğenisine sunuyoruz. 22’si İstanbul çeşmeleri üzerinde çalıştım. 12’si ise su geçen minyatürler. 2010 yılında Prof. Dr. Nil Sarı hocamın öncülüğünü yaptığı çeşmeler projesinde, ecdadımızın su kültürüne işaret eden birbirinden değerli İstanbul çeşmelerini çalışmıştık ve o tarihte çeşmeleri gündeme getirmiş, farkındalık yaratmış, birçok sebil ve çeşmenin restorasyonuna vesile olmuştuk.” şeklinde devam etti.
SUYUN HAYATİYETİNE VURGU
Sanatçı, eserlerinde suyun hayatiyetine dikkat çektiğini ileterek, “Bu sergiyle çeşmeleri bir defa daha hatırlatırken, insanlığın kuraklık korkusuyla yaşadığı şu dönemde yeniden ve acilen suyun kıymet ve azizliğine bir bakış olsun istedim. Suyu koruyabildiğimiz müddetçe tabiat ve tüm canlılar hayatiyet kazanmaya devam edecek. Sergide de bu bilinçle hayati bir parçamız olan berrak suya sahip çıkalım diyorum.” dedi.
GAYE ÖZEN’İN SANATSAL BAŞARISI
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nil Sarı, Gaye Özen’in eserlerinde minyatür ve tezhip sanatını oldukça etkileyici bir şekilde yansıttığını belirterek, “Gaye hoca, öz sanatlarımızdan birisi olan minyatür sanatına çok kıymetli eserlerle katkıda bulunuyor. Eskilerin tabiriyle bu sergideki eserler ‘aliyyül ala’ bir şekilde muhteşem bir değere sahip. Gaye Özen, Türkiye’de bu sanatı en üst seviyede icra etmektedir. Tek üzüntüm, bu muhteşem sanatçı ve onun icralarının hem Türkiye’de hem dünyada yeterince tanınmadığıdır. Gaye Özen’in eserlerinin, bu çalışmaların güzelliğine yakışır bir şekilde tanıtılması gerektiğine inanıyorum.” ifadesinde bulundu.
Sarı, minyatür ve tezhip sanatının üretimlerini yakından takip ettiğini vurgulayarak, “Burada gördüğüm temel durum, sanatçılarımızın eserlerinde yeni bir şeyler ortaya koyma isteğidir. Ancak, bu sanatı icra ederken ne yazık ki karikatür eserler ortaya çıkıyor. Bu durum, eserlerin özünü ve ruhunu kaybetmesine yol açıyor. Yenilik olmadan, birbirini tekrar eden eserlerle sanat gelişmez. Yenilik ancak o sanatı gerçekten özümsemiş sanatçıların ellerinden ortaya çıkar. Gaye Özen’in eserleri bu sanatın özünü ve ruhunu özümseyerek en üst düzeyde ortaya çıkmış eserlerdir.” diye konuştu.
Serginin 29 Kasım’a kadar ziyaret edilebileceği bilgisi verildi.
GAYE ÖZEN’İN EĞİTİM GEÇMİŞİ
Sanatçı, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tiyatro Dekor ve Kostümü Bölümünü 1993 yılında bitirdi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Etik Ana Bilim Dalında Ord. Prof. Dr. A. Süheyl Ünver Nakışhanesi’nde 1998’de “Türk Süsleme Sanatları” dersleri almaya başlayan Özen, 2001 yılında “tezhip ve minyatür icazeti” aldı. Bodrum Gümüşlük “Eklisia”da tezhip ve minyatür çalışmalarıyla “Bir Elif Melek” isimli ilk kişisel sergisini 2005 yılında açaraktan bugüne kadar birçok tezhip ve minyatür sergisinde yer aldı. Şu an Zeyrek Akademi’de Klasik Türk Bezeme Sanatları Atölyesi eğitim kadrosunda minyatür eğitmenliği görevini sürdürüyor.