ULUSLARARASI GAZETECİLERE YÖNELİK SUÇLAR
Filistinli Gazeteciler Sendikası, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 2 Kasım’da anılan Uluslararası Gazetecilere Karşı İşlenen Suçların Cezasız Kalmasını Sona Erdirme Günü dolayısıyla bir yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada, “İşgal (İsrail) güçlerinin Gazze Şeridi’nde Filistinli gazetecilere karşı gerçeğin tanıklarını öldürmek amacıyla sistematik bir şekilde gerçekleştirdiği katliamlar cezasız kalmayacaktır” denildi. Verilen bilgilere göre, “İsrail işgal ordusu, Gazze’de bir yılda 183 gazeteciyi öldürdü; bu, dünya çapında her yıl öldürülen gazeteci sayısının yaklaşık iki katı.”
GAZZE’DE BASINA YÖNELİK KATLİAMLAR
Açıklamada, İsrail güçlerinin Gazze Şeridi’nde basına ve insanlığa karşı gerçekleştirdiği korkunç katliamların, medya tarihinde gazetecilere yönelik en büyük ve en menfur katliam olarak tanımlandığı vurgulandı. Dünya üzerindeki ülke ve kuruluşlara, “gazeteci katillerinden hesap sorulması, yargılanması ve cezadan kaçmalarının engellenmesi için acil önlem ve kararlar alma, bağlayıcı ve caydırıcı yasal mekanizmalar oluşturma” çağrısında bulunuldu.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’DEN TEPKİ
Gazze’deki hükümetin Medya Ofisinden yapılan önceki açıklamalara göre, 7 Ekim 2023’ten itibaren İsrail ordusunun saldırıları altında Gazze’de 183 gazetecinin hayatını kaybettiği belirtildi. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de gazetecilerin öldürülmesinin “kabul edilemez” olduğunu ifade ederek, basın mensuplarının korunması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, BM Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Genel Direktörü Audrey Azoulay, 2013’ten bu yana dünya genelinde 900 gazetecinin öldüğünü, bu durumun ise yılda ortalama 82 gazeteci kaybı anlamına geldiğini belirtti.
GAZZE’DEKİ SALDIRILAR VE SONUÇLARI
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda yaklaşık 17 bin 210’u çocuk, 11 bin 742’si kadın olmak üzere toplam 43 bin 314 Filistinli yaşamını yitirdi. Ayrıca, 102 bin 19 kişi yaralandı. Enkazlar arasında hâlâ binlerce ölü bulunduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapının da tahrip edildiği kaydedildi.