21 yaşındaki Gülistan Doku’nun ölümüyle ilgili gizem, altı yıl sonra yeniden aydınlanmaya başladı.
Cinayete kurban gittiğine dair güçlü işaretler ortaya çıkarken, genç kadının dijital izlerinin silindiği ve olayla bağlantılı bazı kamu görevlilerinin bulunduğu belirlendi.
Organize kötülüğün adım adım aydınlatıldığı bu süreçte, neler yaşandığına bakalım.
Gülistan Doku, Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nde ikinci sınıf öğrencisiydi. 5 Ocak 2020’de yurttan ayrıldığında kendisinden bir daha haber alınamadı.
Ailesi durumu bildirerek “kayıp” ihbarında bulundu ve Gülistan’ın en son görüştüğü eski erkek arkadaşı Rus asıllı Zeinal Abarakov’un olayın “baş şüphelisi” olduğunu öne sürdü.
Arama çalışmaları hızla başlamıştı. Gülistan’ın telefonunun en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarı Saltuk Viyadüğü’nde sinyal verdiği tespit edildi.
BARAJ GÖLÜ ŞAŞIRTICI DETAYLAR İÇERİYOR
Dinar Köprüsü’nden geçen bir başka aracın kamerasına, Gülistan’ın köprü korkulukları ve bariyerleri arasında oturduğu anların görüntüleri yansıdı. Bu durum, basında geniş yer bulmasına neden olarak “intihar” şüphesinin artmasına yol açtı.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile jandarmanın yürüttüğü arama çalışmaları yoğunlaştı. Baraj suyu, İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla 6 metre düşürüldü.
DOSYA NASIL GELİŞTİ?
O dönemde Tunceli Valisi olarak görev yapan Tuncay Sonel, aramanın başındaydı.
Abarakov’un son görüştüğü kişi olarak tespit edilmesi, ailesinin açıklamalarıyla paralellik gösteriyordu. Abarakov’un üvey babası, o zamanlar soruşturmayı yürütmekteydi ve Vali Sonel ile de iyi ilişkileri vardı.
Bir gün önce, Abakarov telefonuna savcılık tarafından el konulacağını öğrenmişti. “Yarın telefonuma el koyacaklar.” dediği mesajı, onun durumunu skandala sürükledi.
Zeinal Abarakov ve üvey babası Engin Yücer, dosyaya “şüpheli” olarak eklendi. Ancak Abarakov’un tutuklanma talebi reddedildi.
O sırada Engin Yücer, sosyal medya hesabında Gülistan’ın intihar ettiğine dair fotoğraf paylaştı ve savcı bu bilgiyi dosyada yer almadığını belirtti.
Doku ailesi, sosyal medya paylaşımlarına yanıt vermek amacıyla bir suç duyurusunda bulundu.
“SÜREKLI İHTARDA BULUNDU”
21 Temmuz 2020’de bilirkişi raporu savcılığa sunuldu. Bu raporda Abarakov’un Gülistan ile “ihtar ve ikaz eder biçimde, fazlaca ısrarcı şekilde konuştuğu” tespit edilmişti.
Buna rağmen Abarakov’un ifadesi alınmadı. Doku ailesinin avukatı, 23 Temmuz 2020’de Abarakov’un tekrar tutuklanmasını talep etti, ancak bu talep “hukuka uygun bulunmadığı” gerekçesiyle reddedildi.
Gülistan Doku soruşturması kapsamında eski Tunceli Valisi’nin oğlu Mustafa Türkay Sonel, tutuklandı.
İNTİHAR İHTİMALİ NE OLDU?
5 Ağustos 2020’deki bilirkişi raporu, “intihar” ihtimalini çürüttü.
Ulusal Kriminal Büro, “Köprü ayağındaki efekt bir piksel artığı olup, kesinlikle yukarıdan suya düşen bir insan veya eşyanın suda yükselttiği su sütunu değildir.” açıklaması yaptı.
8 Ağustos 2020’de Engin Yücer, Gülistan’ın ablası Aygül Doku’ya sosyal medyada hakaretler yağdırdı ve Gülistan’ın hastalığına dair belgeleri paylaştı.
Bu durumla ilgili olarak Yücer hakkında “soruşturmayı ifşa ettiği” gerekçesiyle işlem başlatıldı ve 21 Ocak 2021’de görevinden ihraç edildi.
Doku ailesi, çocuklarının bulunması için 2 Ocak 2022’de Tunceli Adliyesi önünde oturma eylemi başlattı. Vali ile görüşmek isteyen aile, polis ekiplerince engellendi.
20 Ocak 2022’de Yücer, 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
6 YIL SONRA YENİ GELİŞMELER
Soruşturmanın akabinde, yalnızca rutin gelişmeler kaydedildi.
Ekim 2025’te savcının değişmesiyle birlikte, Gülistan’ın kaybolmadan önceki gün ve olay günü boyunca 700 saatlik kamera görüntüsü dosyaya eklendi.
Aynı zamanda ‘Şubat’ kod adıyla bilinen gizli tanığın ifadesi de dosyaya girdi.
Vali Tuncay Sonel’in ismi, yeniden tartışma konusu oldu. İddialara göre olaydan önce, eski vali ve oğlu Mustafa Türkay Sonel, Zeinal Abarakov ile birlikte alkol ve uyuşturucu kullandı.
Gülistan’ın bu kişilerin saldırısına uğradığı ve cinayetinin viyadük civarında gerçekleştiği iddiası, gizli tanık tarafından dile getirildi.
Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan’ı öldürdüğü ve cesedinin valinin koruması tarafından gömüldüğü iddia edildi.
CELAL ALTAŞ’IN İFADESİ
Firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş, sorgulandı ve olayla bir ilgisinin olmadığını ifade etti.
Ancak, “Mustafa Türkay yanımda bir gün silahını çıkartarak ben bu silahla birisini vurdum” dediği de belirtildi.
Ayrıca “Bana para gönderin, ben tehdit ediliyorum” demesi sorgulanırken, Celal Altaş’ın açıklamaları da dosyada dikkat çekti.
BAŞHEKİMLİKTE GÖZALTI
Doku’nun hastane kayıtlarının silindiği bilgisi araştırmalar sonucunda ortaya çıkartıldı.
Savcılık, hastane kayıtlarının “kesinlikle silinmiş” notuyla dosyaya ekledi. Hastaneye dair silinen log kayıtlarının kasten silindiği ortaya çıktı.
Dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi gözaltına alındı.
SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN HAREKETLİLİK
16 Nisan 2026’da, eski polis memuru HTS kayıtları ve banka dokümanlarıyla birlikte tutuklandı. Bu kişi, eski valiyle sürekli iletişim halindeydi.
Gülistan Doku’nun hesabına şifreyle giriş yaparak veri akışını sağladığı belirtildi.
Yine, Gülistan ile son görüşen kişi olduğu söylenen İdare personeli de tutuklandı ve kasten öldürme suçlaması yapıldı.
Soruşturmaya giren kayıtlar, Vali Tuncay Sonel’in oğlu ile firari şüpheli arasında ilişki olduğunu ortaya koydu.
SUÇ DELİLLERİ VE ESKİ VALİ
Yeni bulguların ardından, eski Tunceli Valisi hakkında, ‘suç delillerini yok etme gizleme ve değiştirme’ suçlamasıyla soruşturma başlatıldı ve gözaltına alındı.
ALTINDA YATAN GERÇEKLER
18 Nisan’da Gülistan’ın eski erkek arkadaşı ve üvey babası tutuklandı.
Doku ailesinin yakınlarının “Katiller!” diyerek tepkisi, dikkat çekti.
Gülistan’ın ablası Aygül Doku, kardeşinin eski vali Tuncay Sonel’in oğlu tarafından öldürüldüğünü öne sürdü ve devamında, “Artık dosyada önemli gelişmeler yaşanıyor.” diyerek yeni gelişmeleri aktardı.
Doku, “Başsavcı sayesinde masumiyetimize ulaştık.” ifadelerini kullandı.