Atlanta’da toplanan Haitili taraftarlar, kırmızı ve mavi formalarıyla ülkelerinin bu yılki Dünya Kupası’ndaki son maçını izlemek için şehir merkezinde coşkulu bir kalabalık oluşturdu. Haiti, Fas karşısında galibiyet alamasa da taraftarlar, 1970’lerden bu yana ilk kez Dünya Kupası’na katılma başarısı gösteren takımlarını desteklemenin mutluluğunu yaşadı. Ancak bu sevinç kısa sürdü; bir gün sonra ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump’a Haiti ve Suriye gibi çatışma bölgelerinden gelen yüz binlerce yabancı uyruklunun yasal statüsünü sona erdirme yetkisi verdi. Geçici Koruma Statüsü (TPS) olarak bilinen programa ilişkin bu karar, 350 binden fazla Haitilinin, başka bir koruma türüne hak kazanmadıkları takdirde çalışma izinlerini ve ülkede kalma haklarını kaybetmesi anlamına geliyor. İnsan hakları grupları ve uzmanlar, bu yıl çete saldırılarında 2 binden fazla kişinin öldüğü ve 1,5 milyon kişinin yerinden edildiği Haiti’nin, vatandaşları için güvenli bir ülke olmadığı uyarısında bulunuyor.
HAİTİ TARAFTARLARININ ENDİŞESİ MAÇA YANSIDI
TPS’ye yönelik beklenen kararın yarattığı korku, Çarşamba günü Atlanta’daki Haitili taraflarlar arasında açıkça hissediliyordu. Atlanta Stadyumu dışında elinde bir pankart tutan Haitili vatandaş Jude Exama, ülkesinde yaşananlara dikkat çekti. Exama, “Geri dönmüyorum. Yarın ülkem güvenli olursa dönerim. Haiti’de barışı sağlamak için ulusal diyalog çağrısı yapıyorum” dedi. Bir zamanlar Port-au-Prince’de tıp öğrencisi olan Exama, silahlı saldırıya uğrayan ve o tarihten bu yana kapatılan tıp fakültesi ve hastanesinin ardından iki yıl önce insani şartlarla ABD’ye geldi. ABD’ye giriş yaptıktan sonra TPS ve sığınma başvurusunda bulunan Exama, Georgia’da yemek dağıtım şoförü olarak çalışıyor ve ailesine para gönderiyor.
YÜKSEK MAHKEME KARARI UMUTLARI YOK ETTİ
Exama, Perşembe günü Yüksek Mahkeme kararını öğrendiğinde, çalışma izninin sona ermesinin ardından ABD’den ayrılmanın bir seçenek olmadığını söyledi. “Benim ülkede kalmaktan başka seçeneğim yok. Sizce böyle bir ülkede nasıl yaşayabilirim? Göçmenlikten saklanarak açlıktan ölmeyi, Haiti’deki açık cehennemde yaşamaya tercih ederim” ifadelerini kullandı. New Jersey’de ise Franndy Lesperance ve 10 yaşındaki oğlu, Haiti’nin Dünya Kupası yolculuğunu evlerinde kutladı. Lesperance, “52 yıl aradan sonra tekrar Dünya Kupası’nda olmak inanılmaz” dedi. Ancak kutlamaların gölgesinde, kendi TPS başvurusunun akıbeti ağır bir yük olarak üzerinde kaldı. 2023’te oğluyla birlikte insani şartlarla ABD’ye gelen Lesperance, TPS başvurusunda bulunmuş ancak Perşembe günkü karar bu yolu tamamen kapatmıştı.
HAİTİ’YE DÖNÜŞ ÖLÜMLE EŞDEĞER
Lesperance, “Aklımda bu yönetimin ülkede yabancı istemediği için TPS’yi onaylamayacağı düşüncesi vardı” diyerek kararı beklediğini ancak yine de ne yapacağını bilemediğini söyledi. Bir avukattan danışmanlık almayı planlıyor. Port-au-Prince’de gazeteci ve insan hakları aktivisti olan Lesperance, tehditlerle karşılaşmış ve kaçırma girişimlerinden kurtulmuştu. Şimdi bir fabrikada operatör olarak çalışıyor ve eski eşi ile 6 yaşındaki kızının yaşadığı Haiti’ye para gönderiyor. Ailesinin insani şartlarla ABD’ye gelme başvurusu 2023’te reddedilmişti. Lesperance, “Haiti’ye dönmek bizim için ölümcül olur” dedi.
HAİTİ’DEKİ KRİZ GİDEREK DERİNLEŞİYOR
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, bu ay ülkeye yaptığı ziyarette çetelerin terör estirdiği Haiti’de “olağanüstü büyüklükte bir kriz” gördüğünü söyledi. Atlanta’daki bir Haiti kültür festivalinde taraftarlar da Guterres’in bu sözlerini doğruladı. Haitili Joslin Alberique, “Haiti’deki durum şu an dayanılmaz. Şehir dışında yaşamıyorsanız normal bir hayat sürmek çok zor” dedi. Haiti asıllı Natasha ise “TPS’yi kaybederlerse çok sayıda insan yerinden edilecek ve yıllardır gitmedikleri bir ülkeye geri gönderilecek. Nereye gidecekler?” diye sordu.
AİLELERİN TEK GEÇİM KAYNAĞI TPS’YE BAĞLI
Los Angeles’ta yaşayan Reginald Joseph de TPS kararının gölgesinde yaşıyor. Güvenlik görevlisi ve Uber şoförü olarak iki işte çalışan Joseph, Karayip ülkesindeki ailesini geçindiriyor. Artibonite bölgesindeki memleketi Petite Riviere, silahlı saldırılarla harap olmuş durumda. Evi yıkılan Joseph’in ailesi bölgeyi terk etmek zorunda kaldı. Joseph, “Gerçekten çok endişeliyim çünkü tüm ailem bana bağlı. Onlara bakan benim” dedi. Eylül 2023’ten beri ABD’de bulunan Joseph, annesi, üç kız kardeşi ve iki küçük kızına para gönderiyor. Çocukları ona ne zaman döneceğini sık sık soruyor, o ise Amerika’da onlar için olduğunu söylüyor. Joseph, TPS statüsü olmadan seçeneklerinin neredeyse hiç kalmadığını belirterek, “Sınır dışı edilirsem her şey daha da kötü olur” diye konuştu.