İran’a Yönelik Ortak Saldırılar Sonrası Hürmüz Boğazı’nda Gelişmeler
ABD ile İsrail’in İran’a yönelik düzenlediği ortak operasyonlar sonrası Hürmüz Boğazı’nın kapandığı iddiaları ortaya atıldı. İran’dan bu konuda henüz resmi bir açıklama yapılmazken, bazı uluslararası medya organlarında İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun bölgeden geçecek gemilere “Hiçbir geminin geçişine izin verilmiyor.” mesajını ilettiği iddia ediliyor. Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin ise tamamen durmadığı ancak bazı gemilerin rotalarını değiştirdiği veya güvenli sularda beklemeye geçtiği gözlemlendi.
KOŞULLAR PETROL TEDARİĞİ ÜZERİNDE ETKİLİ
Saldırılar sırasında kapalı olan piyasaların açılmasıyla birlikte jeopolitik risk priminin hızla artış göstereceği değerlendiriliyor. Hürmüz Boğazı, Tahran’ın elindeki en kritik baskı unsurlarından biri olarak, günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürününün geçişine olanak sağlıyor. Bu hacmin çoğu, özellikle Asya pazarları için kritik olan Çin’e yöneliyor. Küresel deniz taşımacılığında ise petrolün üçte biri Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor ve bu bölge Orta Doğu üreticileri için kritik bir güzergah niteliği taşıyor.
PETROL FİYATLARINDA ARTIŞ BEKLENİYOR
Arap Körfez Ülkeleri Enstitüsü Misafir Öğretim Üyesi Kate Dourian, askeri bir çatışmaya geçilmesinin piyasanın dinamiklerini değiştirdiğine dikkat çekiyor. Dourian, pazartesi günü piyasalardan gelecek sert tepkilerin beklendiğini ifade ederek, “Asya piyasaları açıldığında ham petrol fiyatlarında 10 dolar ve üzerinde bir artış olabilir. Nihai etki, gelişmelerin piyasa açılışına kadar nasıl evrileceğine bağlı olacak.” şeklinde konuştu. Olabilecek İran misilleme saldırılarının fiyat baskısını artırabileceğini belirten Dourian, enerji altyapısına yönelik füze saldırısı riskinin de tamamen göz ardı edilemeyeceğini aktardı.
ASYA PAZARLARI KÖRFEZ PETROLÜNE BAĞIMLI
Dourian, piyasada artan belirsizliklerin göz önünde bulundurulduğunda, “Şu anda Orta Doğu petrol üretimi veya ihracatında büyük çapta bir kesinti doğrulanmış değil. Körfez üreticileri, üretimlerini normal şekilde sürdürüyor ve ana ihracat terminalleri aktif durumda, fakat piyasalardaki hassasiyet, arz kesintilerine karşı tampon kapasitenin sınırlı olmasından kaynaklanıyor. Küresel yedek üretim kapasitesinin büyük bölümü Körfez bölgesinde yoğunlaşmış durumda. Tanker trafiğindeki yavaşlama bile piyasaları sıkılaştırabiliyor. Asya pazarları ise, özellikle hızlı bir etki altında kalacak. Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi ülkeler, Körfez petrolüne büyük ölçüde bağımlı.” ifadelerini kullandı.