Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için yola çıkan Sumud Filosu, 1 Ekim akşamı İsrail tarafından müdahaleye uğradı. İsrail, bazı gemileri ele geçirdiğini ve yolcuları gözaltına aldığını duyurdu. Filo’dan yapılan açıklamada, kalan gemilerin sabah saatlerinde yoluna devam ettiği fakat İsrail ordusunun bu sefer bazı gemilere yeniden müdahalede bulunduğu bildirildi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla ilerleyen Küresel Sumud Filosu, İsrail donanmasının yoğun kuşatması altındayken, 2 Ekim sabahı tekrar müdahaleye maruz kaldı.
İlk müdahale akşam saatlerinde gerçekleşti
Sumud Filosu’ndan 1 Ekim sabahı yapılan açıklamada, “Daha önceki filoların saldırıya uğradığı ve/veya durdurulduğu bölge. Tetikte olun” uyarısı yapılmıştı. Hemen ardından, akşam saatlerinde İsrail ordusu, Sumud Filosu’ndaki bazı gemilere müdahalede bulundu.
37 Türk aktivist alıkonuldu
Küresel Sumud Filosu’nun Türkiye Delegasyonu, İsrail donanmasından, ele geçirdiği filoya ait gemilerden 37 Türk aktivistin alıkonulduğunu açıkladı. Filonun takip sistemine göre, İsrail 21 gemiyi yasa dışı olarak ele geçirirken, 19’unun durumu belirsiz. Kalan gemilerin isimleri arasında Marinette, Shireen ve Summertime-Jong’un yer aldığı, durdurulan gemiler arasında ise Alma, Sirius, Adara ve diğerlerinin bulunduğu belirtildi. Mikeno ise Gazze’ye 9 deniz mili uzaklıkta bekliyor.
Filistin Devleti’nden sert tepki
Filistin Devleti, Küresel Sumud Filosuna yönelik saldırıyı kınayarak bu eylemin uluslararası kanunlar ve insan hakları ihlali olduğunu duyurdu. Açıklamada, insani yardım ulaştırma çabası gösterenlerin güvenliğinden İsrail’in sorumlu olduğu ifade edildi. Ayrıca, Küresel Sumud Filosunun “barışçıl ve insani bir girişim” olduğu vurgulandı. Filistin Devleti, uluslararası hukukun, bu tür insani yardım girişimlerine özgürlük tanıdığını belirtip uluslararası toplumu koruma çağrısında bulundu.
İsrail, aktivistleri Aşdod Limanı’na götürüyor
İsrail Dışişleri Bakanlığı, alıkonulan aktivistlerin Aşdod Limanı’na götürüldüğünü ve burada sorgulanacaklarını duyurdu. Ardından da bu kişilerin sınır dışı edilmesi planlanıyor.
Meksika ve Uruguay’da protestolar düzenleniyor
Meksika ve Uruguay’da meydana gelen protestolar, Küresel Sumud Filosuna yapılan İsrail saldırısına karşı düzenleniyor. Meksiko’daki göstericiler, alıkonulan tüm aktivistlerin serbest bırakılması çağrısında bulunuyor, Montevideo’daki gösterilerde ise Filistin’in özgürlüğü için sloganlar atılıyor.
Mikeno ve Fair Lady’ye müdahale
İsrail ordusunun Fair Lady ve Mikeno gemilerine müdahale ettiği bildirildi. Mikeno’nun ele geçirildiği, Fair Lady ile iletişimin kesildiği belirtildi.
20 Türk vatandaşı alıkonuldu
Küresel Sumud Filosu Türkiye Delegasyonu’ndan yapılan açıklamada, “Gazze’ye insani yardım taşıyan tamamen sivil ve barışçıl filomuz, uluslararası sularda İsrail’in yasadışı müdahalesine maruz kalmıştır.” denildi. Alıkonulan 20 Türk vatandaşının ismi açıklandı.
Gözaltına alınan Türk sayısı 25’e yükseldi
Türkiye Delegasyonu, 15 gemiye yönelik müdahale ve alıkonulan Türk aktivist sayısının 25’e yükseldiğini bildirdi. Ayrıca filonun ilerlemeye devam ettiği açıklandı.
Filonun durumu
Filonun genel durumu hakkında bilgi verilerek, Gazze’ye 60 deniz mili uzaklıkta oldukları ve yoluna devam ettikleri belirtildi. Faaliyetlerinin insani yardım amacı taşıdığı, İsrail’in yasa dışı müdahalesinin kabul edilemeyeceği ifade edildi.
İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın açıklaması
İsrail Dışişleri Bakanlığı, alıkonulan aktivistlerin İsrail’e ulaştığını ve sağlık durumlarının iyi olduğunu belirtti. Filonun niteliği ve faaliyetleri konusunda gelen itirazlar, İsrail tarafından provokasyon olarak değerlendiriliyor.
Filodaki aktivistlerin durumu
Filoda bulunan aktivistlerin durumları titizlikle izleniyor, gözaltılar ve iletişim kesintilerine dair bilgiler paylaşılacağı vurgulanıyor. Küresel Sumud Filosu, Gazze kıyılarına yaklaşmaya devam ederken, insan hakları ihlalleri ve deniz hukuku konuları gündemde kalıyor.
İsrail’in müdahalesi uluslararası hukuka aykırı
Küresel Sumud Filosu’nun, uluslararası sularda seyir yapma hakkı olduğu ve İsrail’in bu seyir özgürlüğüne müdahale edemeyeceği bildirilmektedir. İsrail’in, deniz hukuku çerçevesinde müdahale etme hakkının bulunmadığı, yalnızca şüphe durumunda iletişim kurması gerektiği ifade edilmektedir. Bu durum ise deniz hukuku dahil birçok uluslararası hukukun ihlali anlamına geliyor.