KURAKLIĞIN ETKİLERİ SOMUTLAŞIYOR
Küresel ısınmanın en tehlikeli sonuçlarından biri olan kuraklık, artık somut bir şekilde gözlemleniyor. Akdeniz Havzası, her geçen gün su krizine biraz daha yaklaşmakta. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, bu yıl 15 Nisan’da yüzde 82,22 olarak ölçülen barajlardaki su seviyesi, yaz aylarının sıcak havaları ve artan su tüketiminin etkisiyle düşmeye devam ediyor. Şu an itibarıyla kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranı yüzde 39,98 olarak kaydedildi. Ömerli’de yüzde 35,39, Darlık’ta yüzde 52,71, Elmalı’da yüzde 59,43, Terkos’ta yüzde 45,08, Alibey’de yüzde 24,03, Büyükçekmece’de yüzde 41,52, Sazlıdere’de yüzde 37,68, Istrancalar’da yüzde 32,91, Kazandere’de yüzde 19,37, Pabuçdere’de ise yüzde 30,91 su seviyesi ölçüldü. İstanbul’a su sağlayan baraj ve göletlerin toplamda 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmi bulunurken, bu miktar şu an 347,01 milyon metreküp olarak kaydedildi. Bu yıl barajlara düşen yağış miktarı ise metrekare başına 337,54 kilogram oldu. Barajlar dışında, Melen ve Yeşilçay gibi kaynaklardan da bu yıl toplam 409,78 milyon metreküp su temin edildi. İstanbul’da dün 3 milyon 498 bin metreküp su tüketimi yaşandı. Bunun 229 bin metreküpü regülatörlerden, 3 milyon 269 bin metreküpü ise barajlardan sağlandı.
GEÇMİŞTEKİ VERİLER
İSKİ’nin istatistiklerine göre, 1 Eylül’de baraj doluluk oranları son 10 yılda 2015’te yüzde 68,61, 2016’da yüzde 52,54, 2017’de yüzde 62,38, 2018’de yüzde 61,71, 2019’da yüzde 58,67, 2020’de yüzde 46,88, 2021’de yüzde 57,74, 2022’de yüzde 58,06, 2023’te yüzde 28,97, 2024’te yüzde 45,79 ve 2025’te yüzde 39,98 olarak kaydedildi.
UZUN SÜRELİ YAĞIŞLARA İHTİYAÇ VAR
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros, son 10 yılda İstanbul’a su sağlayan barajların doluluk oranlarının 1 Eylül’de yüzde 40’ın altına sadece 2023 yılında düştüğünü belirtti. Şu anki oran, son 10 yıldaki en düşük ikinci seviye. Toros, İstanbul’da günlük su tüketiminin yaz aylarında zaman zaman 3,5 milyon metreküpü geçtiğini de vurguladı. Prof. Dr. Toros, “Kentte haziran ve temmuz aylarının sıcak geçmesi nedeniyle hem buharlaşma oldu hem de suya olan ihtiyaç arttı. Son iki yılda Marmara Bölgesi son derece kurak geçiyor. Kısa süreli yağışlar toprak sıcak olduğu için barajlara pek etki etmiyor, buharlaşıp gidiyor. Barajlara suyun gelmesi için peş peşe uzun süre yağış olması gerekiyor.” diye konuştu.
KRİZİN DİP NOKTASI
Meteoroloji Mühendisi Adil Tek, hiç yağış olmaması durumunda İstanbul’un yaklaşık 3 aylık suyunun kaldığını açıkladı. Kente mayıs ayından beri yaklaşık 3 aylık dönemde 14,4 kilogramlık yağış düştüğü ifade edildi. Kandilli Rasathanesi’nin verilerine göre, 100 yıllık süreçte bu değerin altında sadece 2004 yılında 7 kilogram yağış kaydedildi. Tek, “Bu yaz dönemi, son 100 yılda en az yağışın olduğu ikinci en kurak yaz oldu.” şeklinde konuştu.
GELECEKTEKİ İHTİMALLER
Kentte eylül ayında etkili bir yağış beklenmediği belirtiliyor. Yağışlar, normal değerlerin altında kaldığı gibi ekim ve kasım aylarında da aynı durum gözlemleniyor. Aralık ve ocak aylarında ise yağışların normal ve normal üstü değerlere dönmesi öngörülmekte. Bu durum, İstanbulluları tekrar kuraklık tehlikesi ile karşı karşıya bırakıyor. Su sıkıntısının yaşanmaması için tasarruf tedbirlerinin hayata geçirilmesi gerekiyor. Tasarruf konusunda bilinçlendirilmeye ihtiyaç var. İzmir ve Ankara da su krizine girmeye başladığı için İstanbul’un da bu duruma düşme olasılığı oldukça yüksek görünmekte zira yağışların önümüzdeki üç aylık dönemde yüksek seviyelerde olabileceği öngörülmüyor.