Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te gerçekleşen depremler sonrasında, Hatay, Adıyaman, Diyarbakır ve Malatya dahil birçok ilde ağır hasar tespit edilen yapılar için yıkım kararı alındı. Depremden etkilenen bölgede gerçekleştirilen incelemelerde, yapı güvenliği ile ilgili çarpıcı veriler gün yüzüne çıktı.
YIKIMDA ENDİŞE VERİCİ BULGULAR
Yıkımları üstlenen firmalardan SMC Yıkım Hafriyat Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Çubuk, sahada karşılaştıkları durumu endişe verici sözlerle dile getirdi. Çubuk, “Bazı binaların kolonlarını kırdığımızda demire rastlamıyoruz. O yapıların içinde adeta bir mezarlık var” ifadelerini kullanarak geçmişteki önemli mühendislik ve malzeme hatalarına dikkat çekti.
YAPI MALZEMELERİNDE CİDDİ SORUNLAR
Deprem sonrası yalnızca etkilenen illerde değil, İstanbul da dahil olmak üzere birçok şehirde yıkım gerçekleştirdiklerini söyleyen Çubuk, çoğu yapıda benzer sorunlar bulunduğunu belirtti: “Demirler paslanmış, beton kalitesi çok düşük. Özellikle İstanbul’da pek çok bina deniz kumuyla inşa edilmiş. Bu da küçük bir depremde bile yüzlerce yapının yıkılabileceğini gösteriyor.”
PROJEYE AYKIRI YAPILAŞMA OLMAZ
Yıkım işlemleri sırasında projeye aykırı yapılaşmalara sıkça rastlandığını vurgulayan Çubuk, “Beş katlı olması gereken bir bina bazen yedi veya sekiz kat olarak karşımıza çıkıyor. Kolonlarda kullanılan demirler 6’lık oluyor. Bunlar kabul edilebilir şeyler değil.” şeklinde konuştu.
DAHA GÜVENLİ YENİ KONUTLAR
Deprem bölgesinde inşa edilen yeni konutları değerlendiren Çubuk, TOKİ tarafından yapılan yapıların daha güvenli olduğunu belirterek, “Yeni konutlar yatay mimari ile, deprem yönetmeliklerine uygun şekilde inşa ediliyor. Çok kısa sürede yaralar sarıldı.” dedi.
KENTSEL DÖNÜŞÜME ACİL ÇAĞRI
Türkiye’nin deprem ülkesine altını çizen Mustafa Çubuk, vatandaşlara çağrıda bulunarak şu ifadeleri kullandı: “Binalar dışarıdan sağlam görünebilir ama içi çürük. Kolonlar, temeller alarm veriyor. İnsanlarımız kentsel dönüşüm için başvuru yapmalı. Bilim insanları deprem olacak diyor. Biz sahada bunun ne anlama geldiğini birebir görüyoruz.”