Nature Medicine dergisinde yayımlanan kanser immünoterapisinin zamanlamasını inceleyen çalışma, yayım sonrası tespit edilen tutarsızlıklar nedeniyle 24 Haziran 2026’da geri çekildi. Dergi editörleri çalışmanın sonuçlarının bütünlüğüne olan güvenlerini kaybettiklerini açıkladı. Buna rağmen araştırmacıların ulaştığı ilk veriler, günün erken saatlerinde tedavi alan hastaların tümör ilerlemesinin geciktiğini ve yaşam sürelerinin önemli ölçüde uzadığını ortaya koyuyor.
210 HASTALIK ÇALIŞMADA SABAH TEDAVİSİNİN ETKİSİ
Araştırma kapsamında küçük hücreli dışı akciğer kanseri teşhisi konan 210 hasta iki gruba ayrıldı. Hastaların yarısı immünoterapi ilaçlarını saat 15.00’ten önce, diğer yarısı ise bu saatten sonra aldı. Zaman diliminin belirlenmesinde, bağışıklık sisteminin öğleden sonra 14.00-15.00 arasında yavaşlayabileceği yönündeki önceki çalışmalar temel alındı. 28 aydan uzun süren takip sonucunda sabah tedavisi alan grupta tümör ilerlemesi ortalama 11,3 ay gecikirken, öğleden sonra tedavi alan grupta bu süre 5,7 ay olarak kaydedildi.
SAĞKALIM ORANLARINDA BELİRGİN FARK
Sabah grubundaki hastalar, öğleden sonra tedavi alanlara kıyasla ortalama bir yıl daha uzun yaşadı. Çalışmanın sonunda erken tedavi alan 105 hastanın yüzde 45’i hayatta kalırken, geç tedavi alan hastalarda bu oran yüzde 15’te kaldı. Araştırmacılar Ocak 2026 itibarıyla 75 hastanın halen hayatta olduğunu belirterek sağkalımla ilgili ek bir çalışma yayınlamayı planladıklarını duyurdu. Kan testleri, sabah tedavisi alan hastalarda kanser hücrelerini öldüren bağışıklık hücrelerinin sayısının daha yüksek olduğunu gösterdi.
T HÜCRELERİNİN SİRKADİYEN RİTME BAĞLI AKTİVİTESİ
Çalışmanın yazarlarından Dr. Christoph Scheiermann, fareler üzerinde yaptığı ön çalışmalarda T hücrelerinin sabah saatlerinde daha aktif olduğunu ve tümörlere girip çıktığını tespit etti. Kanser hücreleri, T hücrelerini etkisiz hale getiren bir protein üretiyor. İmmünoterapi ilaçları bu etkileşimi bloke ederek T hücrelerinin kanserle savaşmasını sağlıyor. Scheiermann, sabah saatlerinde tümör içinde daha fazla T hücresi bulunduğunu ve ilacın bu hücreleri harekete geçirdiğini belirtti. İlginç şekilde, ilk dozun zamanlamasının kritik olduğu ancak sonraki dozların aynı etkiyi göstermediği ifade edildi.
UZMANLARDAN İHTİYATLI YAKLAŞIM VE DOĞRULAMA ÇAĞRISI
Emory Üniversitesi Winship Kanser Enstitüsü’nden Dr. Zach Buchwald, sonuçların “olağanüstü ikna edici” olduğunu ancak yeni bir ilaç kadar devrim niteliğinde görülmesi için daha fazla kanıt gerektiğini söyledi. Dana-Farber Kanser Enstitüsü’nden Dr. Paolo Tarantino ise etki büyüklüğünün inanması güç olduğunu belirterek koordineli bir araştırma çağrısı yaptı. Scheiermann da bulguların başka kıtalarda ve hasta gruplarında tekrarlanması gerektiğini vurguladı. Bu yönde bir doğrulama çalışması halihazırda Emory Üniversitesi ve Massachusetts General Hastanesi’nde başlatıldı. Projede melanom hastaları üzerinde benzer bir randomize deney yapılması planlanıyor.
ZAMANLAMANIN DİĞER KANSER TÜRLERİNE ETKİSİ ARAŞTIRILIYOR
Washington Üniversitesi’nden Dr. Jeffrey Haspel, bağışıklık sisteminin her katmanının biyolojik bir ritme sahip olduğunu belirtti. Ekibi, lösemi ve lenfoma tedavisinde kullanılan CAR-T hücre terapisinin de sabah uygulandığında daha etkili olduğunu ve yan etkilerinin azaldığını tespit etti. Pennsylvania Üniversitesi’nden Dr. Amita Seghal ise 2021’de yayımlanan bir çalışmada 126 kanser ilacının yarısının günün belirli saatlerinde daha etkili olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, hasta bakımının yeniden organize edilmesinin zorluğuna dikkat çekerken, sabah tedavisinin sağladığı faydanın bu çabaya değer olduğunu ifade ediyor.