Küba’nın Askeri Gücü Videolarda Ortaya Çıktı

1990 yılının baharında Küba Devlet Başkanı Fidel Castro, ABD ile olası bir çatışmayla karşı karşıyaydı ve ilk kez Rusya’nın yardımını alamayacağını biliyordu. Köşeye sıkışan Castro’nun, Küba’nın fethedilmektense bir başka “Numancia” olmayı tercih edeceğini söylediği aktarılıyordu. Castro, MÖ 133 yılında İspanya’nın Numancia kentinin Roma kuşatmasına atıfta bulunuyordu; kent sakinlerinin çoğu teslim olmak yerine surların içinde canlarına kıymayı seçmişti. Küba siyaseti uzmanı Frank Mora, “La Numancia”nın Castro’nun başkanlığının son dönemlerine kadar meydan okuyan konuşmalarında bir motif haline geldiğini belirtiyor. Sovyetler Birliği’nin çöküşüyle birlikte sübvansiyonların kesilmesi, Küba’nın bir zamanlar güçlü olan ve Rusya destekli ordusunu yıprattı. Mora, bugün Küba’nın ABD’den yeni tehditlerle karşı karşıya olduğunu ve yönetimin de tıpkı Castro’nun son dönemindeki gibi bir senaryoyu izlediğini, yetersizliklerine rağmen sonuna kadar direnmeye hazır olduklarını söylüyor.

KÜBA ORDUSUNUN ESKİYEN ENVANTERİ VE MEYDAN OKUMA GÖRÜNTÜLERİ

Trump yönetiminin Küba’ya yönelik baskı kampanyasını tırmandırmasıyla birlikte, adanın askeri ve hükümetinin son aylarda çevrimiçi yayınladığı yüzlerce video ve fotoğraf, muharip gücünün ne kadar gerilediğini gözler önüne seriyor. Mora’ya göre bu videolar bilinçli olarak eskiyen donanımı sergiliyor çünkü amaç güç değil, meydan okuma mesajı vermek. Görüntüler, Küba halkının “direnişini” göstermeyi hedefliyor. Nisan ayına ait bir görüntüde, Sovyet yapımı eski tip bir ZU-23 uçaksavar sisteminin öküzlerle çekildiği görülüyor. Yerel haberlere göre sistem, askeri bir eğitim tatbikatının parçası olarak kullanılıyordu. Diğer görüntülerde antika askeri kamyonlardan daha gelişmiş Rus yapımı uçaksavar sistemlerine ve sahile yakın bölgede zip line yapan özel kuvvetlere rastlanıyor. Kübalı yetkililer ABD’yi tehdit etme niyetlerinin olmadığını ancak saldırıya uğrarlarsa kendilerini savunacaklarını söylüyor. Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, Nisan ayında askeri bir saldırı olması halinde “savaşta düşsek bile vatan için ölmek yaşamaktır” ifadelerini kullanmıştı.

SOĞUK SAVAŞ DEVLERİNDEN BİR GÖLGEYE DÖNÜŞEN ORDU

1990’ların başındaki zirve döneminde Küba ordusu 235 binden fazla aktif personel ve daha fazla sayıda yedek askere sahipti. Analistler, bu gücü “üçüncü dünya ülkesinde birinci sınıf ordu” olarak tanımlıyordu. Gelişmiş Sovyet silahları, ABD silahlarıyla boy ölçüşebilecek düzeydeydi. Uzmanlara göre Sovyet desteğinin kaybedilmesinin ardından bu güç son yıllarda yarıdan fazla azalarak en fazla 50 bin aktif personele düştü. Kalan birlikler, onlarca yıllık Sovyet ekipmanıyla eğitime devam ediyor; bu ekipmanların çoğu SSCB’nin 1991’de çöküşünden önce dış yardım olarak verilmişti. Ocak ayında Küba Devrimci Silahlı Kuvvetler Bakanlığı tarafından yayınlanan bir videoda, askerler Sovyet yapımı modernize edilmiş bir BM-21 Grad çok namlulu roketatar sistemini manevra yaparken görülüyor. Roketatarın fırlatma tüpleri dolu görünmese de askerler renkli bayraklarla birbirlerine işaret vererek namlu açısını dikkatlice ayarlıyor. Kamyonun ön kısmında “Ural” markası dikkat çekiyor; bu, Soğuk Savaş’ın ilk günlerinde tasarlanmış bir silah sistemine daha yeni bir Rus yükseltmesi olduğunu gösteriyor. Başka bir videoda ise bu araçlardan biri dramatik bir orkestra müziği eşliğinde ağır çekimde roketlerini ateşliyor. Mora, “Son 35 yılda bu birinci sınıf ordunun en iyi ihtimalle eski bir gölgesine dönüştüğüne şüphe yok” diyor.

KİRPİ STRATEJİSİ: GERİLLA TAKTİKLERİNE DÖNÜŞ

Ekonomik krizle boğuşan ve Sovyet sübvansiyonları, yedek parça ve güncel ekipmana erişimi olmayan Küba ordusu, 1990’ların başından 2000’li yıllara kadar hızla geriledi. Emekli ABD Deniz Piyadesi Albay Mark Cancian, bu dönemde Kübalı askeri planlamacıların “kirpi stratejisi” benimsediğini, yani kendilerini fethetmeyi zorlaştırmayı amaçladıklarını anlatıyor. Bu stratejik dönüşüm kapsamında Kübalı subaylar, konvansiyonel savaş yerine gerilla taktikleriyle eğitim yapmayı tercih ediyor. Yakın tarihli görüntülerde askerlerin motosikletlere inip binerek roketatar, tahta saplı PK makineli tüfekler ve AK tarzı tüfekler kullandığı görülüyor. Yüz boyaları, kamuflaj üniformaları ve ghillie kıyafetleri giyen askerler, toprağa kazılmış siperlerde saklanıyor. Zırhlı personel taşıyıcıların yapay orman barınaklarından çıktığı ve amfibi askerlerin sahile hücum eğitimi yaptığı anlar da kaydedilmiş. Cancian, bu taktiklerin Küba ordusunu çok daha güçlü bir düşman için bile bastırılması zor hale getirebileceğini belirtiyor. Havana’nın dışındaki Playa Baracoa askeri üssünde özel kuvvetlerin bir kuleden iple iniş yapıp neredeyse gelişigüzel ateş açtığı, taksi ve motosikletlerin yanından birkaç metre ötede zip line yaptığı görüntüler ise daha az açıklanabilir bulunuyor. Bir başka videoda, ABD Donanma SEAL’leri veya Delta Force’un Küba’daki karşılığı olan Siyah Yaban Arıları birliğinden bir asker, dört kare çizgileri olan asfalt bir avluda tek başına dövüş sanatları çalışıyor. Alt yazıda “Vatanı savunmaya hazır” ifadesi yer alıyor.

HAVA KUVVETLERİNİN ÇÖKÜŞÜ VE DRONE İDDİALARI

Küba Hava Kuvvetleri de Soğuk Savaş dönemindeki gücünden bu yana büyük ölçüde geriledi. Kalan varlıklar, genellikle düşük riskli eğitim görevlerinde veya insani yardım operasyonlarını desteklerken görülen Sovyet tasarımı Mi-17 helikopterlerinden ibaret. Uzmanlar, onlarca yıl önce hava kuvvetlerinin envanterinde bulunan çok sayıda MiG savaş uçağının neredeyse tamamının artık işlevsiz olduğunu söylüyor. Mora’nın işaret ettiği gibi, dördüncü nesil bir Rus savaş uçağını benzinsiz uçurmak mümkün değil. Geçen ay Axios’un Küba’nın 300’den fazla askeri drone satın aldığı haberine Kübalı yetkililer sert bir şekilde yalanladı. Bu iddiaların türü veya yetenekleri konusunda ayrıntı bulunmazken, söz konusu araçlar adanın belki de tek hava kabiliyetini oluşturabilir. Cancian, eğer drone’lar varsa bunun yalnızca “tek seferlik bir vuruş gücü” sağlayacağını ve sonrasında rejimin yanıt verecek çok az seçeneği kalacağını belirtiyor. Sözde drone’lara ait hiçbir görüntü ortaya çıkmazken, son aylarda Küba kuvvetlerinin küçük, ticari drone’larla eğitim yaptığını gösteren birkaç klip dolaşıma girdi.

GÜCÜN SİMGESEL GÖSTERİSİ VE DİKKATİ BAŞKA YÖNE ÇEVİRME UMUDU

Olası bir ABD saldırısını savuşturacak az seçenekle baş başa kalan Kübalı yetkililer, güç gösterisi yapmaya, Washington’un yeni bir Küba vizyonunu alenen reddetmeye ve Trump yönetiminin dikkatinin başka yöne kaymasını ummaya odaklanmış durumda.

ÖNE ÇIKAN HABERLER

AK Parti, Yarın Kampa Giriyor

AK Parti'nin 33. İstişare ve Değerlendirme Kampı, bu yıl Sakarya'nın Sapanca ilçesinde düzenlenecek. Kampta partinin 25 yıllık geçmişi değerlendirilecek.

Erhan Karaal’ın Aracına Takip Cihazı Görüntüleri

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin yeni güvenlik kamerası görüntüleri elde edildi. Görüntülerde eski bir İBB çalışanının araca takip cihazı taktığı anlar yer alıyor.

Kediye Sprey Sıkanlara 1500 TL Ceza

Karamürsel'in Kayacık Mahallesi'ndeki bir zincir markette çalışan A.I., sokak kedisini sevme bahanesiyle yanına çağırdıktan sonra yüzüne yağ çözücü sprey sıktı. O anları market çalışanı Y.T. cep telefonuyla kaydedip sosyal medyada paylaştı.

Mansur Yavaş’tan AK Parti’ye Geçen Başkanlara Tepki

Mamak Metrosu şantiyesinde düzenlenen programda Mansur Yavaş'a, AK Parti'ye geçen belediye başkanları soruldu. Yavaş bu soruya sert bir tepki gösterdi.

Yusuf Aydemir’e Ağırlaştırılmış Müebbet

Ağrı'da 2018 yılında kaybolan 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin yeniden yargılamada, amca Yusuf Aydemir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Yusuf Aydemir'i "kasten öldürmek" suçundan cezalandırdı.