MARMARA’DA BEKLENEN DEPREM HAKKINDA BİLİMSEL AÇIKLAMALAR
Marmara Bölgesi’nde meydana gelebilecek büyük depreme ilişkin halk arasında dolaşan “her an 7.5’lik deprem olabilir” ve “deprem oldu, bitti” söylemleri, jeofizik uzmanı Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan tarafından bilimsel verilerle yanıtlandı. Ercan, 23 Nisan’da olan 6.2 büyüklüğündeki depremin “beklenen büyük deprem” iddiasını da reddederek, Marmara’da büyük depremin 2045-2085 yılları arasında olacağı öngörüsünde bulundu.
BÜYÜK DEPREMİN OLAĞAN TARİHİ 2064
Prof. Dr. Ercan, analiz ettiği 2000 yıllık deprem verileri doğrultusunda Marmara’da 16 yıkıcı depremin yaşandığını belirtti ve şu an 17’nci büyük depremin beklendiğini ifade etti. Bilimsel hesaplamalar, büyük depremin olası tarihinin 2064 olduğunu gösteriyor. Ancak, tarihsel veriler depremlerin genellikle 75-100 yıl gecikmeli meydana geldiğini ortaya koyduğundan, beklenen aralığın 2045-2085 olarak genişleyebileceğini belirtti. Ercan, “Her an deprem olacak söylemleri bilimsel temelden yoksun” diyerek halkı paniğe kapılmamaya uyardı.
KÜÇÜKÇEKMECE VE SİLİVRİ’DE ORTA BÜYÜKLÜKTE DEPREMLER MÜMKÜN
Ercan, Marmara’da iki bölgede orta büyüklükte depremlerin olabileceğini açıkladı. Küçükçekmece açıklarında 6.4-6.7 büyüklüğünde, Silivri açıklarında ise 6.9-7.1 büyüklüğünde depremler bekleniyor. Bu depremlerin 7-10 kilometre derinlikte, granit katmanındaki sağa atımlı faylar üzerinde gerçekleşeceğini vurguladı. Ercan, ayrıca bu depremler sırasında tsunami tehlikesinin söz konusu olmadığını, sadece küçük süpürtü dalgalarının (mini tsunami) oluşabileceğini belirterek, bunların ölümcül bir tehlike yaratmadığını ifade etti.
Ercan, “Yüzde 67 olasılıkla 7.5 büyüklüğünde deprem her an olabilir” gibi ifadelerin bilimsel geçerliliği olmadığını vurguladı. “Bu çalışmayla, Marmara’da ya 7.5 büyüklüğünde deprem olacak ya da hiç olmayacak savları çökmüştür” diyerek depremlerin olasılıklarının karmaşık ve ölçülebilir verilere dayanması gerektiğine dikkat çekti.
HALK NE YAPMALI?
Prof. Dr. Ercan, Marmara Bölgesi’nde yaşayanların paniğe kapılmadan deprem hazırlıklarına devam etmeleri gerektiğini savundu. Binaların deprem dayanıklılığının kontrol edilmesi, acil durum planlarının hazırlanması ve bilinçli bir şekilde hareket edilmesi gerektiğinin altını çizdi.